Partiler düzenlerler.MAPEAMENTO DE FESTAS.
Topluluk her sene 140 kadar toplantı düzenler.A orquestra apresenta aproximadamente 140 concertos anualmente.
Bölümde Peter ve komşuları, Quahog'da düzenlenen bir geçit töreninde ödül kazanan bir gösteri düzenler.Peter e seus vizinhos ganharam uma premiação por um carro alegórico na parada local.
Troponin allosterik olarak tropomiyozini düzenler.Por sua vez, o Fator Xa converte a protrombina em trombina.
Ayrıca, kültler onuruna festivaller ve yarışmalar düzenlerlerdi.Ali também costumava organizar encontros e cultos muito concorridos.
Billy, yeni düzenlerine ayak uyduramamıştır.Alice não se adaptou imediatamente ao seu novo ambiente.
Yönetim düzlemi, şebeke yönetimi için gerekli işlemlerin trafiğini düzenler.Está em causa a realização de obras manipulando as regras de contratação pública.
Frederick Lugard, 1896'da göle bir İngiliz keşif gezisi düzenler.Frederick Lugard leidde een Britse expeditie naar het meer in 1896.
ISO 15924, Yazı düzenlerinin isimlerinin temsili için kodlar, birkaç yazı sistemi için iki grup kod tanımlar.ISO 15924 is een ISO-norm en definieert twee sets van codes voor een aantal schriftsystemen.
Yeni bir turnuva düzenler.In feite ontstond er een nieuw toernooi.
Alman Ceza Kanunu'nın 81-83. maddeleri Hochverrat (vatana ihanet) suçunu düzenler.In Duitsland is Hochverrat strafbaar gesteld in paragraaf 81-83 van het Strafgesetzbuch.
Tüm Avrupa'ya charter uçuşlar düzenler.Voor chartervluchten vloog OLT door heel Europa.
Ardından göstermelik bir banka soygunu düzenler ve cezaya çarptırılır.Dan wordt hij beschuldigd van een bankoverval en ter dood veroordeeld.
Heihachi ilk turnuvayı düzenler.Heihachi organiseert een toernooi voor de beste vechters ter wereld.
Gunther bu zaferi kutlamak için büyük şenlikler düzenler.Pyrrhus organiseerde feesten ter ere van deze overwinning.
İnsanların gereksinimlerini sağlar ve onların mukadderatlarını düzenlerler.Uit geloof gehoorzamen mensen aan Gods wil en doen ze goede daden.
1986'da kendi yatında şehrin önemli insanlarının katıldığı bir parti düzenler.Begin 1986 had hij een hit in de Verenigde Staten met You Belong To The City.
Özel hukuk ise dar anlamıyla kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini düzenler.Het privaatrecht regelt de verhoudingen tussen particulieren onderling.
Windows Ses Düzenleri olarak yeni sistem sesleri tüm Windows sürümlerinde bulunur.Met geluidenschema's wordt alle geluiden uit Windows bedoeld.
Grissom, sevgilisini elinden alan Jack'e onun yüzünden komplo düzenler.Dirk zoekt hulp bij Jack, met wie hij het bijlegt.
(Madde 7) Madde 8, İade anlaşmalarında, işkence suçlularının da iadesinin yer almasını düzenler.Artikel 6:108 van het Burgerlijk Wetboek regelt hetzelfde in geval van overlijden van de dierbare.
Sonraki bölümlerde ise yerel takımı "Aston Wanderers"ı kurtarmak için yardım kampanyası düzenler.Jednak w późniejszym odcinku zorganizował kampanię, żeby uratować fikcyjny lokalny klub - „Aston Wanderers”.
Reklam & İletişim Kömitesi - katılımcılar arasındaki bilgileri düzenler.komunikacja interpersonalna – wymiana informacji między jej uczestnikami.
Mason'ın ailesi ona mezuniyet partisi düzenler ve onun başarısının şerefine kadeh kaldırırlar.Horsley stworzył obrazek z trzypokoleniową rodziną wznoszącą toast na cześć adresata.
Joker, Gotham halkını öldürmek için bir parti düzenler.Później Joker organizuje paradę w Gotham, na której próbuje zabić jego mieszkańców.
4. İznikçi: Ayakkabıları düzenler.Jerzy Osiatyński: Buty nie kupują butów. .
Her yıl geleneksel olarak AAU Gençler Olimpiyat Oyunları düzenler.EA Sports najczęściej co roku wydaje nowe wersje swoich gier.
Köyde, yaz aylarında gençler futbol turnuvaları düzenlerler.W czasie wakacji letnich ośrodek organizuje obozy jeździeckie dla młodzieży.
