Ardından da bir şölen düzenlerler.Ils obtiennent ensuite un nul à Trabzonspor.
Kapıcı Köyü Derneği de senede bir defa olmak üzere köy gecesi etkinliği düzenler.Par ailleurs, un boucher ambulant dessert le village une fois par semaine.
Bir şölen düzenler ve Osiris'i de o şölene davet eder.Il a le temps de leur rendre visite et de célébrer l’Eucharistie pour eux.
Yılda 15 kadar üst düzey toplantı düzenler.Il s'y tient quinze foires par an.
Çavuş, erlerle subay arasındaki ilişkileri düzenler.Une conjuration éclate parmi ses officiers.
Tüm üye Afrika futbol federasyonlarının millî takımlarının katıldığı Afrika Uluslar Kupası'nı düzenler.Voici les nations classées par leur nombre de participations à la Coupe d'Afrique des nations de football.
Heihahi ona Mishima stili karateyi öğretir ve 3. turnuvayı düzenler.Heihachi recueille alors le jeune homme et lui enseigne le karaté style Mishima.
ISO 15924, Yazı düzenlerinin isimlerinin temsili için kodlar, birkaç yazı sistemi için iki grup kod tanımlar.La norme ISO 15924 liste des « Codes pour la représentation des noms d’écritures ».
Köyde, yaz aylarında gençler futbol turnuvaları düzenlerler.Les membres du club se rencontraient tous les étés pour jouer au football.
Handa'nın kaligrafi çalışmalarını ve diğer ihtiyaçlarını düzenler.Él organiza el trabajo de caligrafía de Handa y otras de sus necesidades.
Frederick Lugard, 1896'da göle bir İngiliz keşif gezisi düzenler.Frederick Lugard encabezó una expedición británica al lago en 1896.
Amoros bu kamışların şekillerini ve düzenlerini kendi ışık heykelciliğiyle birleştirmiştir.Amorós ha incorporado las formas y patrones de estos juncos en sus esculturas iluminadas.
Veri düzlemi veya kullanıcı düzlemi ya da taşıyıcı düzlemi, şebekenin kullanıcılarının trafiğini düzenler.El plano de datos, el plano de usuario o el plano portador transmite el tráfico de la red de usuarios.
Devletler diğer devletlerle ilişkilerini kendileri düzenler.Regula las relaciones del estado con otros.
Bu amaçla uluslararası kongreler, seminerler düzenler.Organiza congresos internacionales.
Örneğin HBII-52 adlı snoRNA, serotonin reseptör 2C'nin uçbirleştirmesini düzenler.«El snoRNA HBII-52 regula el empalme alternativo del receptor de la serotonina 2C».
TÖS “Devrimci Eğitim Şurası” nı düzenler.Y vino la contrarreforma educativa.
Tüm Avrupa'ya charter uçuşlar düzenler.Efectúa vuelos de carga charter a todo el mundo.
Ancak Sam'in ailesine öldüğü söylenir ve ailesi de cenaze töreni düzenler.Un día llega al pueblo la noticia de que Juan ha muerto, y la familia celebra su funeral.
Lowrider yarışları düzenlerler.La CERILH organiza la competición.
Yalnızlar otelin işleyişini bozmak için ufak bir baskın düzenler.Los Solitarios lanzan una redada en el Hotel.
Kural koyar, düzenler, yetkilendirir, yasaklar...Poder, ordenamiento jurídico, derechos.
1943 yılında editör İtalyan karşıtı Carlo Tresca'nın suikastini düzenler.Se sospechó que fue el asesino material del periodista Carlo Tresca en 1943.
Çavuş, erlerle subay arasındaki ilişkileri düzenler.Surge así una relación con el oficial.
Özel hukuk ise dar anlamıyla kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini düzenler.En algunos casos, la ley le dice a la gente que tienen deberes especiales.
Bilim kurgu kulüpleri, yıl boyunca bilim kurgu fanları için çeşitli aktiviteler düzenlerler.Especialistas de todo el mundo desarrollan semanalmente seminarios de investigación.
Parlamento Petition of Rights belgesini düzenler.Contestación de pedidos de informes de los legisladores.
Hanımından hesap sorarken kendini öğüt dinlerken bulur, ama öğüdü de tutar ve büyük yemek düzenler.Cuando una hembra escoge a un macho, lo sigue a su lugar de cría escogido y acaricia su espalda y hocico.
Kendi aralarında güçsüzleri devre dışı bırakmak için ölümüne dövüşler düzenlerler.Terminaron culpándose entre ellos de su derrota.
Heihachi ilk turnuvayı düzenler.Heihachi consigue llegar a la final del torneo.
Yapıtlarında bütün despot yönetim düzenlerini ve insan haklarına karşı uygulamaları kınamıştır.Disolución de todas las órdenes religiosas y confiscación de sus propiedades.
