Ana içeriğe geç
Sözlük

düzen ile cümle

düzen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu odayı temiz ve düzenli tutmanı istiyorum.I want you to have this room clean and tidy.
Bu kasabada düzeni sağlamak zordur.It's difficult to keep order in this town.
Bu düzenleme sadece geçici.This arrangement is only temporary.
Bu çiçekleri benim için düzenler misin?Can you arrange these flowers for me?
Öğrenciler derslere düzenli olarak katılmalıdırlar.Students should attend classes regularly.
Çiçek düzenleme dersleri alıyorum.I take lessons in flower arrangement.
Emily, çay töreni ve çiçek düzenlemesi ile çok ilgileniyor.Emily is very interested in tea ceremony and flower arrangement.
Her zaman ofisini düzenli tutmak.Always keep your office tidy.
Ben düzenli olarak saat dokuzda yatmaya giderim.I regularly go to bed at nine.
Bir seyahat acentesi, gezimiz için her şeyi düzenledi.A travel agent arranged everything for our trip.
Odanızı düzenli tutmalısınız.You must keep your room tidy.
Düzenlemelere uymalısınız.You should keep to the regulations.
Sizin tavsiyeniz üzerine davranarak, daha düzenli egzersiz yapmaya karar verdim.Acting on your advice, I've decided to exercise more regularly.
Eğer senin düzenli desteğin olmasa, benim misyonum başarısızlıkla sonuçlanırdı.But for your steady support, my mission would have resulted in failure.
Bir hafta oldu fakat uyku düzensizliğinden hâlâ çekiyorum.It's been a week, but I'm still suffering from jet lag.
1960'larda, Japon üniversite öğrencileri kendi hükümetlerine karşı gösteri düzenlediler.In the 1960's, Japanese college students demonstrated against their government.
On beş yıl boyunca tatmin edici bir düzenlemeydi.It was a satisfactory arrangement for fifteen years.
Biz bir proje ekibi düzenledik.We organized a project team.
Polis, kanun ve düzenin korunmasından sorumludur.The police are responsible for the maintenance of law and order.
Kan dolaşımı düzenli değil.The cycle of blood is not regular.
Aylık personel toplantısı asla pazartesi günü düzenlenmez.The monthly staff meeting is never held on Monday.
Neşelen! Her şey yakında düzene girecek.Cheer up! Everything will soon be all right.
Trafik ışıkları trafiği düzenlemek için kullanılır.Traffic lights are used to regulate traffic.
Hong Kong Asya'daki en az düzenlenmiş ekonomidir.Hong Kong is the least regulated economy in Asia.
Bu akşam onun için bir veda partisi düzenliyoruz.We are giving a farewell party for him tonight.
Geçen yıl Nagoya'da bir bisiklet yarışı düzenlendi.A bicycle race was held in Nagoya last year.
Kulübümüz aylık toplantısını gelecek çarşamba günü düzenleyecek.Our club will hold its monthly meeting next Wednesday.
Bizim sınıf düzenli tutuldu.Our classroom was kept tidy.
Biz Dr Kawamura onuruna bir veda partisi düzenledik.We held a farewell party in honor of Dr. Kawamura.
Onun için veda partisi düzenleyeceğiz.We are going to hold a farewell party for him.
Her yıl bir sergi düzenleriz.We hold an exhibition every year.
25 dolarlık bir çek düzenledim ve onu satış elemanına verdim.I made out a check for $25 and handed it to the salesperson.
Bu odadaki mobilyaların düzenini seviyorum.I like the arrangement of the furniture in this room.
Hâlâ uyku düzensizliği çekiyorum.I'm still suffering from jet lag.
Yazmadan önce cümleleri aklımda düzenlemeye dikkat ederim.I make a point of arranging sentences in my mind before writing them down.
Lütfen bana bir sonraki toplantının ne zaman düzenleneceğini söyle.Please tell me when the next meeting will be held.
Odanı temiz ve düzenli tut.Keep your room neat and tidy.
Tüm düzenlemeler bizim kalkmadan önce yapılmalıdır.All the arrangements should be made prior to our departure.
En kısa sürede toplantının düzenlenmesini istiyoruz.We want the meeting arranged as soon as possible.
Düzenli olarak yemek zorundasın.You have to eat regularly.
Taze sebzeler sağlığı düzenler.Fresh vegetables promote health.
Hükümet eğitimi yeniden düzenliyor.The government has been reforming education.
Her durumda, atletik karşılaşma düzenlenecek.Rain or shine, the athletic meet will be held.
Çiçek düzenlemeyi öğrenmek istiyorum.I'd like to learn how to arrange flowers.
Âdetlerim düzenli.My period is regular.
Bu düzenlemeyi severim.I love this arrangement.
Fiyatlar kesinlikle savaş sırasında düzenlendi.Prices were strictly regulated during the war.
Brown ikizleri, son zamanlarda her ikisi de evlendi, bir parti düzenledi.The Brown twins, both of whom got recently married, held a party.
Bir genel seçim mayıs ayında düzenlenecek.A general election will be held in May.
Muhteşem tapınakta kutsal tören düzenlendi.The sacred ceremony was held in the magnificent temple.
Bazı erkek çocukları düzenli olarak yıkanmaktan hoşlanmazlar.Some boys don't like to bathe regularly.
Düzenli testler almaya ek olarak, bizim uzun bir deneme teslim etmemiz gerekiyor.In addition to taking the regular tests, we have to hand in a long essay.
En iyisi düzenli olarak dişçiye gitmektir.It's best to go to the dentist at regular intervals.
Düzenli bir iş arıyorum.I'm looking for some regular work.
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
Fakuoka Maratonu pazar günü düzenlendi.The Fukuoka Marathon was held on Sunday.
Giriş töreni saat onda düzenlenecek.The entrance ceremony will be held at 10 o'clock.
Onun odası her zaman düzenli.His room is always tidy.
Onun odası her zaman düzensizdir.His room is always out of order.
Onun nabız düzenli mi?Is his pulse regular?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod