Ana içeriğe geç
Sözlük

düze ile cümle

düze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Mary, bunu onun için düzeltmemi istiyor.Mary wants me to fix this for her.
Tom eskiden olduğu kadar düzensiz değil.Tom isn't as disorganized as he used to be.
Tom pazartesi günü diş düzeltim uzmanına gitti.Tom went to the orthodontist on Monday.
Tom hâlâ bunu nasıl düzelteceğini bulmaya çalışıyor.Tom is still trying to figure out how to fix that.
Tüm seyahat düzenlemelerine dikkat edeceğim.I'll take care of all the travel arrangements.
Tom düzenlemeler üzerinde çalışıyor.Tom is working on the arrangements.
Tom'un dairesi çok düzenli.Tom's apartment is very tidy.
Tom bunu düzeltmek istemiyor.Tom doesn't want to fix that.
Tom Mary'nin moralini düzeltmek istiyordu.Tom wanted to cheer Mary up.
Tom bunu düzeltmek istemedi.Tom didn't want to fix that.
Bu partiyi Tom düzenledi.Tom organized this party.
Tom bu partiyi düzenledi.Tom organized this party.
Tom bunu düzeltecek.Tom is going to fix this.
Tom onu düzeltecek.Tom is going to fix that.
Tom evini düzenlemek istiyor.Tom wants to declutter his home.
Sürücüyü düzenli olarak birleştirmeniz gerekiyor.You need to defragment the drive on a regular basis.
Tom düzenli, ama Mary değil.Tom is tidy, but Mary isn't.
Lütfen onu senin için düzeltmeme izin ver.Please let me fix that for you.
Odamı pek düzenli tutmuyorum.I don't keep my room very tidy.
Onu pek düzenli yapmıyorum.I don't do that very regularly.
Tom düzenli değildir ama Mary düzenlidir.Tom isn't organized, but Mary is.
Tom benim kadar düzenli değil.Tom isn't as neat as I am.
Onu düzeltemedim.I wasn't able to fix that.
Tom'un düzensiz olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is disorganized.
Onu senin için düzelteyim.Let me fix that for you.
Onu düzelteceğim.I'm going to fix that.
Tom'un bu kadar düzenli olacağını sanmıyordum.I didn't think Tom would be so organized.
2018 Kış Olimpiyat Oyunları, Pyeongchang'da düzenlenecek.The 2018 Winter Olympic Games will be held in Pyeongchang.
Sami onu düzeltecek.Sami is gonna fix that.
Sami bu pencereyi düzeltebilir.Sami can fix this window.
Plakalar nerede düzenlenmiş?Where are the plates arranged?
Tom, Mary'nin tereyağını düzenli olarak çaldı.Tom stole Mary's butter on a regular basis.
Sami düzenli olarak esrar içmeye başladı.Sami started smoking dope regularly.
Sami neredeyse her şeyi düzeltebilirdi.Sami could fix almost anything.
Sami bir motosiklet grubu düzenlemeye yardım etti.Sami helped organize a motorcycle group.
Tom, Mary'nin evini yeniden düzenledi.Tom remodeled Mary's home.
Sami, Youtube'da düzenli olarak video yayınlıyor.Sami regularly posts videos on YouTube.
Sami videoları daha düzenli olarak yayınlayacak.Sami is going to post videos more regularly.
Sami, Leyla'nın cinayetini düzenledi.Sami arranged Layla's murder.
Sami, mobilyalarını Kahire'ye taşımak için düzenlemeler yaptı.Sami made arrangements to transport his furniture to Cairo.
Sami onu çabucak düzeltebilir.Sami could fix that quickly.
Tom korkunç düzeyde utangaçtır.Tom is terribly shy.
Tom her şeyin nasıl düzeltileceğini biliyor.Tom knows how to fix everything.
Büyük bir parti düzenledik.We organized a huge party.
Bir gülümseme, her şeyi düzelten bir eğridir.A smile is a curve that sets everything straight.
Lütfen yanlış ya da tuhaf ise cümleyi düzenleyin.Please edit the sentence if it is wrong or awkward.
Tom her şeyi düzenledi.Tom orchestrated the whole thing.
Tom'un düzensiz olduğunu biliyorum.I know Tom is disorganized.
Tom'un düzenli olduğunu biliyorum.I know Tom is methodical.
Tom her şeyi düzeltti.Tom has fixed everything.
Tom bunu derhal düzelttirecek.Tom will have that fixed right away.
Düzenli çalışıyor musunuz?Do you work out regularly?
Çok düzenlisin, değil mi?You're very methodical, aren't you?
Bunu nasıl düzelteceğini bilen tek kişi sensin, değil mi?You're the only one who knows how to fix that, aren't you?
Tom'un düzelme şansı az.There's little hope Tom will recover.
Tom bunu düzeltecek, değil mi?Tom is going to fix that, isn't he?
Sami pazartesi ve perşembe günleri düzenli olarak oruç tutar.Sami regularly fasts on Mondays and Thursdays.
Tom eliyle saçını düzeltti.Tom ran his hand back through his hair.
Tom'un düzenli bir işi yok.Tom doesn't have a regular job.
Tom düzenli müşteri değil.Tom isn't a regular customer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
düze ile cümle - Sayfa 19 - düze kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App