Ana içeriğe geç
Sözlük

düzeltmek ile cümle

düzeltmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her şeye rağmen evliliğini düzeltmek istedi.Postanowił zatem zaaranżować małżeństwo.
Lübnan pasaport sorunlarını düzeltmek.Historia lubelskiej lekkoatletyki.
Çeşitli anti yansıtma çözeltiler Bu problemi düzeltmek için kullanılmıştır.Nästan all modern antireflexbehandling görs på detta sätt.
Her şeyi düzeltmek Jerry'ye düşer.Det är upp till X-men att ställa allt till rätta.
Akımlar da,çünkü voltajı ve çeken direnci düzeltmek için azaltılacak.Orsaken är att de går sönder även vid en mild påkörning och måste lagas.
Dolayısıyla soğurucu teorisi bu noktayı düzeltmek için formüle edildi.Таким чином, теорія поглинання була сформульована як спроба виправити цей недолік.
John von Neumann basit etkinmeyi düzeltmek ve korelasyonu azaltmak için basit bir algoritma icat etti.John von Neumann vynalezl jednoduchý algoritmus jak zafixovat jednoduché zkreslení a snížit zkreslení.
Yatırımdır: Uzun dönemde bir işi hatasız yapmak sonradan düzeltmekten daha ucuzdur.Neboť (jak bylo řečeno): je lepší vykonat dobrý skutek než hodně promíjet.
Sağlığını düzeltmek için egzersiz yapmayı reddetti, komiserlik binasını veya dairesini nadiren terk etti.Poté se zcela stáhl z veřejného života a svůj byt opouštěl jen zřídkakdy.
Gazan sonra ekonomiyi düzeltmek yeni kanunlar ilan etti.Následně se zákonodárci domluvili na návrhu novely zákona.
Bilgisayar sistemlerinde hata bulmak ve düzeltmek bazen moda, bazen demode gözükür.Detectarea și corecția erorilor în sistemele computerizate par să plece și să revină la modă.
Hükümeti düzeltmek için yeni adımlar attı ve daha çok Goraneye yeni hükümetinde yer verdi.Lépéseket tett a kormányzás megreformálására és több gorane politikust vont be az új kormányba.
Şimdi yapmaları gereken tek şey 1955'e geri dönüp yapılan değişikliği düzeltmektir.A felújítást 1955-ben bővítés és átalakítás követett.
Reparo: Zarar görmüş veya kırılmış nesneleri düzeltmek için kullanılır.Kuvaus: Korjaa rikkoutuneen tai vahingoittuneen esineen.
Birçok madde önceki hükümetlerin yanlışlarını düzeltmek için belirgin bir açıklıkla yazıldı.Nagyin johtama hallitus selvitti joitakin aikaisempia väärinkäytöksiä.
Genelde sorunları düzeltmek yerine daha kötü eder.Lähettien hoidossa he sen sijaan useimmiten paranivat.
Her şeye rağmen evliliğini düzeltmek istedi.Han anmoder senere en ophævelse af deres ægteskab.
Her şeyi düzeltmek Jerry'ye düşer.Det bliver derfor op til familien selv at redde Jerry.
Her şeye rağmen evliliğini düzeltmek istedi.Det ble likevel planlagt et nytt ekteskap for ham.
Yaptığı en önemli girişim Fransa ile gerilen ilişkileri düzeltmek oldu.Pemerintahannya yang terkenal adalah memperbaharui hubungan-hubungan dengan Spanyol.
Her şeye rağmen evliliğini düzeltmek istedi.Namun, dia membatalkan rencana pernikahannya.
Reparo: Zarar görmüş veya kırılmış nesneleri düzeltmek için kullanılır.Pengucapan: re-PAR-oh Deskripsi: Digunakan untuk memperbaiki benda rusak atau rusak.
Birçok madde önceki hükümetlerin yanlışlarını düzeltmek için belirgin bir açıklıkla yazıldı.Banyak pasal terkait sebagai perbaikan terhadap pemerintahan sebelumnya yang menyimpang.
Her şeyi düzeltmek Jerry'ye düşer."Nói với con trai mày là mọi chuyện sẽ ổn đi, Gordon.
Amacı intikam değil; aslında dünyayı düzeltmek istiyor.Ông ta không vì báo thù, ông ta chỉ muốn hàn gắn thế giới.
Aynı anda 8 parçaya kadar kayıt yapmak, kayıtların zamanlamasını ve perdesini düzeltmek de mümkün oldu.Nó cũng có thể ghi lên đến 8 bài hát cùng một lúc và có thể sửa thời gian và mức độ ghi.
365'in kış ayının ardından Valens'in birinci önceliği durumu düzeltmek umuduyla doğuya hareket etmek oldu.Ưu tiên đầu tiên của Valens sau mùa đông năm 364 là tiến về phía đông với hy vọng chống đỡ tình hình.
Rose ve Norah hayatlarını düzeltmek için zorlu mücadelelere gireşeceklerdir.Max và Raul chiến đấu vất vả để trở về an toàn.
