Tom gözlüğünü düzeltti.Tom straightened his glasses.
Bu ülkedeki insanların yüzde doksanı düzenli olarak egzersiz yapmaz.Ninety percent of the people in this country don't exercise regularly.
Şimdi her şeyin düzeleceğine eminim.I'm sure everything will be OK now.
Eğer hatalar varsa, onları düzelt.If there are mistakes, correct them.
Talat Paşa'ya 1921 yılında Berlin'de suikast düzenlendi.Mehmed Talat was assassinated in Berlin in 1921.
Ben hatalıydım. Sen hatalıydın ve ikimizin bu hatayı düzeltmesi gerekiyor.I was wrong, you were wrong, and both of us need to correct this mistake.
O uluslararası düzeyde bir bilim adamıdır.He's a world-class scientist.
Bir hatayı düzeltmenin ilk adımı sabırdır.The first step to correcting a mistake is patience.
Pazartesi günü onun durumu biraz düzeldi.On Monday, his condition improved slightly.
O ileri düzey bir Esperanto dersi alıyor.He is taking an advanced course in Esperanto.
Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var.In my country, there is a shocking amount of mathematical ignorance.
Onu düzeltmek için bitkiye bir çubuk bağladım.I tied a stick to the plant to straighten it.
Burası toplantı odası, ama orada neredeyse hiç toplantı düzenlenmiyor.This is the meeting room but there are almost no meetings held here.
Tom sınav kağıtlarını düzeltiyor.Tom is correcting exam papers.
Ben hatalarımı düzeltiyorum.I am correcting my mistakes.
Ben şimdiye kadar ilk kez sınav kağıtlarını düzelttim.This is the first time I've ever corrected exam papers.
Yatağımı düzeltemem. Buna vaktim yok.I cannot make my bed. I don't have time for that!
Biz yazım hatalarını düzeltiyoruz.We are correcting spelling mistakes.
Evleri Feng Shui'ye göre düzenlendi.Their house is organized according to Feng Shui.
Metnimi düzelttiğin için teşekkürler.Thank you for correcting my text.
Hiç Tatoeba'da bir cümle düzelttin mi?Have you ever corrected a sentence on Tatoeba?
Odamı düzenlemek zorunda olduğum için dışarı çıkmayacağım.I am not going out because I have to tidy my room.
Onu düzeltmek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to correct it.
Odayı düzenlemek için sıra benimdi.It was my turn to straighten up the room.
Ben bu makaleyi düzeltmek zorundayım.I have to correct this article.
O, hükümette üst düzey bir konuma sahiptir.He holds a senior position in the government.
O hükümette üst düzey bir konuma sahiptir.She holds a senior position in the government.
Hatayı düzelttim.I've corrected the mistake.
Cümleleri düzeltmeyi severim.I like to correct sentences.
Onların işi makaleleri düzeltmek.Their job is to correct articles.
Bu son derece önemli bir düzeltmedir.This is an extremely important correction.
Düzeltmek için isteklilik bir bilgelik işaretidir.Willingness to correct is a sign of wisdom.
Bu metni neden düzeltiyorsunuz?Why are you correcting this text?
Onu kibarca düzelttim.I politely corrected him.
O kibarca beni düzeltti.She politely corrected me.
Kibarca beni düzeltti.He politely corrected me.
Birkaç düzeltme yaptım.I’ve made a few corrections.
Göz kendi rahatlık düzeyinin ötesini görmez.The eye doesn't see beyond its own comfort level.
Bu yıl kaç tane konser düzenlenecek?How many concerts will be organized this year?
O bu şirketin düzenli bir çalışanı değil.She's not a regular employee of this company.
Sizin toprağınızın düzeltilmeye ihtiyacı var.Your soil is in need of amending.
Tom düzenli.Tom is a regular.
Bu, düzenbaz kısım.This is the tricky part.
Tom işleri Mary için düzeltmek için bazen uğradı.Tom stopped by occasionally to fix things for Mary.
Bunu düzeltmek zorundayız.We have to fix this.
O düzenleniyor.It's being arranged.
Tom'un sana yapmanı söylediği şeyi yap ve her şey düzelecektir.Do what Tom tells you to do and everything will be fine.
Her şey düzenlendi.Everything has been arranged.
Bu oldukça düzensiz.This is highly irregular.
Hata yaparsam, lütfen beni düzeltin.Please correct me when I make a mistake.
Cuma günü bir basın toplantısı düzenleyemiyoruz.We can't have a press conference on Friday.
Bulursanız hataları düzeltin.Correct the mistakes if found.
Eğer varsa, hataları düzeltin.Correct the errors, if there are any.
Tom için bir parti düzenleyelim.Let's throw a party for Tom.
O bir düzenbaz.He's a con artist.
Bir basın toplantısı düzenleyelim.Let's call a press conference.
Bir toplantı düzenleyelim.Let's set up a meeting.
Tom bir buluşma düzenlemek istiyor.Tom wants to set up a meeting.
Birkaç test daha düzenlemek istiyorum.I'd like to run a few more tests.
Bunu düzeltmemi ister misiniz?Would you like me to proofread this?