Ana içeriğe geç
Sözlük

düze ile cümle

düze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biz bunu düzenli olarak kullanırız.We use it regularly.
Yazılımınızın düzenli aralıklarla güncellenmesi gerek.Your software needs to be updated periodically.
Japon çiçek düzenleme sanatına İkebana denir.The Japanese art of flower arrangement is called Ikebana.
Düzenleme son derece karlı olduğunu kanıtladı.The arrangement proved highly profitable.
Düzenlemeler zaten yapıldı.Arrangements have already been made.
Düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz.We're working on the arrangements.
Sizin için düzenlemeler yaptık.We've made arrangements for you.
Düzenlemeler yapıldı.The arrangements have been made.
Tom tüm düzenlemeleri yaptı.Tom made all the arrangements.
Bu olağan bir düzenlemedir.This is the usual arrangement.
Biz düzeni kötüye kullanmıyoruz.We're not abusing the system.
Her şeyi düzenledim.I've arranged everything.
İşleri daha etkili çözebilmek için faaliyetlerini daha iyi düzenle.Get your act together.
İlerleme kaydetmek için faaliyetlerini organize et, sıraya koy, düzenle.Get your act together.
Geleneksel ekmek fuarı düzenlediler.They organized a traditional bread fair.
Meryem eteğini düzeltti.Mary smoothed down her skirt.
Tom'un sağlığı önemli ölçüde düzeldi.Tom's health has improved dramatically.
Bütün bunları Tom düzenledi.Tom orchestrated all of this.
Tom ve Mary evliliklerini düzeltmek istediler.Tom and Mary wanted to fix their marriage.
Tom karısının öldürülmesini düzenlemekle suçlandı.Tom was convicted of arranging the murder of his wife.
Cümle düzenlemek için kalem ikonuna tıklayın.To edit a sentence, click on the pencil icon.
Yeni Zelanda okul çocukları düzenli olarak deprem tatbikatlarını taahhüt ederler.Schoolchildren in New Zealand regularly undertake earthquake drills.
Ailemizde kiliseye düzenli olarak katılan tek kişi Tom'dur.Tom is the only one in our family who regularly attends church.
Onu düzeltmek Tom'un sadece beş dakikasını aldı.It only took Tom a few minutes to fix that.
Tom'un Fransızcası oldukça iyi düzeliyor.Tom's French is coming along pretty well.
Onun düzeltilmesi gerekir.That needs to be corrected.
Tom çok düzenli bir şekilde yazar, değil mi?Tom writes very neatly, doesn't he?
Bu etkinliği Tom düzenliyor.Tom is coordinating this activity.
Tom'un daha düzenli olması gerekiyor.Tom needs to get more organized.
Tom çok düzenli değil, değil mi?Tom isn't very organized, is he?
Düzeni değiştirmek için çalışalım.Let's try to change the system.
Düzeni değiştirmemiz gerekiyor.We need to change the system.
Bunun düzeltilmesi gerek.This needs to be corrected.
Onlar şimdi onu düzeltti.They have corrected it now.
bu düzeltilecek.It's going to be corrected.
Tom onu düzelteceğini söylüyor.Tom says he'll correct it.
Ben bunu düzelteceğim.I'm going to correct this.
Biz onu düzeltmek zorundayız.We have to correct it.
Bunu düzeltemedim.I couldn't fix it.
Şimdi düzelmiş olması lazım.It should be fixed now.
Tom yatakları düzeltecek.Tom will make the beds.
İngiltere'de istihdam oranı rekor düzeyde.The UK employment rate is at a record high.
30 tane en çok kullanılan küfürlü kelimelerin listesini düzenledim.I compiled a list of 30 of the most common dirty words.
Zor kelimelerin listesini düzenledim, burada.Here's a list of difficult words I have compiled so far.
Şu ana kadar hatırlamakta zorlandığım kelimelerin listesini düzenledim, burada.Here's a list of words I have difficulty remembering that I have compiled so far.
Tom projeyi yok etmek için bir komplo düzenledi.Tom schemed to destroy the project.
Ben kararlı, düzenli ve sorumlu bir kişiyim.I'm a determined, organized, and responsible person.
Yaşamımızın her anını düzenleyen Angkar'dı.The Angkar regulated every moment of our lives.
Onun düzenlenebileceğini düşünüyorum.I think that can be arranged.
Bu düzensizlik affedilmez.This disorderliness is inexcusable.
Biz çiçekleri düzenliyorduk.We were arranging flowers.
Ben zeka düzeyimi bilmiyorum.I don't know my IQ.
Mary'nin dairesi çok düzenli.Mary's apartment is very tidy.
Bu karışıklığı kim düzeltebilir?Who can fix this mess?
Tom onu düzeltmek istedi.Tom wanted to fix that.
Onu şimdi düzeltemezsin.You can't fix that now.
Her sorunu düzeltemem.I can't fix every problem.
Birçok şeyin düzeltilmeye ihtiyacı var.Lots of things need fixing.
O, düzenlemede benden daha fazla zaman harcar.She spends more time organizing than I.
Programcılar çabucak hatayı düzeltti.The developers quickly fixed the bug.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod