Ana içeriğe geç
Sözlük

düse ile cümle

düse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
En fazla yağış İlkbahar ve Sonbahar aylarında düşer.Най-много дъждове падат пролет и есен.
Benzer şekilde, yer çekim alanına düşen fotonlar daha enerjik hale gelir ve bir blueşifting sergilerler. ...По подобен начин, фотоните, попадащи в гравитационно поле, се енергизират и проявяват синьо отместване.
Düşes törene katılmadı; önceki yılın ekim ayında Londra'da kalırken Edward'a "Bu ülkeden nefret ediyorum.Именно тогава Наполеон казва: “Ако до 15 дни не съм в Лондон, то ще съм във Виена до средата на ноември“.
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.Nakon dvije godine učinkovitost im pada na manje od 50%.
40 millik bir sürüş başlangıçta 3.20 dolarken zaman içerisinde 0.80 dolara düşecektir.64 km vožnje u početku će koštati 3,20 USD i pasti tijekom vremena na 0,80 USD.
5-7 gün içerisinde, hemoroid kurur ve düşer.Nakon 5 do 7 dana, podvezani hemoroid nekrotizira i sam od sebe otpadne.
Danimarkalı bisikletçi Knut Enemark Jensen yarış sırasında bisiklettten düşerek öldü.Danski biciklist Knut Jensen kolabirao je tijekom utrke te kasnije preminuo u bolnici.
Kan kaybından dolayı kırmızı kan hücresi seviyesi düşebilir.Gubitak krvi može prouzočiti pad razine crvenih krvnih stanica.
Kalmuk atlıları peşine düşerler.Morate uhvatiti svoj život za rogove.
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.Kad je imao pet godina, umro mu je godinu dana mlađi brat koji se utopio u kadi na otvorenome.
Joker, Batman ile mücadele ettikten sonra çan kulesinden düşer ve ölür.Nakon obračuna s Batmanom, Joker pada u smrt sa zvonika.
"Hikayeciliğimize Düşen Cemre: Küçük Şeyler" (PDF).Zbog članka "Nešto o našim stvarima" ("Slovinac" br.
Yani buyruk başına düşen çevrim sayısı 1’dir.Pouzdanost određivanja smjera je oko ±1".
Dişili: Düşes.Knezović, Katica.
Şaire rehberlik edecek olan arkadaşı, Aşk'a yenik düşenleri ona bir bir sıralar.Ona govori o podršci koju će potpisnici pružiti jedna drugoj u bilo kojem trenutku.
İmparator II. Friedrich 1234 yılında Fraumünster manastırını düşesliğe yükseltti.Car Fridrik II. promaknuo je nadstojnicu samostana u čin vojvotkinje 1234. godine.
Bu devrede ağırlıkları yarı yarıya düşer.Dužina Težište je na polovici dužine.
Toplamda yaklaşık 6.500 savaşçısını kaybeden ordu eksiklerini karşılayamayacak ve güçten düşecektir.Vjerovala je da ne bi mogla povećati malu vojsku od 12.500 ljudi bez negativnih posljedica.
Çöl bölgesinde nüfus çok seyrektir, 6,5 km2'ye ancak bir insan düşer.Karakum je rijetko naseljeno područje, samo jedna osoba na 6,5 km2.
Her kürekçiye 1 kürek düşer.Svaki je pokretao po jednu gusjenicu.
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.Da kojim slučajem Zemlja nema atmosfere, oba bi tijela u tom trenutku bila ispod sjene.
İki sarı kart aldığı için cezalı duruma düşen futbolcu çeyrek finaldeki Portekiz maçını kaçırdı.Budući da je na obje utakmici "zaradio" žute kartone, igrač je propustio treću bitnu utakmicu protiv Japana.
Size düşen bize bunları söyletmemek, işleri her gün gözden geçirtmemek idi.Radije bih ovo negoli da moram raditi cijeli dan.
Yıllık ortalama yağış miktarı 1,370 mm'dir; en fazla yağış yaz aylarında düşer.Prosječna godišnja količina oborina je 472 mm, s najviše kiše uglavnom tijekom ljeta.
Bulundukları cam zemine onu iter ve aşağı düşerler.Lim s krova je skinut i odnesen.
Kişi başına düşen GSMH ise yaklaşık 33.700 dolardır.BDP po stanovniku iznosi 3400 dolara.
Çünkü, yoğunluğu düşen su, gemileri taşıyacak kaldırma kuvvetini oluşturamaz.Zbog očuvanja čistoće vode, zabranjena je vožnja motornim čamcima.
Kent yağmalanır ve Truva düşer.Rijeke obiluju vodom i strmog su pada.
Çıkan kargaşada Tillie ve polisler denize düşerler.Nakon večere Tito i Maclean popeli su se na palubu. "...
Bu da liberal çağın ekonomik ölçülerine ters düşer.To je bilo i razdoblje brzoga gospodarskog razvoja.
