Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikApoi, ca să aniversăm asta, am organizat la JPL "Miss Racheta Ghidată".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikMaar toen, gewoon om het te kunnen vieren, organiseerden we bij JPL de "Miss Guided Missile" verkiezingen.
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikMais ensuite, pour fêter ça, nous avons lancé au JPL le concours de "Miss Ile Guidé."
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikMa poi, proprio per celebrarlo, abbiamo inaugurato al JPL il concorso per "Miss Guided Missile".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikNhưng sau đó chỉ để ăn mừng chuyện đó, chúng tôi tổ chức một cuộc thi tại JPL:
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikPero entonces también, para celebrar, creamos un evento en el JPL para "Miss Misil Mal Dirigido".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikИ за да го отразнуваме, направихме събитие в JPL за "Мис Управляем Снаряд." ("Miss Guided Missile")
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikНо тогда, чтобы отпраздновать это, мы организовали мероприятие "Мисс Управляемая Ракета" в ЛРД.
Fakat Savunma Bakanlığı'nın araştırma şubesi buna benzer şeyler yaptırtmak için bir yarışma düzenlediler.국방부의 연구 부문은 이제 막 경쟁을 시작했습니다. 로봇들이 이런 일을 하도록 말이죠.
Fakat Savunma Bakanlığı'nın araştırma şubesi buna benzer şeyler yaptırtmak için bir yarışma düzenlediler.אבל זרוע המחקר של משרד ההגנה בדיוק השיקה תחרות שתגרום להם לעשות דברים כמו אלו
Fakat Savunma Bakanlığı'nın araştırma şubesi buna benzer şeyler yaptırtmak için bir yarışma düzenlediler.لكن فريق البحث بوزارة الدفاع أطلق لتوّه مسابقة لجعلها تقوم بأمور مماثلة،
Fakat Savunma Bakanlığı'nın araştırma şubesi buna benzer şeyler yaptırtmak için bir yarışma düzenlediler.こんな風な数々の- 作業をさせるコンペを立ち上げました これまでの実績が指標となるなら
Felsefe Taşlarını düzenledim... içimdeki dostları da, ve bu güne hazırlandım.Järjestin Viisasten kiviä- -eli ystäviä sisälläni tähän päivään valmistautuen.
Felsefe Taşlarını düzenledim... içimdeki dostları da, ve bu güne hazırlandım.-och arrangerade De Vises Sten- -vännerna i mig, för att förbereda mig för den här dagen.
Felsefe Taşlarını düzenledim... içimdeki dostları da, ve bu güne hazırlandım.- og skabte De Vises Sten, - - vennerne inden i mig, for at forberede mig på denne dag.
Felsefe Taşlarını düzenledim... içimdeki dostları da, ve bu güne hazırlandım.Διευθετούσα τις Φιλοσοφικές Λίθους τους φίλους μέσα μου, προετοίμαζα αυτή τη μέρα.
Finlandiya’da ikamet yeri’niz varsa, belediyelerin düzenlediği rehabilitasyondan faydalanabilirsiniz.Du kan få kommunal rehabilitering om du har hemkommun i Finland.
Finlandiya’da ikamet yeri’niz varsa, belediyelerin düzenlediği rehabilitasyondan faydalanabilirsiniz.Podrá acceder a estos servicios si está empadronado en un municipio de Finlandia.
Finlandiya’da ikamet yeri’niz varsa, belediyelerin düzenlediği rehabilitasyondan faydalanabilirsiniz.Voit päästä kunnan järjestämään kuntoutukseen, jos sinulla on kotikunta Suomessa.
Finlandiya’da ikamet yeri’niz varsa, belediyelerin düzenlediği rehabilitasyondan faydalanabilirsiniz.Вы можете получить организуемую коммунами реабилитацию, если у вас имеется место жительства в Финляндии.
