Astigmatizma, düzenli ve düzensiz olmak üzere ikiye ayrılır.Astigmatismo contro regola o indiretto.
Haber kaynaklarından verileri düzenli aralıklarla alması için Akregator'u yapılandırabilirsiniz.Akregator può essere configurato per controllare le fonti ad intervalli regolari.
Nabzın düzenli atıyor.У тебя ровный пульс.
İlacınızı düzenli alınız.Принимайте лекарство регулярно!
O; benim düzenli müşterim.Он мой постоянный клиент.
Regular Edition + LP: Düzenli albüm + LP.Regular Edition + LP — обычная версия + LP.
O günden beri babasının mezarına düzenli ziyaretler yaptı.С того момента он регулярно посещал могилу своего отца.
Ya da hâlâ kötü olan düzenli saniyelerden." dedi.Или аккуратных секунд, что ещё хуже».
Rabal, 1947' de tiyatroda düzenli olarak çalışabileceği bir iş buldu.В 1947 году Рабаль устроился на постоянную работу в театре.
1997 yılından bu yana düzenli olarak verilmektedir.С 1997 года присуждается регулярно.
Böylece ilk düzenli ordular ortaya çıkmıştır.В частности, появились первые постоянные армии.
Christgau, Rolling Stone'a katılana dek Blender'da düzenli olarak yazmaya devam etti.Кристгау был постоянным сотрудником Blender, прежде чем вновь вернулся в Rolling Stone.
Konfederasyon Başkanı mesaj çok gizli ve Birliği düzenli olarak çatlak onların mesajları.Послания Конфедерации были далеки от секретных, и их противники регулярно взламывали сообщения.
Düzenli ifadelerle (regular expression) çalışma, arama ve değiştirme.Регулярные выражения для поиска и замены.
Düzenli suya ihtiyaç duyar.Необходима регулярная подмена воды.
Düzenli egzersiz yapılmalıdır.Проводятся постоянные учения.
Ünlü komedyenler Bob Einstein, Wanda Sykes ve Richard Lewis de düzenli olarak dizide rol aldılar.Комики Боб Эйнштейн, Ванда Сайкс и Ричард Льюис появляются в шоу регулярно.
Daha sonra 1727 yılındaki Kyakhta Antlaşması ile Rusya ilk düzenli mektup değişimini sağlıyordu.Кяхтинским договором 1727 года с Россией предусматривался первый регулярный обмен почтой.
ROPiT ofisi 1863 yılndaki düzenli Rus postanelerine eş değer bir durum aldı.В 1863 году отделения РОПиТа получили статус, аналогичный обычным российским почтовым отделениям.
Orduyu yeniden düzenliyordu.Он вновь реорганизовал армию.
İşlerin düzenli olarak sürdürüldüğü bu yıllarda şirkette 150 kişi çalışıyordu.В 1930-х в компании работали 150 человек.
Karı ile koca arasında düzenli bir cinsel ilişki yaşanması beklenir.Между супругами ожидается наличие регулярных сексуальных отношений.
Bunlar, İmparatorluk'un düzenli birlikleridir.Регулярная армия империи.
Havalimanından düzenli ulusal ve uluslararası uçuşlar yapılmaktadır.В аэропорту производятся региональные и национальные рейсы.
Düzenli olarak “Altın Maske” adıyla uluslararası tiyatro festivali düzenlenmektedir.Спектакль — номинант Национального театрального фестиваля «Золотая маска».
İçki daha sonra düzenli olarak sipariş edildi.Впоследствии произведение регулярно переиздавалось.
Çay evinde düzenli Japon çay töreni düzenlenmaktedir.В японском чайном домике происходят регулярные японские чайные церемонии.
Aralıktan itibaren, Evra düzenli olarak ilk onbirde yer almaya başladı.С тех пор она регулярно стала выходить на поле с первых минут.
Ayrıca aynı gün içerisinde Casey Cott'un da düzenli kadroya dahil olduğu açıklanmıştır.В тот же день было объявлено, что во втором сезоне актёр Кейси Котт будет играть в регулярном составе.
Sistemli ve düzenlidir.Частота и порядок.
Daha sonra bu kurum düzenli orduyla birleşti.После этого отряд пошёл на соединение с Северо-Западной армией.
