Bu denemeyi düzeltmeme yardımcı olabilecek bir yerli konuşmacı arıyorum.I'm looking for a native speaker who could help me correct this essay.
Hem Adobe'nin hem de Apple'ın üst seviye düzenleme programları var.Adobe and Apple both have top-notch video editing programs.
Lütfen hataları düzeltin.Please correct the errors.
Satranç oyuncusu rakibinin yerini düzeltti.The chess player put his opponent in check.
Lütfen onu düzeltin.Please correct it.
Çiçek düzenleme Japonya'da geleneksel bir zanaattır.Flower arranging is a traditional craft in Japan.
Tom, sarhoş ve düzensiz olduğu için tutuklandı.Tom was arrested for being drunk and disorderly.
Tom annesiyle birlikte düzenli olarak suşi yer.Tom regularly eats sushi with his mother.
Tom sadece bir başlangıç düzeyinde.Tom is only a beginner.
Tom toplantıyı düzenlemek için uygun bir yer arıyor.Tom is looking for a suitable place to hold the meeting.
Tom kendini düzeltmezse hapsi boylayacak.Tom is likely to end up in prison if he doesn't straighten up.
Tom gelecek cumartesi Mary için sürpriz bir doğum günü partisi düzenliyor.Tom is throwing a surprise birthday party for Mary next Saturday.
Tom Mary için bir sürpriz parti düzenliyor.Tom is planning a surprise birthday party for Mary.
Tom Mary'ye denemesini düzelttirdi.Tom had Mary correct his essay.
Tom Mary'den ona partiyi düzenlemesi için yardım etmesini rica etti.Tom asked Mary to help him organize the party.
O düzenli bir işkolik.He's your regular workaholic.
Biz, partiyi düzenlemek için bir oda kiralamak zorundayız.We have to rent a room to hold the party in.
Tom her şeyin düzenli olduğunu düşündü.Tom thought everything was in order.
Tom hatalarını düzeltmeye isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to correct his mistakes.
Tom benim evrakımı düzelterek iyi bir iş yaptı.Tom did a good job proofreading my paper.
Tom, Mary'nin taslağını düzelterek iyi bir iş yaptı.Tom did a good job proofreading Mary's rough draft.
Tom bir bıçakla sakalını düzeltmeyi denemeye karar verdi, fakat çok başarılı değildi.Tom decided to try trimming his beard with a knife, but he wasn't very successful.
Tom web sitesini yeniden düzenlemeye karar verdi.Tom decided to redesign his website.
Tom talimat vermek için toplantı düzenledi.Tom called the meeting to order.
Tom ve Mary oturma odasındaki mobilyaları yeniden düzenlediler.Tom and Mary rearranged the furniture in their living room.
Makul düzeyde istediğin bir şeyi sana vereceğim.I'll give you anything you want within reason.
Her şey düzenli görünüyor.Everything seems to be in order.
Uzun zaman önce, Yunanlılar sık sık büyük atletik olaylar düzenlerdi.Long ago, the Greeks would frequently hold great athletic events.
Tom size düzenli olarak haber verecektir.Tom will keep you posted.
Azot döngüsünde çeşitli düzensizlikler vardır.There are several irregularities in the nitrogen cycle.
Kaosun antitezi düzendir.Cosmos is the antithesis of chaos.
Tom çantalarını düzenledi.Tom packed his bags.
Biz hepimiz katıksız düzenbazız. Hiçbirimize inanma.We are arrant knaves, all. Believe none of us.
Yazımı nasıl düzenlemem gerekir?How should organize my writing?
Ben en küçük ayrıntıları bile düzelttim.I corrected even the smallest details.
Bu yüksek düzeyde konsantrasyon gerektiren iş türü.This is the kind of work that requires a high level of concentration.
Lütfen cümleyi düzelt.Please correct the sentence.
Bu cümleyi lütfen düzeltin.Please correct the sentence.
Konferans geleneksel olarak düzenlendi.The conference was carried traditionally.
Dün Bay Jones için bir veda partisi düzenlendi.Yesterday, a farewell party was held for Mr. Jones.
Bay Smith için bir veda partisi düzenlendi.A farewell party was held for Mr. Smith.
Emekli olan bir yönetici için bir veda partisi düzenlendi.A farewell party was held for the executive who was retiring.
Bahçeyi düzenlemesi için bir bahçıvan çağrıldı.A gardener was called in to design the garden.
Her zaman iş yerinizi düzenli tutun.Always keep your workplace organized.
O benim yazımı düzeltti.He proofread my manuscript.
Başbakan yarın bir basın toplantısı düzenleyecek.The Prime Minister will hold a press conference tomorrow.
Derslerimi düzenli bir şekilde takip ettim.I followed my lessons diligently.
Mary masasını düzenledi.Meg straightened up her desk.
Lütfen aşağıdaki cümleyi düzeltin.Please correct the following sentence.
Butan'ın milli sporu okçuluktur ve yarışmalar düzenli olarak çoğu şehirlerde düzenlenir.Bhutan's national sport is archery, and contests are regularly organized in most towns.
Hatalıysam beni düzelt.Correct me if I'm wrong.
Lütfen cümleyi düzeltin.Please change the sentence.
Yağmur yağarsa bahçe partisi düzenlenmez.If it happens to rain, the garden party won't be held.
Yakında kar yağışı duracak ve sonra hava düzelecek.It will soon stop snowing, and then the weather will improve.
Bay Jones'a kompozisyonumu düzelttirdim.I had Mr. Jones correct my composition.
Beş veya altı Nisan'da bizimle bir toplantı düzenlemek mümkün müdür?Would it be possible to set up a meeting with us on April fifth or sixth?
Kompozisyonumu Bay Jones'a düzelttirdim.I had my composition corrected by Mr. Jones.
Tom ortalama düzeydedir.Tom is average.
O, onun düzenli olarak okula devam etmesini talep etti.She demanded that he attend school regularly.
Mary saçını düzelttirdi.Mary got her hair fixed.