Orta Dünya'daki en büyük mutaflar krallığı olan Khazad-dûm, madran dağının yaklaşık ortasına denk düşer.Najveće patuljačko kraljevstvo u Međuzemlju, Khazad-dûm, se nalazi na središnjoj točki Maglenog gorja.
Genel kural; "ne kadar fazla güç (akım) çekilirse, verim o kadar düşer" şeklindedir.Moje geslo je da što više pobjedim protivnika, tj. da mu damo što više golova, da ja primim što manje.
Bu nedenle nişanlısı ile birlikte karakola düşerler.On i njezin zaručnik se posvađaju.
Titus onlara tuzak kurmak ister, ama kendisi tuzağa düşer ve yakalanır.Art je zadužen da ih nadgleda, ali i sam se nalazi u zamci.
Doktor ve Amy birbirine yakın yerlere düşerler ve Alaskada kurtulanlardan olan Harvey tarafından bulunurlar.Među njima i djevojkama u vrtu se razviju ljubavne veze, koje Hasan, naravno, iskorištava.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.Uskoro Jack ponovno vidi tajanstvenog čovjeka i potrči za njim.
Glory bu büyünün etkisiyle havalanıp bir duvarın dibine düşer.Katie je slučajno taknula ogrlicu i podlegla pod utjecaj kletve.
Mafya kızın peşine düşer.Fantom upadne u nju.
Motorsikletle yollara düşerler.Pohyb na bicykli.
Wolverine peşine düşer.Nadväzujú na Wolkera.
Kentin ticaret ve alışveriş merkezi meydanın güneydoğusuna düşer.Obchodná a retailová zóna je sústredená na juhozápade mesta.
Yönetimle ters düşen sanatçı aynı yılın Aralık ayında tiyatrodan istifa ederek ayrıldı.Na nátlak hráčov aj trénera odstúpilo v decembri toho istého roku vedenie klubu.
Kanada dünyada kişi başına düşen en yüksek göç oranına sahip ülkelerden biridir.Kanada je jedným z najbohatších štátov sveta s vysokými príjmami na jedného obyvateľa.
Kentin adı Düşes Marie'nin adına verildi.Patrónkou mesta je podľa názvu Panna Mária.
Bu nedenle, O'nun yüzünden, kendi payıma düşen yükü alıyorum.Sám som zodpovedný za svoju smolu.
Bu madde, "1000 kişiye düşen motorlu araç sayısını gösteren ülkeler listesidir".Nasledujúca tabuľka ukazuje počet vozidiel na 1000 obyvateľov vo vybraných štátoch.
Charlie onlarla birlikte kırlarda koşar ve eğlenir fakat aynı köprüye geldiğinde yeniden aşağı düşer.Pod obcou pri Krivom moste cesta sa rozdeľuje a vedie cez obec a na spomenutom mieste sa opäť spojí.
Ve Ash’in peşine düşerler.Po ňom ho nasledoval aj Asen.
Fakat onların peşine düşen sadece bu iş adamı değildir.Ani jedna z týchto činností sa však nestala jeho povolaním.
Ölümden sonra kişi, yer çekimi kanununa uyarak yere düşer.Obesenec padá podľa zákonov prírody.
Dünya yüzeyinde tüm cisimler bu ivme ile düşerler.V Šarlátovom písmene všetky tieto elementy vyplávajú na povrch.
1 Hektara 2,600 balık düşer.Postavených bolo 2 506 kusov.
Fakat yine de Almanlar onu fark eder ve peşine düşerler.To si ich už však všimli domorodci a začali ich naháňať.
Ne başka hangi ögenin önüne konursa olumsuzluk vurgusu o ögeye düşer.Nevyužitie známych chýb protivníka teda patrí do tejto kategórie.
Çeteden herkes, kendine düşen görevi tamamlayan hırsızı alacağı payı çoğaltmak için öldürür.Koľko ľudí musí zomrieť aby vrah dokončil, čo má v úmysle?
Mağazaya gelindiğinde tuzağa düşerler.Pri vstupe do veže sa nachádza obchod.
Bu sayı hatta Arjantin'in Santa Cruz eyaletinde 1 kişinin altına düşer.Deseado je jedným zo siedmich departmentov argentínskej provincie Santa Cruz.
Yıldız, "Sakin olmazsanız, haklıyken haksız konuma düşersiniz.Muž na zábere hovorí, že "pokiaľ budete pokračovať v bombardovaní, nebudete žiť v miere.
Yunan tanrıları içinde belki de en fazla utanç verici duruma düşen tanrıdır.Grécki prabohovia sú v starovekom Grécku najstarší bohovia, avšak nie sú určení jednoznačne.
Genellikle Cornwall Düşesi ve İskoçya'da Rothesay Düşesi unvanı taşır.Ak sa nachádza knieža waleský v Škótsku, používa tamojší titul vojvoda z Rothesay.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod