AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.Virus yang menyebabkan AIDS adalah patogen paling licik yang pernah dihadapi oleh ilmuwan.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.Wirus powodujący AIDS jest najsprytniejszym patogenem spośród wszystkich znanych obecnie naukowcom.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.Ο ιός που προκαλεί το AIDS είναι το πλέον δόλιο παθογόνο που έχουν ποτέ αντιμετωπίσει οι επιστήμονες.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.Вирус, который вызывает СПИД, - это наиболее сложный патоген, с которым когда-либо сталкивались учёные.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.Вирусът, който причинява СПИН, е най-лукавият патоген, с който учените някога са се сблъсквали.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.Вірус, що викликає СНІД, - це найбільш складний патоген, з яким колись стикалися вчені.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.הנגיף אשר גורם לאיידס הוא גורם מחלה הערמומי ביותר שמדענים נתקלו בו אי-פעם.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.الفيروس المسبب للإيدز هو أكثر الميكروبات التي تواجهها العلماء خبثا.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.これまで科学者が目にした 最も難解な病原体で 猛烈に変異します
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.A ki megfogja a bölcseket az õ csalárdságukban, és a hamisak tanácsát hiábavalóvá teszi.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.coglie di sorpresa i saggi nella loro astuzia e manda in rovina il consiglio degli scaltri
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.De wijzen lopen in hun eigen val en Hij zet een streep door de plannen van de sluwen.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Él atrapa a los sabios en sus argucias, y el designio de los sagaces es trastornado
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Ele apanha os sábios na sua própria astúcia, e o conselho dos perversos se precipita.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.El prinde pe cei înţelepţi în viclenia lor, şi planurile oamenilor înşelători sînt răsturnate:
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.er fängt die Weisen in ihrer Listigkeit und stürzt der Verkehrten Rat,
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.han fångar de visa i deras klokskap och låter de illfundiga förhasta sig i sina rådslag:
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.han som fanger de vise i deres kløkt og lar de listiges råd bli forhastet;
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.hän vangitsee viisaat heidän viekkauteensa; ovelain juonet raukeavat:
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Il prend les sages dans leur propre ruse, Et les desseins des hommes artificieux sont renversés:
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.간교한 자로 자기 궤휼에 빠지게 하시며 사특한 자의 계교를 패하게 하시며
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Kterýž lapá moudré v chytrosti jejich; nebo rada převrácených bláznová bývá.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Który chwyta mądrych w chytrości ich, a radę przewrotnych prędko niszczy.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.ktorý lapá múdrych v ich chytráctve, a rada prevrátených tak býva prenáhlená;
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Ngài bắt kẻ khôn ngoan trong chước móc họ, Mưu kế của kẻ quỉ quái bèn bị hại.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Ngài bắt kẻ khôn_ngoan trong chước móc họ , Mưu_kế của kẻ quỉ_quái bèn bị hại .
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.On zasačuje modre v njih lastni zvijači, in premetencev namera se izvrne.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.som fanger de vise i deres Kløgt, så de listiges Råd er forhastet;
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.οστις συλλαμβανει τους σοφους εν τη πανουργια αυτων και η βουλη των δολιων ανατρεπεται
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Който улавя мъдрите в лукавството им, Тъй че намисленото от коварните се прекатурва.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.Он уловляет мудрецов их же лукавством, и совет хитрых становится тщетным:
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.לכד חכמים בערמם ועצת נפתלים נמהרה׃
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.الآخذ الحكماء بحيلتهم فتتهور مشورة الماكرين.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.他 叫 有 智 慧 的 中 了 自 己 的 詭 計 . 使 狡 詐 人 的 計 謀 速 速 滅 亡
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.他 叫 有 智慧 的 中 了 自己 的 詭計 . 使 狡詐人 的 計謀 速速 滅亡
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Altă caracteristică a unui șmecher e norocul deștept.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.E ancora una caratteristica del trickster è la sua fortuna repentina.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Een ander attribuut van de schelm is geluk hebben.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Et andet karaktertræk ved drilleånden er evnen til at være heldig med vilje.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Et un autre attribut du tricheur c'est la chance intelligente.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.꾀임꾼의 또 다른 특성으로 재치있는 운이 있어요.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Kolejną cechą trickstera jest szczęście.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Noch eine Fähigkeit des Tricksters ist sein gerissenes Glück.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Och en annan kvalitet hos lurendrejaren är smart tur.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Outro atributo do trapaceiro é a sorte danada.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Và một đặc trưng khác của nghệ sĩ hài là sự may mắn thông minh.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Y otro atributo del timador es la suerte esperada.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.Και ένα άλλο χαρακτηριστικό του κατεργάρη είναι η καθαρή τύχη.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.А друг атрибут на фокусника е находчивият късмет.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.И ещё одно качество ловкача — умная удача.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.ותכונה נוספת של התכסיסן היא מזל חכם.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.وخصلة أخرى للمحتالين أنه الحظ الذكي
Bir düzenbazın sahip olması gerekenbir diğer özellik ise bir eve sahip olmamasıdır.A última qualidade do trapaceiro de que quero falar é que ele não tem casa.
Bir düzenbazın sahip olması gerekenbir diğer özellik ise bir eve sahip olmamasıdır.E l'ultima qualità che voglio infine sottolineare del trickster è che non ha casa.
Bir düzenbazın sahip olması gerekenbir diğer özellik ise bir eve sahip olmamasıdır.En de laatste eigenschap van de schelm: hij heeft geen thuis.
Bir düzenbazın sahip olması gerekenbir diğer özellik ise bir eve sahip olmamasıdır.Et la dernière qualité du tricheur dont je veut parler est qu'il n'a pas de foyer.
Bir düzenbazın sahip olması gerekenbir diğer özellik ise bir eve sahip olmamasıdır.I ostateczną jakością oszusta jest to, że nie ma domu.
Bir düzenbazın sahip olması gerekenbir diğer özellik ise bir eve sahip olmamasıdır.그리고 제가 마지막으로 말하고 싶은 사기꾼의 마지막 특색은 그는 집이 없다는 것입니다.
Bir düzenbazın sahip olması gerekenbir diğer özellik ise bir eve sahip olmamasıdır.Och den sista kvalitet jag vill säga finns i lurendrejeri är att lurendrejaren inte har något hem.
Bir düzenbazın sahip olması gerekenbir diğer özellik ise bir eve sahip olmamasıdır.Og den sidste af drilleåndens egenskaber, jeg vil fremhæve, er, at han ikke har et hjem.