Bazı işverenler, çalışanlarına Fince eğitimi düzenlerler.يقوم بعض أرباب العمل بتنظيم تعليم للغة الفنلندية لعامليها.
Bazı spor kulüpleri de küçük çocuklara yönelik spor faaliyetleri düzenlerler.Además, hay asociaciones deportivas que también organizan actividades físicas para los más pequeños.
Bazı spor kulüpleri de küçük çocuklara yönelik spor faaliyetleri düzenlerler.Certaines associations sportives organisent également des activités destinées aux plus jeunes.
Bazı spor kulüpleri de küçük çocuklara yönelik spor faaliyetleri düzenlerler.Dessutom ordnar även idrottsklubbar motion för små barn.
Bazı spor kulüpleri de küçük çocuklara yönelik spor faaliyetleri düzenlerler.Lisäksi jotkut urheiluseurat järjestävät myös pienille lapsille tarkoitettua liikuntaa.
Bazı spor kulüpleri de küçük çocuklara yönelik spor faaliyetleri düzenlerler.Также некоторые спортивные общества проводят занятия физкультурой и спортом для самых маленьких.
Bazı spor kulüpleri de küçük çocuklara yönelik spor faaliyetleri düzenlerler.بالإضافة إلى ذلك تقوم بعض النوادي الرياضية بتنظيم رياضة بدنية مخصصة للأطفال الصغار أيضاً.
Bazı spor kulüpleri de küçük çocuklara yönelik spor faaliyetleri düzenlerler.丰富多彩的体育运动对幼儿的体能和健康都非常有益。幼儿园为儿童组织运动性的玩耍活动,除此之外,读错体育俱乐部也专门为儿童组织各种活动。
Belediye çocuklar için düzenli olarak diş sağlığı kontrolü düzenler.Kommunen ordnar regelbundna tandläkarkontroller för barn.
Belediye çocuklar için düzenli olarak diş sağlığı kontrolü düzenler.Kunta järjestää lapsille hammastarkastuksia säännöllisesti.
Belediye çocuklar için düzenli olarak diş sağlığı kontrolü düzenler.La commune met régulièrement en place des visites de contrôle chez le dentiste.
Belediye çocuklar için düzenli olarak diş sağlığı kontrolü düzenler.Los municipios organizan periódicamente revisiones dentales para los niños.
Belediye çocuklar için düzenli olarak diş sağlığı kontrolü düzenler.Муниципалитет организует стоматологические осмотры для детей на регулярной основе.
Belediye çocuklar için düzenli olarak diş sağlığı kontrolü düzenler.تُنظم البلدية فحوصات دورية منظمة لأسنان الأطفال.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Các nhà khoa học cộng sự đang tìm kiếm các khuôn thức mới trong thông tin đó.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Colegii noştri, oameni de ştiinţă, găsesc noi şabloane în informaţie.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.I nostri colleghi scienziati stanno trovando nuovi schemi nell'informazione.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.저의 과학자 동료들은 정보 속에서 새로운 패턴을 찾고 있습니다.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Naši kolegové vědci v těchto informacích hledají nové vzorce.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Naukowcy znajdują w tych danych nowe prawidłowości. Naukowcy znajdują w tych danych nowe prawidłowości.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Nos collègues scientifiques y trouvent de nouveaux modèles.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Nuestros colegas científicos están encontrando nuevos patrones en la información.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Onze wetenschapscollega's ontdekken nieuwe patronen in de informatie.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Tudós kollégáink új mintákat keresnek az információban.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Unsere Kollegen aus der Wissenschaft finden neue Muster in diesen Informationen.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Οι συνάδελφοι επιστήμονες βρίσκουν νέα μοτίβα στις πληροφορίες.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Наши коллеги-ученые открывают новые конфигурации в информационных данных.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Нашите колеги учени, откриват нови модели в информацията.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.Наші колеги-вчені відкривають нові конфігурації в інформаційних даних.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.שותפינו המדענים מוצאים דפוסים חדשים במידע.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.زملاؤنا العلماء يجدون أنماط جديدة في المعلومات.
Bilim adamı iş arkadaşlarımız bilgide yeni doku düzenleri buluyor.パターンを見つけています エンジニア達は この種のデータ探査でいえば
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Aber eines Nachts, als ich den Bericht verfasste, wurde mir meine Entdeckung wirklich bewusst.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Ale jednou pozdě večer, když jsem zpracovával referát, jsem si uvědomil svůj objev.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Ale potom, neskoro v noci, keď som spisoval správu, som si uvedomil skutočný dosah môjho objavu.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Azonban egyik este, amikor épp a jelentést állítottam össze, ráébredtem, hogy mit feldeztem fel valójában.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Dar într-o seară târzie, cînd compilam raportul am realizat într-adevăr descoperirea mea.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.하지만 어느날 밤 늦게, 보고서를 종합하고 있었을 때 저는 정말로 중대한 사실을 깨달았습니다.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Mais un soir, alors que je compilais le rapport, je me suis rendu compte de quelque chose.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Mas, uma noite, quando estava a compilar o relatório, é que me apercebi bem da minha descoberta.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Men en sen nat, hvor jeg skrev rapporten, blev jeg virkelig klar over min opdagelse.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Mutta myöhään yhtenä iltana kun laadin raporttia todella tajusin mitä olin saanut aikaan.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Namun suatu malam, ketika saya sedang menyusun laporannya Saya baru menyadari penemuan ini.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Nhưng vào một đêm, đã muộn khi tôi đang chỉnh sửa bản báo cáo tôi thực sự có một khám phá.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Op een late avond, toen ik het rapport aan het opstellen was deed ik pas echt mijn ontdekking.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Pero una noche, mientras recopilaba datos para un informe realmente tomé conciencia de mi descubrimiento.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.(Śmiech) Ale pewnego wieczoru, gdy opracowywałem raport, zrozumiałem wagę swojego odkrycia.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Una sera, mentre compilavo il rapporto,
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Αλλά αργά ένα βράδυ, όταν έγραφα την αναφορά συνειδητοποίησα πραγματικά την ανακάλυψή μου.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Але одного пізнього вечора, коли я складав звіт, я таки справді зрозумів своє відкриття.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Но късно една вечер, когато съставях доклада, наистина прозрях моето откритие.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Но однажды поздно вечером, составляя отчет, я в полной мере осознал сделанное открытие.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.אך לילה אחד, כשערכתי את הדו"ח, הבנתי את התגלית שלי באמת.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.وفي ليلة متأخرة، كنت أكتب التقرير وأدركت بالفعل اكتشافي. لقد أوضحت
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.夜遅く その答案をまとめている時でした スウェーデンの学生の世界の知識は 統計的有意に
Birlik Dışişleri Bakanıbu koordinasyonu düzenler.Le ministre des Affaires étrangères de l’Union assure l’organisation decette coordination.
Birlik Dışişleri Bakanıbu koordinasyonu düzenler.Ministrul afacerilor externe al Uniunii asigurăorganizarea acesteicoordonări.
Birlik Dışişleri Bakanıbu koordinasyonu düzenler.O Ministro dos Negócios Estrangeiros da União assegura a organização dessacoordenação.
Birlik Dışişleri Bakanıbu koordinasyonu düzenler.Pozostałe Państwa Członkowskie szanująjego stanowisko.
Birlik Dışişleri Bakanıbu koordinasyonu düzenler.Unionens utrikesminister skall svara för denna samordning.