Biz hepimiz katıksız düzenbazız. Hiçbirimize inanma.We are arrant knaves, all. Believe none of us.
Bu, düzenbaz kısım.This is the tricky part.
O bir düzenbaz.He's a con artist.
Sen büyük bir düzenbazsın.You're a big fraud.
Tom düzenbaz oluyor, değil mi?Tom is being deceitful, isn't he?
Tom düzenbaz, değil mi?Tom is deceitful, isn't he?
Sen bir düzenbazsın, Tom.You're a rogue, Tom.
Daha sonra bu senaryoyu düzenbaz takımı fikri ile birleştirdi.Only after this was he added to the list of conspirators.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.These were criminals, thugs, dangerous, destroying their own environment.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.The virus that causes AlDS is the trickiest pathogen scientists have ever confronted.
Lewis Hyde'ın "Bu Dünyayı Düzenbazlar Oluşturur" kitabını okudum.I read a book called "Trickster Makes This World," by Lewis Hyde.
Düzenbaz değişim ajanıdır.Trickster is a change agent.
Bu bir düzenbazın gerçek özelliğidir.That's an actual quality of the trickster.
Bir düzenbazın bir diğer özelliği zeki şanstır.And another attribute of the trickster is smart luck.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.The trickster has a mind that is prepared for the unprepared.
Bunlardan biri bir düzenbazın diğer bir özelliği de bu çizgiden sapmamaktır.One is, another characteristic of trickster is that the trickster has to walk this fine line.
Bir düzenbazın sahip olması gerekenbir diğer özellik ise bir eve sahip olmamasıdır.And the one final quality I want to say about trickster is that he doesn't have a home.
Evet düzenbazdı, evet, üçkağıtçıydı.He was a con man, yeah, a con artist.
Seni küçük düzenbaz!You little phony!
Bu sadece birkaç çürük elma, birkaç düzenbaz asker."It's not the system.
Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Düzenbazların oyunu son bulur.He takes the wise in their own craftiness; the counsel of the cunning is carried headlong.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Therefore they will eat of the fruit of their own way, and be filled with their own schemes.
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,a heart that devises wicked schemes, feet that are swift in running to mischief,
İyi kişi RABbin lütfuna erer, Ama düzenbazı RAB mahkûm eder.A good man shall obtain favor from Yahweh, but he will condemn a man of wicked devices.
Çabuk öfkelenen ahmakça davranır, Düzenbazdan herkes nefret eder.He who is quick to become angry will commit folly, and a crafty man is hated.
Göz kırpmak düzenbazlığa, Sinsi gülücükler kötülüğe işarettir.One who winks his eyes to plot perversities, one who compresses his lips, is bent on evil.
Kötülük tasarlayan kişi Düzenbaz olarak bilinecektir.One who plots to do evil will be called a schemer.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.For such men are false apostles, deceitful workers, masquerading as Christ's apostles.
Kahrolsun o düzenbaz yalancılar,Perish will those who just guess and speculate,
Hagondes, yamyam bir düzenbaz ve palyaço ruhudur.Hagondes is a cannibalistic trickster and clown spirit.
O, düzenbazlığıyla kötü bir üne sahiptir.Il a la mauvaise réputation d'être malhonnête.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway incarne l'escroc James « Sawyer » Ford.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.On sait aussi qu'il se joue des serrures et des pièges.
Ayrıca düzenbazlar kilitli kapıları açar ve sinsice adam öldürebilme yeteneğine sahiptirler.On a même proposé d'enfermer les chiens enragés et de les laisser mourir d'une mort lente.
Diğer düzenbazlar akıllı bilge adamı içerir.Los imbéciles gobernarán sobre los sabios.
Diğer düzenbazlar akıllı bilge adamı içerir.И грязное слово прилипло к доброму человеку.
Chin Han, Lau rolünde: Gotham'daki mafyababalarının paralarını aklamaya çalışan Çinli düzenbaz.Chin Han como Lau: Banqueiro Chinês a serviço da mafia de Gothan.
Hugo (Lütfü Engin) — Düzenbaz bir hancı.Rosário – É, o senhor é estuprador.
Chaplin bu filmde işsiz güçsüz bir düzenbazdır.Chaplin interpreta um personagem muito diferente do Vagabundo neste filme.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Sorcerers hebben ook strikte regels wat betreft wapens en bepantsering.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway jako James „Sawyer” Ford, oszust.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Den bekämpas där med gift och fällor.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Джош Голловей зіграв шахрая Джеймса «Соєра» Форда.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway ztvárnil podvodníka Jamese „Sawyera“ Forda.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Lidé proto kromě pastí používají i otrávené návnady.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway a jucat rolul escrocului James "Sawyer" Ford.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Επιπλέον, απειλούνται από παγίδες, δηλητηριάσεις.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway potrætterede den sarkastiske bondefanger James "Sawyer" Ford.
Kurkarananazyum: Düzenbazlık Yasasını bozan büyücüler bu büyü tarafından lanetlenir.Troldmænd, der har brudt loven i den magiske verden, bliver sendt herhen.
Loki - Düzenbaz, yaramazlık, sorun ve ateş tanrısı.Loki: Dewa api dan penipu, tukang pencari masalah.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.乔什·霍洛韦飾演騙子詹姆斯·「索耶」·福特。
Loki - Düzenbaz, yaramazlık, sorun ve ateş tanrısı.Локи – бог на злото и огъня, известен с непостоянството и лукавостта си.
Daha sonra bu senaryoyu düzenbaz takımı fikri ile birleştirdi.Scenarist je pomiješao tu ideju s ekipom kriminalaca.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway įkūnijo cinišką apgaviką Džeimsą „Sojerį“ Fordą (James „Sawyer“ Ford).
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.El virus que causa el SIDA es el patógeno más taimado con el que los científicos se han enfrentado jamás.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.Il virus che provoca l'Aids è il più difficile che gli scienziati abbiano mai affrontato.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.에이즈를 발생시키는 바이러스는 과학자들이 대면한 병원체들 중 가장 까다로운 병원체입니다.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.Loại virút gây bệnh AIDS là nguồn bệnh mưu mẹo nhất mà các nhà khoa học từng đối mặt
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.Virus, ki povzroča AIDS, je najbolj zafrknjen mikrob, kar so jih znanstveniki odkrili.
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.Virusul care cauzează SIDA e cel mai viclean patogen cu care biologii s-au confruntat vreodată.