Çöl bölgesinde nüfus çok seyrektir, 6,5 km2'ye ancak bir insan düşer.사막 기후로 인해 인구가 산발적으로 분포하며 6.5 km² 당 1명이 분포한다.
Akrabalığı olan kimselerdir; ama silsile itibarıyla hanedandan düşerler.이들은 유성룡이 이끄는 남인과 대립하였으며, 학문적으로는 조식을 따르는 선비들이었다.
Büyür, dağılır, aşağı düşer ve her şey yeniden başlar".“우리는 싸우고, 패배하고, 일어나 또 다시 싸운다.”
Sonic'le beraber ıssız bir adaya düşer.그는 데스몬드와 함께 섬으로 온다.
Sonra bir dost helikopteri düşer.아래에는 추락한 비행선이 있다.
Saruman dokuz yoldaşı büyüleyerek dağa şimşek çaktırır, üstlerine çığ düşer.야마나카 이노(山中 (やまなか) いの)는 나루토의 등장인물로, 가공의 닌자이다.
Kız kardeşi olan erdemli Justine ile yeniden karşılaşmalarından bir süre Justine'e yıldırım düşer.부생의 치세 동안 전량(前凉)이 신속하고 강족의 요양(姚襄)을 물리치는 등의 사건이 있었다.
Hiçbir ağlama buna uygun düşemez.울면 인정하지 않는다.
Vücut ısısı normalin çok altına düşer.열은 거의 정상 수준으로 떨어진다.
Sonya kurtulur ancak bu sefer de kendi rehin düşer.소닉은 다시 엘리스 공주를 구하지만 이번에도 실버가 나타나면서 엘리스가 또 납치된다.
Enflasyon artarken, ücretler düşer.쉬골흐가 도착하여, 돈을 요구한다.
Nurettin de peşinden yollara düşer.쌍정은 {1011}면을 따라 자란다.
(A'raf: 7/59) Tağutu reddetmek, Allah’ın emir ve yasağına ters düşen hevayı ve şeytanı reddetmektir.너의 천주를 부정하고 천주교도들과 천주교 서적들이 숨겨져 있는 데가 어딘지 불어라."
Ve düşman benim yere gelse kuvvetlerim çok kötü bir duruma düşecekti.적이 공포에 사로잡힌다면 진형이 무너지면서 커다란 피해를 줄 수 있었다.
Ortaklardan birinin kocasının getirdiği avdan diğer ortağa da pay düşer.한 배우자의 사망후 다른 배우자 몫의 공유재산은 개별재산이 된다.
Vurulan adam yere düşer.총격범은 현장에서 사망했다.
Aksi takdirde 14.000 ft civarında kişinin performansı ciddî şekilde düşer.해수면 이상의 최대 해발 약 4,000m까지 분포한다.
Geceleri sıcaklık, 6 °C'ye kadar düşer.대신 체온이 낮에는 6℃ 정도 올라가고 밤에는 내려간다.
Tony Tony Chopper Bir kuş adasına düşer.토니토니 쵸파(Tony Tony Chopper)는 만화 원피스(ONE PIECE)의 등장 인물이다.
Ancak kendisi tehlikeye düşer.하지만 요점은 위험하다는 점이다.
Suç işledikleri için hapse düşerler.폭행죄로 교도소에서 징역을 살다 나온다.
Ekonomistlere göre 150 milyon nüfuslu ülkenin 30 milyonu açlık çekebilecek duruma düşebilir.경제학자들은 30만~150만명의 방글라데시인들이 굶주림을 겪고있다고 추정한다.
Km²'ye düşen kişi sayısı 90'dır.평균 인구 밀도는 km²당 92명이다.
Sabah, Yang içindeki alt Yang'a, akşam Yang içindeki alt Yin'e denk düşer.낮에는 세탁소, 밤에는 연희가 주선해 준 나이트클럽에서 일함.
Kişi başına düşen GSMH ise yaklaşık 33.700 dolardır.Su-30K의 대당가격은 약 3,700만 달러이다.
1992'de küme düşen takım, 1994'te tekrar çıktı.1992년 쌍방울 레이더스에 입단하여, 1994년 까지 뛰었다.
Ay, Güneş Sistemi'nde bulunan en kötü yansıtıcıdır ve üzerine düşen ışığın ancak %7'sini yansıtır.목성은 태양과의 무게중심이 태양의 체적 바깥에 위치한 유일한 행성으로, 그 무게중심은 태양 표면으로부터 태양 반지름의 7% 밖에 위치한다.
Bir gün vadiye başka bir krallığın uçağı düşer.어느 날, 버섯 왕국에 이변이 일어나게 된다.