Daha sonraları ise az ama düzenli olarak Nilotik halklar yöreye göç etmeye başladı.Редко, но бывает, что истощённые звери заходят прямо в город.
Heinrici düzenli olarak kiliseye katılan bir din adamıydı.Хейнрици отличался религиозностью и регулярно посещал церковь.
Devletin başına geçince ilk işi düzenli bir ordu kurmak oldu.Первым же своим указом оно позаботилось о создании регулярных правительственных войск.
Video, günümüzde de düzenli olarak çeşitli kanallarda yayınlanmaktadır.Тем не менее, он до сих пор регулярно появляется в эфире канала.
Riga, Brüksel ve Petrograd'da düzenli olarak basılmıştır.Печаталась в Риге, Брюсселе и Петрограде.
1941'de kendisine düzenli baş ağrısı muzdarip oldu ve sonunda ağır hasta düştü.В конце 1941 года был тяжело ранен, в результате чего потерял руку.
19. yüzyılın ortasından beri düzenli satranç turnuvaları yapılmaktadır.С 1920 года проводится шахматный турнир.
Köpeklerin düzenli olarak veterinere kontrole götürülmeleri gerekir.Животных ловят на регулярной основе, чтобы проверить их состояние здоровья.
Ancak, olay ufkunda uzay düzenlidir.Итак, космос должным образом организован.
Bir otoparkta düzenli olarak çalışıyordu.Работал плановиком на автозаводе.
Mezarı fanları tarafından halen düzenli olarak ziyaret edilmektedir.Его могилу регулярно посещают болельщики «Юнайтед».
Düzenli ve uyumlu işleyişteki bir aksaklık veya uyumsuzluk bir soruna yol açar.Противоречащие им договор или обычай будут недействительны.
Birkaç düzine tapınak zaman içinde düzenli olarak himaye edildiler.Деревянный храм возводили несколько раз.
1993 yılından beri her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmektedir.С 1993 года проводится ежегодно.
1990'lı yıllarda düzenli uçuşlar başlamıştır.С начала 1990-х годов регулярные рейсы не выполнялись.
38 yaşında düzenli orduya geçmek istedi fakat yaşından dolayı bu kabul edilmedi.Летом 1848 года он пытался поступить в регулярную армию, но не прошёл по возрасту.
1998 yılında Belavia, Pekin, İstanbul, Larnaka, Londra, Prag ve Roma'ya düzenli olarak uçuş başlattı.В 1995–1997 годах были открыты рейсы в Ларнаку, Лондон, Пекин, Рим, Стамбул.
Yeniçeriler düzenli ordunun sürekli askerleriydi.Партизан посчитали воинами регулярной армии.
Kraliyet Hava Kuvvetleri de geceleri Alman şehirlerine saldırı düzenliyordu.Немецкая авиация продолжала атаковать британские города.
Ancak, bu erken Sejmler düzenli bir olay değildi ve yalnızca Kral'ın buyruğuyla oluşmuştur.Никогда не убивал по собственному желанию, а только по приказу короля.
Başka bir ilgili tanım ise, basitçe, düzenli kompozisyona sahip olan maddedir.То есть, мы обычно думаем о том мире, который состоит из относительно стабильных сущностей.
Normalde DGKY'ler düzenli aralıklarla güncellenmektedirler.В данном случае соседние LTR располагаются как прямые длинные повторы.
1867 yılından itibaren düzenli olarak Revue des Deux Mondes dergisinde yazıları yayınlanmıştır.В 1874 году становится постоянным сотрудником журнала «Revue des Deux Mondes».
Eskisi gibi düzenli bir tabana da sahip değildir.И постоянного соавтора, как раньше, у него уже не было.
Bundan sonra nehirde düzenli bir ulaşım sağlanır.Периодически проводится очистка реки.
Neyzen Tevfik'in düzenli bir geliri olmadığı sanılmaktadır.Это прямое указание на то, что вирник не получает княжеского жалования.
Ancak düzenli olarak tıbbi takip gerekmektedir.Находится под постоянным наблюдением врачей.
Bu düzenli olan dünyadaki üst seviye fizikçilerin toplanmasıydı.Эти конференции, проводившиеся раз в три года, собирали лучших физиков мира.
Düzenli olarak balığa çıkardı, yemek seçmez, sigara içmez yanında da içilmesine izin vermezdi.Следил за собой, не позволял себе ни пить, ни курить.