Tom'la konuşman için düzenlemeler yapacağım.I'll make arrangements for you to speak with Tom.
O düzenle yaşayabilirim.I can live with that arrangement.
Sana bir bekârlığa veda partisi düzenleyeceğim.I'll throw you a bachelor party.
Her şeyi düzenleyeceğim.I'll arrange everything.
Bütün düzenlemeler Tom tarafından yapıldı.All the arrangements were made by Tom.
Konser nerede düzenlenecek?Where will the concert be held?
Her şeyi düzenledik.We've arranged everything.
Tom'un düzenlediği parti büyük bir başarıydı.The party organized by Tom was a huge success.
Tom düzenlediği bir partiye Mary'yi davet etti.Tom invited Mary to a party he was hosting.
Tom seri katili yakalamak için polis tarafından düzenlenen bir entrikaya katıldı.Tom took part in a scheme set by the police to capture the serial murderer.
Onlar için bir parti düzenleyelim.Let's throw a party for them.
Onun için bir parti düzenleyelim.Let's throw a party for him.
Belediye Başkanı Tom Jackson, bu ay birkaç kampanya gösterisi düzenledi.Mayor Tom Jackson held several campaign appearances this month.
Tom belediye başkanına suikast düzenlemek için bir plan hakkında polisi uyardı.Tom warned the police about a scheme to assassinate the mayor.
Tom projeyi mahvetmek için bir komplo düzenledi.Tom orchestrated a plot to destroy the project.
Polis soyguncuyu yakalamak için bir pusu düzenledi.The police arranged an ambush to catch the mugger.
Çiçekleri düzenledik.We arranged the flowers.
Avukatımız imzalamamız için bir sözleşme düzenledi.Our lawyer drew up a contract for us to sign.
Yeni trafik düzenlemeleri yarın yürürlüğe giriyor.The new traffic regulations come into force tomorrow.
Onu düzenlemeye yardım edebilir misin?Could you help arrange that?
Tom odasını düzenlemeli.Tom needs to organize his room.
Birçok ülke doğum oranını düzenlemeye çalışıyor.Many countries try to regulate the birth rate.
O konferans her yıl düzenlenir.That conference is held every year.
Kitaplar konuya göre düzenlenir.The books are organized by subject.
Nikah nerede düzenlendi?Where was the wedding held?
Eğer bu zaten düzenlenmiş olsaydı daha iyi olurdu.It would have been better if this was already arranged.
Cenaze düzenlemeleri devam ediyor.Funeral arrangements are pending.
Seçmeler önümüzdeki pazartesi günü düzenlenecektir.Auditions will be held next Monday.
Bir yarışma düzenleyelim.Let's have a contest.
Tom etkinliği düzenledi.Tom organized the event.
Japon çiçek düzenleme sanatına İkebana denir.The Japanese art of flower arrangement is called Ikebana.
Düzenleme son derece karlı olduğunu kanıtladı.The arrangement proved highly profitable.
Düzenlemeler zaten yapıldı.Arrangements have already been made.
Düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz.We're working on the arrangements.
Sizin için düzenlemeler yaptık.We've made arrangements for you.
Düzenlemeler yapıldı.The arrangements have been made.
Tom tüm düzenlemeleri yaptı.Tom made all the arrangements.
Bu olağan bir düzenlemedir.This is the usual arrangement.
Her şeyi düzenledim.I've arranged everything.
İşleri daha etkili çözebilmek için faaliyetlerini daha iyi düzenle.Get your act together.
İlerleme kaydetmek için faaliyetlerini organize et, sıraya koy, düzenle.Get your act together.
Geleneksel ekmek fuarı düzenlediler.They organized a traditional bread fair.
Bütün bunları Tom düzenledi.Tom orchestrated all of this.
Tom karısının öldürülmesini düzenlemekle suçlandı.Tom was convicted of arranging the murder of his wife.
Cümle düzenlemek için kalem ikonuna tıklayın.To edit a sentence, click on the pencil icon.
30 tane en çok kullanılan küfürlü kelimelerin listesini düzenledim.I compiled a list of 30 of the most common dirty words.
Zor kelimelerin listesini düzenledim, burada.Here's a list of difficult words I have compiled so far.
Şu ana kadar hatırlamakta zorlandığım kelimelerin listesini düzenledim, burada.Here's a list of words I have difficulty remembering that I have compiled so far.
Tom projeyi yok etmek için bir komplo düzenledi.Tom schemed to destroy the project.
Yaşamımızın her anını düzenleyen Angkar'dı.The Angkar regulated every moment of our lives.
Onun düzenlenebileceğini düşünüyorum.I think that can be arranged.
O, düzenlemede benden daha fazla zaman harcar.She spends more time organizing than I.
Bu partiyi düzenleyen kişi sen misin?Are you the one who organized this party?
Mary bahçesini tırmıkla düzenlemesi için Tom'u ikna etmeye çalıştı.Mary tried to talk Tom into raking her yard.
Ben bir konuşma düzenleyemem.He can't hold a conversation.
Mektup düzenlemek bir kayıp sanat haline gelmektedir.Editing letter is becoming a lost art.
Bir soruşturma düzenlendi.An investigation has been ordered.
Onu düzenlerim.I'll arrange that.
Toplantıyı kim düzenledi?Who organized the meeting?
Şiir, en iyi sırada düzenlenmiş en iyi kelimelerden oluşur.Poetry consists of the best words arranged in the best order.