Şimdi yapmaları gereken tek şey 1955'e geri dönüp yapılan değişikliği düzeltmektir.対策として、1955年度から近代化を目的とした更新修繕が開始された。
Ütü, kumaşların kırışıklıklarını düzeltmek için kullanılan alet.壊れたひみつ道具を直すときに使う。
Genelde sorunları düzeltmek yerine daha kötü eder.通常問題より正解として曖昧なものを出題する。
Mançuca Dasa kelimesi de düzeltmek manası taşır.結局、鈴木内閣は表現の訂正に応じる方針に転じる。
11 Şubat 2005’te, Derin Darbe’nin roketleri uzay aracının rotasını düzeltmek üzere planlandığı gibi ateşlendi.2005年2月11日,深度撞击号携带的火箭按计划点火,以修正探测器的路线。
Çeşitli anti yansıtma çözeltiler Bu problemi düzeltmek için kullanılmıştır.“第二次大整风运动”是为了纠正这些错误。
Amacı intikam değil; aslında dünyayı düzeltmek istiyor.目的是要摧毀幻晶,但其實等同是摧毀世界。
ROB bütünüyle dallanma tahmini hatalarını düzeltmek amacıyla tasarlanmıştır.ROB主要是由分支错误预测恢复所推动。
11 Şubat 2005’te, Derin Darbe’nin roketleri uzay aracının rotasını düzeltmek üzere planlandığı gibi ateşlendi.2월 11일, 계획대로 탐사선의 궤도를 바꾸기 위해 탐사선의 로켓이 점화되었다.
Genelde sorunları düzeltmek yerine daha kötü eder.Това често е по-добре, отколкото дебъгването.
Amacı intikam değil; aslında dünyayı düzeltmek istiyor.On nema potrebu za osvetom; on zapravo pokušava izliječiti svijet.
Genelde sorunları düzeltmek yerine daha kötü eder.No, vrlo često zatvori uzrokuju više problema no što ih rješavaju.
11 Şubat 2005’te, Derin Darbe’nin roketleri uzay aracının rotasını düzeltmek üzere planlandığı gibi ateşlendi.11. veljače, rakete na letjelici Deep Impact su se upalile kako bi izvele promjenu smjera letjelice.
Her şeye rağmen evliliğini düzeltmek istedi.Pokušao je i poništiti brak.
Bu ekonomiyi düzeltmek de XI. Karl'ın göreviydi.Povod revoluciji bili su pokušaji rješavanja ekonomske krize Luja XVI.
Dolayısıyla soğurucu teorisi bu noktayı düzeltmek için formüle edildi.Práve Strechaj bol preto vybraný, aby v tomto smere zjednal nápravu.
Kurumun amacının dünyanın durumunu düzeltmek, geliştirmek olduğu iddia edilmektedir.Karierne odločitve temeljijo na želji, da bi izboljšal svet.
Genelde sorunları düzeltmek yerine daha kötü eder.Tavaelus aga on probleemide lahendamisel eelistatav nende teadvustamine.
Şimdi yapmaları gereken tek şey 1955'e geri dönüp yapılan değişikliği düzeltmektir.Ainuke muudatus mis filmis tehti, oli tegevustiku nihutamine 1932. aastast 1935. aastasse.
John von Neumann basit etkinmeyi düzeltmek ve korelasyonu azaltmak için basit bir algoritma icat etti.Üks selliseid algoritme on John von Neumanni loodud lihtne viis, kuidas bitijada kallutatust vähendada.
Her iki durumda da çözüm, ölçümü düzeltmek için fazladan şartların kullanılmasıdır.Mõlemal juhul mõõdetakse aega, mis kulub sõna ütlemisele.
Bu durum karşısında hatayı düzeltmek için ECC parite biti kullanılır.Enne ECC-mälu kasutusele tulekut kasutati vigade leidmiseks paarsust.
1. ders... bazı kavramlar hakkındaki yanlış inanışlarınızı düzeltmek istiyorum.D'accord ? Numéro 1. Je veux vous surprendre avec quelques notions.
1. ders... bazı kavramlar hakkındaki yanlış inanışlarınızı düzeltmek istiyorum.Nomor 1. Oke? Saya ingin menyadarkan Anda tentang sedikit kesalahan.
1. ders... bazı kavramlar hakkındaki yanlış inanışlarınızı düzeltmek istiyorum.Будем надеяться, они станут для вас основами этого курса.
Ama burada zor olan sadece hukuku duzeltmek ve degistirmek degil.Ale problémem zde nejsou jen změny a doplňky zákona.
Ama burada zor olan sadece hukuku duzeltmek ve degistirmek degil.Ale to wyzwanie nie dotyczy tylko poprawienia systemu prawa.
Ama burada zor olan sadece hukuku duzeltmek ve degistirmek degil.Ale výzvou tu nie je len novelizovanie práva.
Ama burada zor olan sadece hukuku duzeltmek ve degistirmek degil.Dar provocarea aici nu este doar De modificare a legilor.
Ama burada zor olan sadece hukuku duzeltmek ve degistirmek degil.De a kihívás itt nem csupán a jogrend javítgatása.
Ama burada zor olan sadece hukuku duzeltmek ve degistirmek degil.Doch die Herausforderung besteht nicht nur darin, das Gesetz auszubessern.
Ama burada zor olan sadece hukuku duzeltmek ve degistirmek degil.하지만 여기서 문제는 단지 법을 수정하는 것이 아닙니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
düzeltmek ile cümle - Sayfa 4 - düzeltmek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App