Billy, yeni düzenlerine ayak uyduramamıştır.Nie radzi sobie w nowych warunkach.
Tüm Avrupa'ya charter uçuşlar düzenler.De flyger regelbundna charterflygningar till Europa.
Harold'un sağ kalan oğulları ise İrlanda'dan Somerset, Devon ve Cornwall sahillerine saldırılar düzenler.Under tiden hade Haralds söner, som hade flytt till Irland, härjat i Somerset, Devon och Cornwall från sjön.
Bruce Wayne, Harvey Dent için bir parti düzenler.På Wayne Manor hålls en årlig gala för att hedra den stupade Harvey Dent.
İşte burada kehriz düzenleri en doğru seçenektir.Dess viktigaste bestämmelser är följande.
Periskobun boyunu uzatmak için ara mercek düzenleri ilave edilir.Bygg ett eget periskop.
4. İznikçi: Ayakkabıları düzenler.Del 4: Varför måste man borsta tänderna?
Devletler diğer devletlerle ilişkilerini kendileri düzenler.USA för samtal med enskilda länder.
AU-zengini elemanlar ayrıca c-Jun ve c-Fos gibi onkogenik transkripsiyon faktörlerini düzenler.Dessa snabbverkande gener i sin tur uttrycker nya transkriptionsfaktorer, som Fos, Jun och Myc.
Maskotlar belirli sunucularda, belirli yerlerde ve belirli zamanlarda buluşma düzenlerler.Det bör aldrig uttalas av trollkarlar, särskilt på vissa speciella platser.
1349 düzenli olarak turlar düzenler.Roligt nästan jämt 143.
Bazı ülkelerde bu tatbikatları ayrı bir kurum düzenler ve denetler.Ett antal nationer har testat och utvärderat systemet.
Yeni bir turnuva düzenler.Що потрібно знати про новий турнір.
Madde alışverişini düzenler.Види договорів купівлі-продажу.
Ev sahibi şehir bir kongre merkezi hazırlar ve etkinlik için otel konaklama düzenler.Міське управління приймає рішення побудувати готель, що стане візитівкою Алушти.
Bunun yanında Ulusal Esperanto Dernekleri, Esperanto öğretmek için sürekli olarak kurslar düzenler.Там теж постійно відбувалися курси есперанто.
Madde giriş-çıkşını düzenler.Розпочалось комплектування матеріалів.
Bireyler arasındaki ticari ilişkileri düzenler.Здійснювали між собою комерційні угоди.
Üremeyi düzenlerler.Піддається вирощуванню.
Tüm Avrupa'ya charter uçuşlar düzenler.Усі дати подані за європейським календарем.
Minua, Milid ülkesine karşı bir sefer düzenler.Веде озброєну боротьбу проти уряду МПЛА.
1989 yılında Sovyetler Birliği’nde ilk kez olarak direktörü olduğu fabrikada alternatif seçim düzenler.У лютому 1989 року уперше в історії інституту відбулися вибори нового ректора на альтернативній основі.
Anadolu'ya gezi düzenler.Прогулянка до Адаларів.
Tamgacı: İlteber ile birlikte diğer devletlerle olan ilişkileri düzenler.Стаття 8 стосується намірів встановлення доброзичливих відносин з сусідніми державами.
Yalnızlar otelin işleyişini bozmak için ufak bir baskın düzenler.Samotáři se též vydávají na misi ke zničení hotelu.
Nightcrawler Amerika Başkanı’na bir suikast düzenler.Nightcrawler se pokusí zabít prezidenta USA, ale nepodaří se mu to.
Ailesinin sosyal konumunu korumak adına kızıyla Cal'ın nişanını düzenler.Hall se i přes smrt svého partnera rozhodl společnost udržet.
Tüm Avrupa'ya charter uçuşlar düzenler.Létal s nimi charterové lety do Evropy.
Şamanizm ruhlar dünyasıyla görünen dünya arasından ilişkiyi düzenler.Šajeni vidí svět jako místo, které vytvářejí vzájemným působením protikladní duchové.
Yönetim düzlemi, şebeke yönetimi için gerekli işlemlerin trafiğini düzenler.Harmonogram vysídlení se měl řídit interními administrativní pokyny.
Topluluk her sene 140 kadar toplantı düzenler.Ročně okomentuje na 140 zákonů.
Sonraki bölümlerde ise yerel takımı "Aston Wanderers"ı kurtarmak için yardım kampanyası düzenler.Totuși, într-un episod viitor, acesta lansează o campanie pentru a salva o echipă locală, Aston Wanderers.