Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.Det er et karaktertræk ved drilleånden.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.Dies ist eigentlich eine weitere Tricksterfähigkeit.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.Đó là một phẩm chất thực sự của một nghệ sĩ hài.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.Esa es una cualidad realidad del timador.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.É uma verdadeira qualidade do trapaceiro.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.이것이 실제 사기꾼의 특성입니다.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.Questa è realmente una qualità del trickster.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.To jest cecha oszusta.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.Αυτή είναι μια πραγματική αρετή του κατεργάρη.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.Вот это и есть настоящее свойство ловкача.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.Това е едно истинско качество на фокусника.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.זוהי תכונה אמיתית של התכסיסן.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.هذه ميزة حقيقة للمحتالين
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.a tak budú jesť z ovocia svojej cesty a nasýtia sa svojich rád.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Daarom moeten zij de gevolgen dragen en ondervinden wat zij zich op de hals hebben gehaald.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.därför skola de få äta sina gärningars frukt och varda mättade av sina egna anslag.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.De aceea se vor hrăni cu roada umbletelor lor, şi se vor sătura cu sfaturile lor.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.derfor skal de ete frukten av sine gjerninger, og av sine onde råd skal de mettes.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Entonces comerán del fruto de su camino y se saciarán de sus propios consejos
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Esznek azért az õ útjoknak gyümölcsébõl, és az õ tanácsokból megelégednek.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Frugt af deres Færd skal de nyde og mættes med egne Råd;
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Ils se nourriront du fruit de leur voie, Et ils se rassasieront de leurs propres conseils,
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Karena itu, kamu akan merasakan akibat dari perbuatan-perbuatanmu dan rencana-rencanamu yang buruk
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.그러므로 자기 행위의 열매를 먹으며 자기 꾀에 배부르리라
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.mangeranno il frutto della loro condotta e si sazieranno dei risultati delle loro decisioni
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.portanto comerão do fruto do seu caminho e se fartarão dos seus próprios conselhos.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Protož jísti budou ovoce skutků svých, a radami svými nasyceni budou.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Przetoż będą używać owocu dróg swoich, a radami swemi nasyceni będą.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.saavat he syödä oman vaelluksensa hedelmiä ja saavat kyllänsä omista hankkeistaan.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.so sollen sie essen von den Früchten ihres Wesens und ihres Rats satt werden.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Vì vậy chúng nó sẽ ăn bông trái của đường lối mình, Và được no nê mưu chước của mình riêng.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Vì_vậy chúng_nó sẽ ăn bông trái của đường_lối mình , Và được no_nê mưu_chước của mình riêng .
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Zato bodo jedli od sadu pota svojega in sitili se z naklepi svojimi.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.δια τουτο θελουσι φαγει απο των καρπων της οδου αυτων και θελουσι χορτασθη απο των κακοβουλιων αυτων.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Затова, ще ядат от плодовете на своя си път, И ще се наситят от своите си измислици.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.за то и будут они вкушать от плодов путей своих и насыщаться от помыслов их.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.ויאכלו מפרי דרכם וממעצתיהם ישבעו׃
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.فلذلك ياكلون من ثمر طريقهم ويشبعون من مؤامراتهم.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.所 以 必 喫 自 結 的 果 子 、 充 滿 自 設 的 計 謀
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.所以 必喫自結 的 果子 、 充滿 自設 的 計謀
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.1 - o altă caracteristică a șmecherului: șmecherul trebuie să meargă pe această linie fină.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.D'abord, une autre caractéristique du tricheur est que le tricheur doit marcher sur une corde raide.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.Det første er, at der er en anden egenskab ved drilleånden. Drilleånden må være i stand til at fare med lempe.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.Eén is: een andere eigenschap van de schelm is dat de schelm het midden moet houden.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.Ein anderes Trickstermerkmal ist es, sich immer auf dieser dünnen Linie zu bewegen.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.Ett är att en annan egenskap hos lurendrejaren är att lurendrejaren måste gå en fin balans.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.Jedna to kolejna cecha oszusta, że oszust musi chodzić po cienkiej lini.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.하나는, 사기꾼의 또 다른 특징은 사기꾼들은 이런 곡예를 해야 한다는 것입니다.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.Một là, một đặc tính cách của nghệ sĩ hài là nghệ sĩ hài phải thận trọng canh chừng.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.Uma é que outra característica do trapaceiro é que o trapaceiro tem que andar na corda bamba.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.Una es que otra de las características del timador es que el timador tiene que transitar esta línea delgada.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.Едното е - друга характеристика на фокусника е, че фокусникът трябва да върви по тази тънка линия.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.Первое — это ещё одна черта ловкача: ему приходится всегда идти по тонкому канату.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.הראשון הוא, שעוד תכונת אופי של התכסיסן היא שהתכסיסן חייב ללכת על הקו הדק הזה.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.الأول هو، سمات أخرى للمحتالين أن المحتالين عليهم أن يسيروا في هذا الخط للنهاية
Bu sadece birkaç çürük elma, birkaç düzenbaz asker."C'est celle de quelques brebis galeuses, de quelques mauvais soldats."
Bu sadece birkaç çürük elma, birkaç düzenbaz asker."Chyba nie je v systéme. Ide o pár pokazených jabĺk. zopár darebných vojakov."
Bu sadece birkaç çürük elma, birkaç düzenbaz asker."Det er ikke systemet, men de få dårlige æblers, de få uberegnelige soldaters."
Bu sadece birkaç çürük elma, birkaç düzenbaz asker."Đó chỉ là một vài con sâu làm rầu nồi canh, một vài tên lính biến chất."
Bu sadece birkaç çürük elma, birkaç düzenbaz asker."Es liegt nicht am System. Das sind nur ein paar faule Eier, außer Kontrolle geratene Soldaten."