Geçen yıl TED Long Beach'te, düzenekleri inşa eden bir kurulum yaptık.בשנה שעברה, בכנס TED בלונג ביץ', בנינו מתקן שבונה מתקנים.
Geçen yıl TED Long Beach'te, düzenekleri inşa eden bir kurulum yaptık.السنة الفارطة بـTED بلونغ بيتش، قمنا ببني تركيب يبني التراكيب.
Geçen yıl TED Long Beach'te, düzenekleri inşa eden bir kurulum yaptık.私たちは展示品を作る展示品を作りました 家具スケールの物体を 自己組織化できるか試したわけです
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Aku bahkan mengajak teman-temanku datang ke sukuku
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Dokonca som zobral kamarátov do mojej komunity. Spolu sme inštalovali svetlá na domy, ktoré ich nemali.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Ik nam zelfs mijn vrienden mee naar mijn dorp. We installeren lichten op de huizen die er nog geen hadden.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.저는 친구들을 저희 마을에 데려가서, 함께 아무것도 없던 집들에
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Дори няколко приятели дойдоха в моя край и заедно поставихме лампички на къщи, където нямаше.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Я навіть привів друзів до своєї громади, і ми встановлюємо освітлення у будинках, які його не мають.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.אפילו הבאתי את חברי אל הקהילה שלי, ואנו מתקינים את התאורה בבתים
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.حتى أني أخذت أصدقائي لمجتمعي، و قمنا بتركيب الأنوار في البيوت
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.まだライトを付けていない家庭に ライトを取り付けています 同時に 設置方法も みんなに教えています
İşte budur! Aradığım o "ruhsal mesafeyi" bulmuştum, eserimin sonuçlarından kendimi koruyacak düzenek buydu.Oto ten dystans, o którym mówiłam, ta bariera psychiczna mająca chronić przed wynikami twórczości.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.저는 비닐봉투를 2차원 또는 3차원 작품으로 부활시켰습니다 조각과 설치작품으로도 만들었습니다
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Ich verwandle sie in zwei- und dreidimensionale Stücke und Skulpturen und Installationen.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Ik verander ze in twee-en driedimensionale stukken, sculpturen en installaties.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Je les transforme en oeuvres bi- et tri-dimensionnelles, en sculptures et en installations.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Két- és háromdimenziós anyagokká, szobrokká és installációkká alakítom át ezeket.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Las transformo en objetos de dos y tres dimensiones, y en esculturas e instalaciones.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Le ho trasformate in elementi bi e tridimensionali in sculture e in installazioni.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Le transform în obiecte în două şi trei dimensiuni şi sculpturi şi instalaţii.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Proměňuji je ve dvou a třírozměrná díla, sochy a instalace.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Saya mengubahnye manjadi karya dua atau tiga dimensi dan ukiran dan bangunan.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Tôi biến chúng thành những tác phẩm 2 chiều và 3 chiều và các công trình điêu khắc và sắp đặt.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Transformo-os em peças bi e tridimensionais e esculturas e instalações.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Vyrobila som z nich dvoj a trojrozmerné predmety, sochy a exponáty.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Zamieniam je w dwu- i trójwymiarowe dzieła, rzeźby i instalacje.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Τις μετατρέπω σε κομμάτια δύο και τριών διαστάσεων, σε γλυπτά και σε εγκαταστάσεις.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Аз ги превръщам в дву- и триизмерни произведения, и скулптури, и инсталации.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Я делаю из них пространственные композиции, скульптуры и инсталляции.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Я роблю з них дво- та тривимірні композиції, скульптури та інсталяції.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.אני הופכת אותם ליצירות דו-מימד ותלת-מימד לפסלים ויצירות שאני מתקינה.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.واستخدمهم لصناعة قطع فنية ومجسمات ثنائية ... وثلاثية الابعاد
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.立体芸術を作っています プラスチック使用から約8年後
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Cum intră în listă sunt ditecționate imediat către noi.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.De går in i kön, och viner direkt ut.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.De kommer i køen, og de suser bare afsted.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Entran a la lista y desaparecen enseguida.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Entrano in lista ma all'improvviso vengono tolti.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Hneď ako sa dostanú do zoznamu filmov na pozretie si ich aj pozrieme.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Hozzáadjuk a várólistához és szinte azonnal letöltjük.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Ils entrent dans la file, et ils la remontent immédiatement.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.영화들은 큐에 들어가고, 바로 압축이 해제됩니다.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Mereka masuk ke antrian, dan mereka langsung terkirim.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Những bộ phim này được đưa vào hàng đợi, và sẽ được đưa ra một cách nhanh chóng.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Sie kommen neu oben auf die Liste, und sofort geht es los.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Vão para a fila e saem logo.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.(Vždy je možné půjčit si jen jeden film naráz)
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Wchodzą do kolejki i zaraz z niej wypadają.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Ze komen in de wachtrij en ritsen er weer onmiddellijk uit.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Εισάγονται στην ουρά αναμονής, έπειτα απλώς παίζουν.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Вони стають у чергу, і просто вистрілюють.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Они попадают в очередь и сразу вылетают.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.Те влизат в опашката и се свалят веднага.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.הם נכנסים לתור ונפתחים מייד לפנינו.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.تدخل القائمة، وتندفع للتو خارجا.
Onlar sıranlamaya girerler, düzenekten hızlıca çıkarlar.ですから「アイアンマン」はすぐ届くのに
Tavana sabitlenmiş makaramız halen var ama bu düzenekte ufak bir değişiklik yapmak istiyorum. -בואו נגיד שכאן למעלה, יש לי עדיין את אותה גלגלת המחוברת לתקרה, אך אוסיף שינוי קטן.
Ve bu insanlardan daha fazla insanlara ulaşabilmek için bazıları düzenekler kurdular.A někteří z těchto lidí vytvořili struktury, aby myšlenku rozšířili dál.
Ve bu insanlardan daha fazla insanlara ulaşabilmek için bazıları düzenekler kurdular.A niektorí z týchto ľudí našli spôsob ako šíriť tieto slová, aby sa dostali k ešte väčšiemu počtu ľudí.