O bana yarım düzine keten mendil verdi.He gave me a half dozen linen handkerchiefs.
Bu çiçekleri düzenleyeceğim.I'm going to arrange these flowers.
Lütfen bu kopyayı benim için düzeltin.Please correct this copy for me.
Uçağın kontrolleri düzensizdi.The controls of the plane were out of order.
Onun yazım hatalarını düzelttin mi?Didn't you proofread it?
Hava düzelince devam edebiliriz.We'll be able to go on when it clears up.
Tom yeniden düzenliyor.Tom has been reorganizing.
Tom kefalet düzenliyor.Tom is arranging bail.
Tom düzeliyor.Tom is in remission.
Bir parti düzenleyelim.Let's throw a party.
Tom'un raporumu düzeltmesini istedim.I asked Tom to proofread my report.
Sanırım sorunu nasıl düzelteceğini biliyorsun.I assume you know how to fix the problem.
Sanırım hataları düzeltmek için çalışıyorsun.I assume you're working on correcting the mistakes.
Bunu düzeltebilirim.I can put this right.
Ayrılmadan önce dosyalarımı düzenlememe yardım edebilir misin?Can you help me organize my files before you leave?
Bulduğunuzu düzenleyin.Organize what you have found.
Ben zaten düzenlemeler yaptım.I've already made arrangements.
Boston'a geri dönmemiz için ulaşımı düzenledim.I've arranged transportation for us back to Boston.
Cenaze düzenlemelerini yapmak zorundayım.I've got to make funeral arrangements.
Bir toplantı düzenledim.I've set up a meeting.
Bir hatayı düzeltmeliyim.I have to fix a mistake.
Sanırım her şeyi düzenli bulacaksın.I think you'll find everything in order.
Düz dur!Stand straight!
Ben sadece dolabımı düzenledim.I just organized my closet.
Sadece masamı düzenledim.I just organized my desk.
Düzgün bir şekilde yapılan işleri severim.I like things done properly.
Bazı düzeltmeler yaptım.I made some corrections.
Onu düzenleyebilirim.I might be able to arrange that.
Sanırım onu düzenleyebilirim.I think I can arrange that.
Sanırım o düzenlenebilir.I think that could be arranged.
LASIK, kornea yüzeyini düzeltmek için kullanılan bir lazerdir.In LASIK, a laser is used to adjust the surface of the cornea.
Kendimi düzelttim.I corrected myself.
Tom kendini düzeltti.Tom corrected himself.
Arabana düzenli bakım yapmalısın.You should perform regular maintenance on your car.
Hava düzelir düzelmez gideceğiz.We'll leave as soon as the weather clears up.
Bir sonraki Dünya Kupası Brezilya'da düzenlenecek.The next World Cup will be held in Brazil.
Dairemi düzenlemek istiyorum.I want to declutter my apartment.
Düzenli bir dairesi var.She has a a tidy apartment.
Hava düzelirse yürüyüşe çıkacağım.I'll go for a walk if the weather improves.
Eğer hava düzelmezse içeride piknik yapacağız.We'll have our picnic inside if the weather doesn't improve.
Tom ve Mary hava düzelirse yarın yürüyüşe gitmeyi planlıyor.Tom and Mary plan to go hiking tomorrow if the weather improves.
Her sabah saçımı düzeltirim.I straighten my hair every morning.
Ben saçımı her gün düzleştiririm.I straighten my hair every day.
Bizim ordu düşmana karşı bir gece baskını düzenledi.Our army staged a night raid against the enemy.
Dört çekerli arabalar kaygan ve ıslak düzeylerde direnebilir.Cars with AWD stand out on slippery and wet surfaces.
Siz ikinizin onu nasıl düzelteceğinizi çözeceğinizden eminim.I'm sure you two will figure out how to fix that.
Tom bütün geceyi tezini düzelterek geçirdi.Tom spent all night proofreading his thesis.
Tüm düzenlemeleri ele alacağım.I'll handle all the arrangements.
Tom bir arabayı düz kontak yaparken yakalandı.Tom was caught hot-wiring a car.
Onu düzenleyebileceğimizden eminim.I'm sure we could arrange that.
Bütün düzenlemeleri ben yapacağım.I'll make all the arrangements.
Tom'un onu düzenleyebileceğinden eminim.I'm sure Tom can arrange that.
Bunun düzenlenebileceğinden eminim.I'm sure it could be arranged.
Birazdan düzelirim.I'll be all right in a minute.
Bir dakikaya kalmaz düzelirim.I'll be all right in a minute.
Odan her zaman çok düzenli.Your room is always so neat.
Tom hastalık düzeyinde bir yalancıdır.Tom is a pathological liar.
Düzenlemeleri yapacağım.I'll make the arrangements.
Tom şeyleri düzeltmeyi seviyor.Tom likes to fix things.
Tom çiti düzeltti.Tom trimmed the hedge.