Letonya'da bir "chek-chek"festivali düzenlendi.A ‘chek-chek’ festival took place in Latvia.
Ne sıklıkta profil düzenlersin?How often do you edit your profile?
Tom elbiselerini asar, sonra onları rengine göre düzenler.Tom hangs his clothes, then arranges them by color.
Ofis onun için bir anıt düzenledi.The office held a memorial for him.
Polis bazı uyuşturucu satıcılarına karşı saldırı düzenledi.The police conducted an offensive against some drug dealers.
Konuşmacı ders notlarını düzenledi.The speaker organized his lecture notes.
İki pul koleksiyoncusu bir takas düzenledi.The two stamp collectors arranged a trade.
Sağcılar çoğunlukla düzenleyici mevzuatı sevmezler.Rightists often dislike regulatory legislation.
O, onu bir boykot düzenlemesi için ikna etmeye çalıştı.She tried to persuade him to organize a boycott.
Sanırım bir parti düzenlememin zamanıdır.I think it's time for me to organize a party.
En sevdiğiniz resim düzenleme yazılımı hangisi?What's your favorite image editing software?
Günde birkaç saati web sayfamı düzenleyerek geçiriyorum.I spend a few hours a day maintaining my website.
Bay Jones için bir veda partisi düzenlendi.A goodbye party was held for Mr. Jones.
Düzenlemek için tıklayın!Click to edit!
Biz onun için bir veda partisi düzenledik.We organized a farewell party for her.
Hem Adobe'nin hem de Apple'ın üst seviye düzenleme programları var.Adobe and Apple both have top-notch video editing programs.
Çiçek düzenleme Japonya'da geleneksel bir zanaattır.Flower arranging is a traditional craft in Japan.
Tom toplantıyı düzenlemek için uygun bir yer arıyor.Tom is looking for a suitable place to hold the meeting.
Tom Mary'den ona partiyi düzenlemesi için yardım etmesini rica etti.Tom asked Mary to help him organize the party.
Biz, partiyi düzenlemek için bir oda kiralamak zorundayız.We have to rent a room to hold the party in.
Tom web sitesini yeniden düzenlemeye karar verdi.Tom decided to redesign his website.
Tom talimat vermek için toplantı düzenledi.Tom called the meeting to order.
Tom ve Mary oturma odasındaki mobilyaları yeniden düzenlediler.Tom and Mary rearranged the furniture in their living room.
Uzun zaman önce, Yunanlılar sık sık büyük atletik olaylar düzenlerdi.Long ago, the Greeks would frequently hold great athletic events.
Tom çantalarını düzenledi.Tom packed his bags.
Yazımı nasıl düzenlemem gerekir?How should organize my writing?
Konferans geleneksel olarak düzenlendi.The conference was carried traditionally.
Dün Bay Jones için bir veda partisi düzenlendi.Yesterday, a farewell party was held for Mr. Jones.
Bay Smith için bir veda partisi düzenlendi.A farewell party was held for Mr. Smith.
Emekli olan bir yönetici için bir veda partisi düzenlendi.A farewell party was held for the executive who was retiring.
Bahçeyi düzenlemesi için bir bahçıvan çağrıldı.A gardener was called in to design the garden.
Başbakan yarın bir basın toplantısı düzenleyecek.The Prime Minister will hold a press conference tomorrow.
Mary masasını düzenledi.Meg straightened up her desk.
Butan'ın milli sporu okçuluktur ve yarışmalar düzenli olarak çoğu şehirlerde düzenlenir.Bhutan's national sport is archery, and contests are regularly organized in most towns.
Yağmur yağarsa bahçe partisi düzenlenmez.If it happens to rain, the garden party won't be held.
Beş veya altı Nisan'da bizimle bir toplantı düzenlemek mümkün müdür?Would it be possible to set up a meeting with us on April fifth or sixth?
Talat Paşa'ya 1921 yılında Berlin'de suikast düzenlendi.Mehmed Talat was assassinated in Berlin in 1921.
Burası toplantı odası, ama orada neredeyse hiç toplantı düzenlenmiyor.This is the meeting room but there are almost no meetings held here.
Evleri Feng Shui'ye göre düzenlendi.Their house is organized according to Feng Shui.
Odamı düzenlemek zorunda olduğum için dışarı çıkmayacağım.I am not going out because I have to tidy my room.
Odayı düzenlemek için sıra benimdi.It was my turn to straighten up the room.
Bu yıl kaç tane konser düzenlenecek?How many concerts will be organized this year?
O düzenleniyor.It's being arranged.
Her şey düzenlendi.Everything has been arranged.
Cuma günü bir basın toplantısı düzenleyemiyoruz.We can't have a press conference on Friday.
Tom için bir parti düzenleyelim.Let's throw a party for Tom.
Bir basın toplantısı düzenleyelim.Let's call a press conference.
Bir toplantı düzenleyelim.Let's set up a meeting.
Tom bir buluşma düzenlemek istiyor.Tom wants to set up a meeting.
Birkaç test daha düzenlemek istiyorum.I'd like to run a few more tests.
Tüm gelecek toplantılar bu odada düzenlenecek.All future meetings will be held in this room.
Onu düzenleyeceğim.I'll arrange it.
O, düzenleme.That's the arrangement.
Onlar her yıl bir genel seçim düzenlerler.They hold a general election every year.
Son dakika anlaşması düzenlediler.They worked out a last minute deal.
Cenaze hizmetleri katedralde düzenlenecek.Funeral services will take place in the cathedral.
Bu çiçekleri düzenleyeceğim.I'm going to arrange these flowers.
Bir parti düzenleyelim.Let's throw a party.
Ayrılmadan önce dosyalarımı düzenlememe yardım edebilir misin?Can you help me organize my files before you leave?
Bulduğunuzu düzenleyin.Organize what you have found.