Yates, dinamik kafiye düzenleri ve hızlı rap yeteneğiyle tanınmaktadır.Yates è conosciuto per i suoi dinamici schemi metrici e le sue abilità fast rap.
Tüm Avrupa'ya charter uçuşlar düzenler.L'aeroporto ha prevalentemente voli charter provenienti da tutta l'Europa.
Partiler düzenlerler.Accorrono festosi.
Düzenlerler ki, ataları ejderha olarak tekrar reenkarnasyona uğrayabilsin.Chiede al suo drago di ritornare nel combattimento...
Isabelle, kardeşi için bir bekarlığa veda partisi düzenler, orada Jace ve Alec arasındaki buzlar erir.Isabelle gli organizza un addio al celibato, dove Alec e Jace ricuciono il loro rapporto.
Björn ve kardeşleri bundan sonra İngiltere, Galler, Fransa ve İtalya'ya yağma seferleri düzenler.In seguito, Björn e i fratelli portarono il saccheggio in Inghilterra, Galles, Francia e Italia, fino a Luni.
Bunun yanında Ulusal Esperanto Dernekleri, Esperanto öğretmek için sürekli olarak kurslar düzenler.A Milano organizza e segue i corsi di esperanto di ogni livello.
Sistemin açılış sürecini düzenler ve açılışı gerçekleştirir.Quindi viene applicato il vuoto al sistema ed inizia l'evaporazione.
Bruce Wayne, Harvey Dent için bir parti düzenler.Will e Syd fanno una festa a sorpresa per Francy.
ISO 15924, Yazı düzenlerinin isimlerinin temsili için kodlar, birkaç yazı sistemi için iki grup kod tanımlar.ISO 15924, Коды для обозначения названий письменностей, определяет два набора кодов для ряда письменностей.
Partiler düzenlerler.Организовывает вечеринки.
Kişilerin eşya üzerindeki mutlak haklarını (ayni haklar) düzenler.О людях судят по их делам (Аплодисменты).
Daenerys ise bunun intikamını alacağına dair yemin eder ve Rakharo için cenaze töreni düzenler.Дейенерис клянётся отомстить, пока готовит погребальный костёр для Ракхаро.
1989 yılında Sovyetler Birliği’nde ilk kez olarak direktörü olduğu fabrikada alternatif seçim düzenler.В 1989-м году он организовал на заводе впервые в Союзе выборы на альтернативной основе.
Wikidot sitesi bir rutin olarak yaratıcı yazarlık yarışmaları düzenler.Сайт SCP Foundation регулярно устраивает конкурсы писательского творчества.
Gruptaki kızlar ile dostluk ilişkilerini o düzenler.С девушками дружеских отношений не поддерживала.
Bu mevsimi düzenler ve zamanında başlayıp zamanında sona ermesini sağlar.Каждое дело начинай и заканчивай в срок.
Ülkede telekomünikasyonu İletişim ve Ulaşım Bakanlığı düzenler.Сама компания остаётся под управлением Министерства транспорта и коммуникаций Литвы.
Cuma akşamı, her iki taraf da kendi evlerinde çalgılı eğlence düzenler.На Рождество они вместе украшают дома праздничную ель.
Madde alışverişini düzenler.تبسيط عمليات الشراء.
Topluluk her sene 140 kadar toplantı düzenler.تعقد الانتخابات مرة كل أربع سنوات على 140 مقعدا احاديا في مجلس الشعب.
Kişilerin eşya üzerindeki mutlak haklarını (ayni haklar) düzenler.Porém, são os humanos que estão causando a extinção em massa atual.
Ve biyologlar belli başlı değişim düzenlerini açıklayabilen süreçleri belirlemiş ve incelemiştir.'E biólogos identificaram e investigaram os mecanismos que podem explicar os principais padrões de mudança."
Daenerys ise bunun intikamını alacağına dair yemin eder ve Rakharo için cenaze töreni düzenler.Daenerys então jura vingança, enquanto prepara uma pira funerária para Rakharo.
İnsanların gereksinimlerini sağlar ve onların mukadderatlarını düzenlerler.É aquele quem impulsiona as ações dos indivíduos, dando reação as suas ações.
Darth Vader Emir 66'yı uygulamak üzere Wookiee'lerin yurduna saldırı düzenler.Ela é morta por Darth Vader, na execução da ordem 66.
Bu esnada, kadınlar da, evi düzenler ve çocukları uyandırır.Ele é quem toma conta da casa e, consequentemente, dos filhos.
28 Mayıs 1957'de, hep birlikte Sierra Maestra'da bir ordu kışlasına saldırı düzenlerler.Juntos, eles atacam um quartel do Exército na Sierra Maestra em 28 de maio de 1957.
Tamgacı: İlteber ile birlikte diğer devletlerle olan ilişkileri düzenler.Breve, estaria fazendo negócios com outros príncipes.