Finlandiya’da ikamet yeri’niz varsa, belediyelerin düzenlediği rehabilitasyondan faydalanabilirsiniz.بإمكانك أن تحصل على إعادة التأهيل الذي تنظمه البلدية، إذا كان لديك بلدية إقامة في فنلندا.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.Door heel Frankrijk heb je tegenopstanden, mensen die tegen de Revolutie zijn.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.In ganz Frankreich gibt es Gegenaufstände, Menschen, die die Revolution, die im Gange ist, nicht mögen.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.이 프랑스 전역에 반대하는 반란이 발생했습니다 진행되고 있는 혁명이 마음에 들지 않은 사람들의 짓이었습니다
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.ktorí nechcú revolúciu.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.Ve Francii jsou protipovstání lidí, kterým se právě probíhající revoluce nelíbí.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.W całej Francji masz liczne kontra powstania, ludzi którym nie podoba się rewolucja
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.По всій Франції були зустрічні заколоти, люди, які не хотіли щоб Революція відбувалася.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.وفي كل البلاد تواجدت مكافحات الشغب بعض الاشخاص لم ترق لهم الثوره الفرنسيه
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.民衆によって、逆の反乱があったんだ。 けど、それらは抑圧された。
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Am fost de curând la o conferinţă pe tema luxului, organizată de Herald Tribune, în Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Byłam ostatnio na konferencji o luksusie, organizowanej przez Herald Tribune w Istambule.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Es war wirklich interessant, weil ich die letzte Rednerin war. Meine Vorredner sprachen wirklich über Luxus.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Ik was onlangs op een conferentie over luxe in Istanboel, georganiseerd door de Herald Tribune.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.J'étais récemment à une conférence sur le luxe, organisée par le Herald Tribune, à Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.얼마전 이스탄불에서 헤럴드 트리뷴이 주최한 럭셔리에 관한 컨퍼런스에 참석했죠
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Recientemente estuve en una conferencia sobre el lujo, organizada por el Herald Tribune, en Estambul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Tôi mới dự một hội nghị về mặt hàng cao cấp tổ chức bởi Herald Tribune ở Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Ultimamente sono stata ad un conferenza sul lusso, organizzata da Herald Tribune, ad Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Ήμουν πρόσφατα σε ένα συνέδριο για την πολυτέλεια, που οργανώθηκε από την Χέραλντ Τρίμπιουν, στην Ιστανμπούλ.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Наскоро бях на конференция за лукса, организирана от "Хералд Трибюн", в Истанбул.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Я была недавно на конференции о роскоши, организованной "Геральд Трибюн" в Стамбуле.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.הייתי לאחרונה בועידה בנושא מותרות שאורגנה על ידי ההראלד טריביון באיסטנבול.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.كنت مؤخراً في مؤتمر عن الرفاهية ، التي نظمتها صحيفة هيرالد تريبيون ، في اسطنبول.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.私は 最後のスピーカーだったのですが
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.Deze vrouw ging terug, zonne-elektrificeerde het eerste dorp en zette een workshop op.
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.Esta mulher regressou e eletrificou a primeira aldeia com energia solar, montou uma oficina.
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.Ez a nő hazament és ellátta az első falut napenergiával, workshopokat szervezett,
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.이 여성은 마을로 돌아가서 첫 번째 마을을 태양 전기화시키고 워크샵을 열었습니다
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.Questa donna è tornata indietro e ha portato l'energia solare al primo villaggio, poi ha creato un laboratorio
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.Tahle žena jela domů a solárně elektrifikovala první vesnici.
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.Ta kobieta wróciła i zelektryfikowała pierwszą wioskę, otworzyła warsztat...
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.Tämä nainen meni takaisin ja sähköisti ensimmäisen kylän, perusti verstaan --
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.האשה הזו חזרה וסיפקה חשמל סולארי לכפר הראשון, הקימה סדנא -
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.عادت هذه المرأة وقامت بكهربة هذه القرية بالطاقة الشمسية أعدت ورشة عمل
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.呢啲女性返去 為阿富汗第一條村提供太陽能電力 同開辦工作坊
Geri dönen kadınlar gittikleri ilk köyde bir atölye çalışması düzenlediler.最初の村に太陽光発電を取り入れ ワークショップを開きました 3人の女性がアフガニスタンの村で
Gwomeus Kulübü ile birlikte bir heceleme yarışması da düzenledik.Abbiamo fatto la gara di spelling assieme al Club dei Gwomeus.
Gwomeus Kulübü ile birlikte bir heceleme yarışması da düzenledik.Chúng tôi có một cuộc đánh vần giao lưu với Gwomeus Club.
Gwomeus Kulübü ile birlikte bir heceleme yarışması da düzenledik.우리는 Gwomeus Club과 함께 스펠링 대회를 개최했었습니다.