Ana içeriğe geç
Sözlük

düzenle ile cümle

düzenle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben zaten düzenlemeler yaptım.I've already made arrangements.
Boston'a geri dönmemiz için ulaşımı düzenledim.I've arranged transportation for us back to Boston.
Cenaze düzenlemelerini yapmak zorundayım.I've got to make funeral arrangements.
Bir toplantı düzenledim.I've set up a meeting.
Ben sadece dolabımı düzenledim.I just organized my closet.
Sadece masamı düzenledim.I just organized my desk.
Onu düzenleyebilirim.I might be able to arrange that.
Sanırım onu düzenleyebilirim.I think I can arrange that.
Sanırım o düzenlenebilir.I think that could be arranged.
Bir sonraki Dünya Kupası Brezilya'da düzenlenecek.The next World Cup will be held in Brazil.
Dairemi düzenlemek istiyorum.I want to declutter my apartment.
Bizim ordu düşmana karşı bir gece baskını düzenledi.Our army staged a night raid against the enemy.
Tüm düzenlemeleri ele alacağım.I'll handle all the arrangements.
Onu düzenleyebileceğimizden eminim.I'm sure we could arrange that.
Bütün düzenlemeleri ben yapacağım.I'll make all the arrangements.
Tom'un onu düzenleyebileceğinden eminim.I'm sure Tom can arrange that.
Bunun düzenlenebileceğinden eminim.I'm sure it could be arranged.
Düzenlemeleri yapacağım.I'll make the arrangements.
Onlar bu düzenlemelerin çoğunu kaldırmayı planlıyorlar.They plan to do away with most of these regulations.
İhracat işletmeleri için yeni düzenlemeler olmalı.There need to be new regulations for export businesses.
Saçımı düzenlemek zorundayım.I have to arrange my hair.
Tom çiçek düzenlemesine hayran kaldı.Tom admired the flower arrangement.
Ulaşım düzenlendi.Transportation has been arranged.
Belki o düzenlenebilir.Maybe that could be arranged.
Bununla ilgili bir sorunuz varsa, başka düzenlemeler yapmaya çalışacağız.If you have a problem with that, we'll try to make other arrangements.
Bu düzenlemede sadece bir sorun var.There's just one problem with this arrangement.
Onların CD'leri bir sanatçı tarafından düzenlendi.They organized their CDs by artist.
CD'lerini sanatçı adına göre düzenlediler.They organized their CDs by artist.
Melbourne polisi sansür yasalarını ihlal ettiği için kitapçıya baskın düzenledi.The Melbourne police raided the bookstore for violating censorship laws.
Cümleyi düzenlemek için buraya tıklayın.Click here to edit the sentence.
Tom bütün ofis için bir piknik düzenledi.Tom arranged a picnic for the whole office.
Onlar zirveye bir saldırı düzenlediler.They made an assault on the summit.
Konferans, özel seçilmiş bir kilisede düzenlenecek.The conference will be held in a specially selected church.
Dün düzenlediğim partide seni görmek isterdim.I'd have loved to see you at the party I organised yesterday.
O bir oturum düzenledi.He held a session.
Bu düzenlenebilir.That can be arranged.
Onlar bu öğleden sonra saat 2'de bir toplantı düzenleyecekler.They will hold a meeting at 2 o'clock this afternoon.
Biz bir seminer düzenledik.We held a seminar.
İlk olarak birkaç yeni düzenlemeyi duyurmak istiyorum.In the first place, I would like to announce several new regulations.
Futbol Dünya Kupası 2014'te Brezilya'da düzenlenecek.The football World Cup will be held in Brazil in 2014.
Sabahımı düzenlemek için yaklaşık yirmi dakikaya ihtiyacım var.I need about twenty minutes to organize my morning.
Bir parti düzenlemeliyiz.We should organize a party.
Tom bir son dakika toplantısı düzenledi.Tom scheduled a last-minute meeting.
Onun düğünü ne zaman düzenlenecek?When will his wedding be held?
Senin düğünün ne zaman düzenlenecek?When will your wedding be held?
Konsolosluk Tom için tıbbi ulaşımı düzenlemeye yardımcı oldu.The consulate helped arrange medical transport for Tom.
Gelecek yılın konferansı Boston'da düzenlenecek.Next year's conference will be held in Boston.
O birkaç saat önce bir basın toplantısı düzenledi.He held a news conference a few hours ago.
Ben tüm gerekli düzenlemeleri yapmanızı bekliyorum.I expect you to make all the necessary arrangements.
Diğer düzenlemeleri yapmak zorunda kaldık.We had to make other arrangements.
Tom odasını düzenledi.Tom put his room in order.
Kalkışımız için bir şeyler düzenledin mi?Have you arranged things for our departure?
Bu salonda birçok danslar düzenlendi.Many dances have been held in this hall.
Bir toplantı düzenleyeceğiz.We'll set up a meeting.
Düzenlemelerle ilgileneceğiz.We'll take care of the arrangements.
Onu düzenleyebilir misin?Can you arrange it?
Dairemi düzenlemeliyim.I need to declutter my apartment.
Bir ulus kendi müziğini yaratır - besteci yalnızca onu düzenler.A nation creates music — the composer only arranges it.
Pazartesi için neden bir toplantı düzenlemiyoruz?Why don't we set up a meeting for Monday.
Tom Boston'a gezimiz için tüm düzenlemeleri yapmakla sorumlu.Tom is in charge of making all the arrangements for our trip to Boston.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod