Ana içeriğe geç
Sözlük

düz ile cümle

düz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun uzun ve düzensiz saçları bir aslan yelesine benzerdi.His long and untidy hair was similar to a lion's mane.
Bir litre süt alın ve yumurta varsa bir düzine yumurta.Buy a liter of milk, and if there are eggs, buy a dozen eggs.
Yağmur nihayet düzeliyor.The rain is finally clearing up.
Durumun düzeleceğini düşünüyor musun?Do you think the situation will improve?
Bunu kendim düzelteceğim.I'll fix it by myself.
İnsanlar dünyanın düz olduğunu düşünüyordu.People used to think that the earth was flat.
Bu yanlış anlaşılmayı düzeltmeye çalışalım.Let's try to clear up this misunderstanding.
İspanyolcada düzeltme işareti yoktur.The circumflex accent doesn't exist in Spanish.
"Ben bilgisayar düzelttim." "Evet, doğru.""I fixed the computer." "Yeah, right."
Hata düzeltildi.The bug has been fixed.
Her şey düzgünce giderse günde iki ya da üç parça yapabilirim.If all goes smoothly, I can make two or three pieces a day.
Yol silindiri caddeyi düzleştiriyor.The road roller is levelling the street.
Gecikmeyi nasıl düzeltebilirim?How can I fix the lag?
Kendime bir çeki düzen verirken bekle.Wait while I make myself decent.
Bunu düzeltebilir miyiz?Can we fix this?
O Avustralya'ya taşınana kadar yarı düzenli aralıklarla buluştuk.We dated on a semi regular basis until she moved to Australia.
O konferans her yıl düzenlenir.That conference is held every year.
Şunu ya doğru düzgün yap ya da hiç yapma.Do it well or don't do it.
Kitaplar konuya göre düzenlenir.The books are organized by subject.
Para yeni dünya düzeninin tek Tanrı'sıdır.Money is the only god of the new world order.
Mavi renk gibi, kakımlar da temel düzeyde bana hitap eden şeylerden biridir.Like the colour blue, stoats are one of the things that appeal to me on a primal level.
Ben sağlıklı kalmak için düzenli olarak spor yaparım.I do sports in order to stay healthy.
Lütfen bu cümleyi düzeltin.Please correct this sentence.
Nikah nerede düzenlendi?Where was the wedding held?
Eğer bu zaten düzenlenmiş olsaydı daha iyi olurdu.It would have been better if this was already arranged.
Dünyanın düz bir daire olduğu düşünülüyordu.It was thought the Earth is a flat disc.
Cenaze düzenlemeleri devam ediyor.Funeral arrangements are pending.
Dün gece düzinelercesi tutuklandı.Dozens were arrested last night.
Bu düzeltilmelidir.This should be corrected.
Tom'un bunu düzeltebileceğini düşünüyorum.I think Tom could fix this.
Üç kişi öldü. Düzinelercesi daha yaralandı.Three people died. Dozens more were wounded.
Onu düzelttiğin için teşekkürler.Thanks for fixing it.
Herhangi bir şeyi düzeltebiliriz.We can fix anything.
Bunu düzeltmeliyiz.We must fix that.
Tom düz A almayı umuyor.Tom is hoping to get straight A's.
Her şey çok düzenli gitti.Everything went very smoothly.
Seçmeler önümüzdeki pazartesi günü düzenlenecektir.Auditions will be held next Monday.
Son zamanlarda işler düzeldi.Recently things have improved.
Durum düzeldi mi?Has the situation improved?
Eşyaları düzenli tutman gerekiyor.You need to keep things organized.
Bir yarışma düzenleyelim.Let's have a contest.
Düzinelercesi hala kayıp.Dozens are still missing.
Tom etkinliği düzenledi.Tom organized the event.
Hiçbir düzen mükemmel değildir.No system is perfect.
Biz bunu düzenli olarak kullanırız.We use it regularly.
Yazılımınızın düzenli aralıklarla güncellenmesi gerek.Your software needs to be updated periodically.
Japon çiçek düzenleme sanatına İkebana denir.The Japanese art of flower arrangement is called Ikebana.
Düzenleme son derece karlı olduğunu kanıtladı.The arrangement proved highly profitable.
Düzenlemeler zaten yapıldı.Arrangements have already been made.
Düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz.We're working on the arrangements.
Sizin için düzenlemeler yaptık.We've made arrangements for you.
Düzenlemeler yapıldı.The arrangements have been made.
Tom tüm düzenlemeleri yaptı.Tom made all the arrangements.
Bu olağan bir düzenlemedir.This is the usual arrangement.
Biz düzeni kötüye kullanmıyoruz.We're not abusing the system.
Her şeyi düzenledim.I've arranged everything.
İşleri daha etkili çözebilmek için faaliyetlerini daha iyi düzenle.Get your act together.
İlerleme kaydetmek için faaliyetlerini organize et, sıraya koy, düzenle.Get your act together.
Geleneksel ekmek fuarı düzenlediler.They organized a traditional bread fair.
Çok düzgün dişlerin var.You have very straight teeth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod