düzenle ile cümle

düzenle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu basit ipuçları evinizi düzenlemenize yardımcı olacaktır.These simple tips will help you declutter your home.
Kurtarma partileri düzenleniyor.Rescue parties are being organized.
Olimpiyat Oyunları her dört yılda bir düzenlenmektedir.The Olympic Games are staged every four years.
Biz onu düzenleyebiliriz.We can arrange that.
Ayın sonundan önce programımı düzenlemek zorundayım.I have to organize my schedule before the end of the month.
Zamanını düzenlemek zorundasın.You have to organize your time.
Başkanın kamu harcamalarını düzenleyen bir yasayı imzalanması gerekiyor.The President needs to sign a law regulating public spending.
2016 Dünya Satranç Şampiyonası, 11 Kasım'dan 30 Kasım'a kadar New York'ta düzenleniyor.The 2016 World Chess Championship is being held in New York City, from Nov. 11 to Nov. 30.
Herhangi bir düzenleme yapmadım.I didn't make any adjustments.
Noel ağacınızı zaten düzenledin mi?Have you put up your Christmas tree already?
Düğün düzenleme sitesi ile tanışma sitesi arasında ne fark vardır?What's different between a wedding arrangement site and a dating site?
Düzenlemeler yapmaya başlamalıyız.We need to start making arrangements.
Düzenlemeler yapmaya başlamamız gerekiyor.We need to start making arrangements.
Endüstride iyi düzenleme yoktur.The industry isn't well regulated.
Geçen hafta bir bahçe satışı düzenledik.We held a yard sale last weekend.
Tom'un cenaze düzenlemeleri bekliyor.Tom's funeral arrangements are pending.
Orayı nasıl düzenlediğimden emin değilim.I'm not sure how I got up there.
Birçok toplantı düzenlendi.Many meetings were conducted.
Daha fazla düzenleme gereklidir.More regulation is needed.
Tom masasını düzenledi.Tom straightened up his desk.
Protestoyu düzenleyen öğrenci bu.This is the student who organized the protest.
Hayvanlarla ilgili düzenlemelerin olduğunu çok iyi bilirsiniz.You know perfectly well that there are regulations concerning animals.
Çiçek düzenlemesinden hoşlanmıyor musun?Don't you like the flower arrangement?
Fadıl soygunu düzenlediğini itiraf etti.Fadil confessed to setting up the robbery.
Göçmenlik sistemimizi yeniden düzenlememiz gerekir.We need to reform our immigration system.
Tom bugün Mary ile ortak bir basın toplantısı düzenledi.Tom held a joint press conference with Mary today.
Sağduyu düzenlemeye ihtiyacımız var.We need common sense regulation.
Bir senfoni orkestrası için bu parçanın düzenlemesini yazmıştım.I wrote an arrangement of this piece for a symphony orchestra.
Düşmanlar gece saldırı düzenledi.The enemies made an attack at night.
Düzenlemeler olmamalıdır.There should be no regulations.
Düzenlemeler verimliliğe zarar verir.Regulations harm efficiency.
Düzenlemeler kârlara zarar verir.Regulations harm profits.
Düzenlemeler işçileri korur.Regulations protect workers.
Pazar düzenlenmelidir.The market should be regulated.
Düzenlemeler ekonomiyi öldürüyor.Regulations are killing the economy.
Düzenlemeler ekonomimizi öldürüyor.Regulations are killing our economy.
Bu düzenlemeler sürdürülemez.These regulations are unsustainable.
Sami hayal edebileceğiniz her şekilde Leyla'ya cinsel saldırı düzenledi.Sami sexually assaulted Layla in every way you can imagine.
Leyla, çocuklarıyla bir buluşma düzenledi.Layla organized a get-together with her kids.
Bu partiyi düzenleyen siz değil misiniz?Aren't you the one who organized this party?
Partiyi düzenleyen Tom'du.Tom was the one who organized the party.
Finansman düzenlenene kadar projeyi arka planda tutmak zorunda kaldılar.They had to put that project on the backburner until financing was arranged.
Öğretmen öğrencilerin hep birlikte masalarını yarım daire şeklinde düzenlemelerini istedi.The teacher asked the students to draw their desks together into a semicircle.
Tom birçok kitap düzenledi.Tom has edited many books.
Bir aile toplantısı düzenledik.We had a family meeting.
Tüm seyahat düzenlemelerine dikkat edeceğim.I'll take care of all the travel arrangements.
Tom düzenlemeler üzerinde çalışıyor.Tom is working on the arrangements.
Bu partiyi Tom düzenledi.Tom organized this party.
Tom bu partiyi düzenledi.Tom organized this party.
Tom evini düzenlemek istiyor.Tom wants to declutter his home.
2018 Kış Olimpiyat Oyunları, Pyeongchang'da düzenlenecek.The 2018 Winter Olympic Games will be held in Pyeongchang.
Plakalar nerede düzenlenmiş?Where are the plates arranged?
Sami bir motosiklet grubu düzenlemeye yardım etti.Sami helped organize a motorcycle group.
Tom, Mary'nin evini yeniden düzenledi.Tom remodeled Mary's home.
Sami, Leyla'nın cinayetini düzenledi.Sami arranged Layla's murder.
Sami, mobilyalarını Kahire'ye taşımak için düzenlemeler yaptı.Sami made arrangements to transport his furniture to Cairo.
Büyük bir parti düzenledik.We organized a huge party.
Lütfen yanlış ya da tuhaf ise cümleyi düzenleyin.Please edit the sentence if it is wrong or awkward.
Tom her şeyi düzenledi.Tom orchestrated the whole thing.
Bilgisayarında videolar düzenledi.He edited videos on his computer.
İlgili Sayfalar