Yıldız, "Sakin olmazsanız, haklıyken haksız konuma düşersiniz.하지만 원상은 '죽지 않는 동안의 추위를 참을 수 없으니, 앉아있을 자리나 마련해줌이 옳소.'
"Düşen uçağın peşinden gitti".“ 대한항공 여객기 괌 추락”.
Bir gece çocuğun annesi olaya tanık olur ve dehşete düşer.그러던 어느 날 성찬의 모친이 자식이 심부름꾼 노릇을 하는 걸 목격한다.
Dünya yüzeyinde tüm cisimler bu ivme ile düşerler.지구 상공을 돌고 있는 모든 인공위성에는 이 번호가 부여된다.
Böylece bir kısırdöngü içine düşer.어쩐지 열정페이의 함정에 빠진 것만 같다.
Kleopatra'ya ihanet edilir ve Romalılara esir düşer.그러나 트라키아의 왕자는 그를 배신하고, 로마로 이송된다.
Küme düşen ya da yükselen takım olmamıştır.크게 반발하는 세력이나 열렬한지지 또한 없었다.
Ailesinin de yardımıyla Luce'un peşine düşer.이후 친아버지처럼 돌봐주면서 세라에게 행복을 찾아준다.
Bayan Bennet’e ise üç kızını evlendirmiş olmanın mutluluğunu yaşamak düşer.도라 보이드와 결혼하였으며, 그녀와의 사이에서 딸 셋을 낳았다.
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.אחרי שנתיים, היעילות יורדת לפחות מ 50% .
Eğer kör köre kılavuzluk ederse, her ikisi de çukura düşer."וכאשר עיוור אחד מוביל עיוור השני, הלא שניהם יפלו לבור?"
40°güney enleminin güneyinde ise sıcaklık çok hızlı bir şekilde düşer.דרומית לקו הרוחב 40° מתחת לקו המשווה יורדות הטמפרטורות במהירות.
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.בהיעדר אטמוספירה משמעותית, נפלו שני החפצים ופגעו בפני הירח באותו רגע.
Bu devrede ağırlıkları yarı yarıya düşer.מכאן שהמשקל הכולל ירד במחצית.
"İyi" ve "Kötü" birlikte onun peşine düşerler."טוב" ו"רע" מנוגדים על בסיס אתי.
Kral William düşesi sevmiyordu.ויליאם השלישי מלך אנגליה לא אהב את לונדון.
Bu düzeltmeler arasında, uzay aracı basitçe, hedefi doğrultusunda serbestçe düşer.בין כוונונים אלו, החללית פשוט נופלת בחופשיות לכיוון מסלולה.
Kişibaşına düşen ortalama gelir 49.000 $'dır.ההכנסה השנתית הממוצעת לנפש עומדת על 49 אלף דולר.
Esasen bu durum da onun üstlendiği tarihsel rolle denk düşer.ויותר מכל, הוא מבין את טיבו האמיתי של הסיפור שהוא מספר.
O da yere düşer ve gardiyanlar onu yakalarlar.הוא רץ לעבר גדר המחנה והשומרים יורים בו למוות.
Biri zayıf düşerse bu öbürünü de etkiler.אם אחד מהם חלה, גם השני חלה.
Hayaletler dizlerinin üstüne düşer."נעדיף למות על רגלינו מלחיות על ברכינו".
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.הוא חי חיים כפולים ומשקר לשניהם.
Bu dönemde kâr, fiyat ve ücretler düşerken, işsizlik arttı.במקרה זה, כאשר יועלה מחיר העבודה, ירד הביקוש לעבודה והאבטלה תגדל.
Bu konsepte bakarsak, bize açık düşence gerekiyor ama çok da açık olmamalı.ידענו שצריך להיות הגיון פנימי אבל לא יותר מזה.
Nurettin de peşinden yollara düşer.אחריו תצלח דרככם.
Vurulan adam yere düşer.מי שטועה נורה במקום.
Biff ve arkadaşları arabalarına binip onun peşine düşerler.גאריון וחבריו יוצאים בעקבותיו.
Ancak ne için harcandığı açıklanırsa devlet sıkıntıya düşer.” dedi.צרותיו יחלו רק אם יקרה משהו למכונת הממשל."
En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer.צרותיו עם נשים ועם אשתו הובאו מספר פעמים במספר פרקים.
Son dört takım ise bir alt lige düşer.ארבעה קבוצות אחרונות ירדו ליגה.
Aylık 25–45 mm düşen yağış tüm yıl içinde dağılım gösterir.פחות מ-25 מ"מ של גשם יורדים בו בכל שנה.