Ana içeriğe geç
Sözlük

düze ile cümle

düze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu can sıkıcı hata nihayet düzeltildi.This annoying bug has finally been fixed.
Programcı arızayı düzeltti.The programmer fixed the bug.
Şu çiçekleri eve çeki düzen vermek için kullandım.I used those flowers to spruce up the house.
Bu partiyi düzenleyen kişi sen misin?Are you the one who organized this party?
Mary bahçesini tırmıkla düzenlemesi için Tom'u ikna etmeye çalıştı.Mary tried to talk Tom into raking her yard.
Ben onların egzersizlerini düzeltmem.I don't correct their exercises.
Benim şeylerin hepsi düzensiz bir şekilde.My things are all in a jumble.
Tom sadece düzenli bir adam.Tom is just a regular guy.
Bir hata yaparsam lütfen beni düzeltin.Please correct me if I make a mistake.
Mary odasını düzeltti.Mary straightened her room.
Ben yüksek düzeyden mezun oldum.I graduated from senior high.
Ben bir konuşma düzenleyemem.He can't hold a conversation.
Mektup düzenlemek bir kayıp sanat haline gelmektedir.Editing letter is becoming a lost art.
Tom ve Mary arasındaki işbirliği çok düzenli gitmiyor.The collaboration between Tom and Mary is not going very smoothly.
Hayatına çeki düzen verme zamanı.It's time to get your life together.
Bir soruşturma düzenlendi.An investigation has been ordered.
Tom üst düzey bir yöneticidir.Tom is a senior executive.
Hastanın durumu düzeldi.The patient's condition improved.
Hayatımı tekrar düzene sokmak istiyorum.I want to get my life back together.
Lütfen, onu düzelt.Correct it, please.
Onu düzenlerim.I'll arrange that.
Senin İngilizcen düzeldi.Your English has gotten better.
Bu düzenden bıktım.I'm fed up with this system.
Bunu düzeltmek zorundayım.I'm obligated to fix this.
Bozuk olmayan bir şeyi düzeltmek için bir neden yoktur.There's no reason to fix something that isn't broken.
Toplantıyı kim düzenledi?Who organized the meeting?
Biz düzeltici önlemleri uygulamalıyız.We must apply corrective measures.
Düzeltici lenslere ihtiyacım var.I need corrective lenses.
Bir tasfiye satışı düzenliyorlar.They're holding a liquidation sale.
Onlar bir tasfiye satışı düzenliyorlar.They're holding a clearance sale.
Şiir, en iyi sırada düzenlenmiş en iyi kelimelerden oluşur.Poetry consists of the best words arranged in the best order.
Kız kardeşim çok düzenli değildir ve kurs için kayıt olmayı unuttu.My sister is not very organized and forgot to register for the course.
Tom bir bağış toplama etkinliği düzenliyor.Tom is organizing a fundraising event.
Mary Tom'un düzensiz davranışı tarafından rahatsız oldu.Mary was troubled by Tom's erratic behavior.
Bu basit ipuçları evinizi düzenlemenize yardımcı olacaktır.These simple tips will help you declutter your home.
Bir ay içinde bir düğün düzenliyorum.I'm having a wedding in a month.
O, çocuğun yalanlar söyleme alışkanlığını düzeltmeye çalıştı.She has tried to correct the child’s habit of telling lies.
Tom'un odası şaşırtıcı şekilde düzenliydi.Tom's room was surprisingly tidy.
Emekli hakim, düzenli olarak fahişeleri ziyaret ederdi.The retired judge used to visit prostitutes regularly.
Kurtarma partileri düzenleniyor.Rescue parties are being organized.
Ekonomimiz hala düzelmedi.Our economy still hasn't improved.
Olimpiyat Oyunları her dört yılda bir düzenlenmektedir.The Olympic Games are staged every four years.
Tom düzenli bir müşteridir.Tom is a regular customer.
Biz onu düzelteceğiz.We're going to fix that.
Biz onu düzenleyebiliriz.We can arrange that.
Bunu düzeltebileceğimi düşünüyorum.I think I can fix this.
Onu derhal düzelteceğim.I'll fix it right away.
Tom iyi düzeyde yeniden seçilebildi.Tom could very well get re-elected.
Bu sorunu nasıl düzeltebilirim?How do I fix this problem?
Esperanto gerçekten düzenli ve kolay bir dildir.Esperanto is a truly regular and easy language.
Öğleden sonra hava düzelecek.It'll clear up in the afternoon.
Ben temel düzeyde Lehçe okuyabilirim.I can read Polish at a basic level.
Tom düzenli vücut egzersizi yapar.Tom works out regularly.
Her şey düzelecek bu yüzden endişelenmenize gerek yok.Everything is going to be okay so there's no need to worry.
Saçımı ütüyle düzeltmek sonsuza kadar sürüyor.Flat ironing my hair takes forever.
Bu sorunu düzeltmemiz gerek.We need to fix this problem.
Ayın sonundan önce programımı düzenlemek zorundayım.I have to organize my schedule before the end of the month.
Biz sorunu düzelttik.We've corrected the problem.
Bazı şeyleri düzeltmek zorundayız.We've got to fix some things.
Biz durumu düzelttik.We've corrected the situation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod