Ana içeriğe geç
Sözlük

düse ile cümle

düse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hiçbir ağlama buna uygun düşemez.哭亦枉然。
Hikâye Amazon Ormanları'na düşen bir köpek (Brandy) ve bir tavşan (Bay Bıyık) hakkındadır.最终天智對珍珠的愛,感动了珍珠。
Bir uçuruma geldiğinin farkına varmadan aşağıya Ak Irmağa (veya Ak Göle) düşer.湘莲后悔莫及,随一跏腿道士而去,不知何往。
Kurt, hayrete düşer.寇至,出奇殲之。
Eşi evlerindeki merdivenden düşerek hayatını kaybetti.家中階梯跌下身亡。
Diğer dört takım, turnuvadan düşecek olan challenger takımlar olarak seçildi.其他四支球队被选为挑战队伍,可能会被淘汰。
Kişi başına düşen milli gelir 2006 yılında Tibet tarihinde ilk kez 10000 RMB'yi aşmıştır.在2006年人均國內生產總值達到10000元,在西藏歷史上的第一次。
Eğer madde içeri düşerse sadece yerçekimi enerjisini değil açısal momentumunu da kaybeder.当物质落入中心时,它不仅在损失重力能同时也损失着角动量。
Nadiren sıcaklıklar 16 °C'nin altına düşer.牠們很少會在水溫低於16℃的地方出現。
Beyaz bulutlar üzerlerine düşen ışığın büyük bölümünü yansıtırlar; yani albedoları yüksektir.崇拜鑽石,愛找下屬麻煩,其讚頌藍鑽的言論惹紅寶石反感。
Arkadan kendisi de inerken dengesini kaybeder, düşerek ölür.服從他的可得生命,背逆他的必死亡。
Daha sonrasında ise Patrick arabayla o düşeceği sırada tutar.之后,她与科奇一起手拉手驾车离开。
Ancak, sicim esaslı güçlü kuvvetin tanımı deneysel bulgulara ters düşen çok fazla öngörüde bulunmuştur.当然,更精确的实验发现了重要的偏差。
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.但弟弟喬治四歲時卻在洗衣盆裡溺水身亡了。
Hizmet parçalarının stok seviyesi düşürülebilir böylece toplam stok maliyeti düşer.由於在固定模組所需的部件得以大幅減少,整體上安裝成本可以因此而削減。
Sık sık ofsayta düşerler.平常很晚才起床的。
İmparatoriçe Düşes大妃 正妃 次妃
Bu gelişmelerle Afrika ve Asya'nın kontenjanı birlikte 0,5'e düşerken, Avrupa'nın ise 9,5'a yükseldi.於是安排另一場附加賽由威爾斯與亞洲及非洲球隊對賽,因此亞洲及非洲各有0.5個資格,而歐洲有9.5個。
Hertz ; saniye başına düşen devir sayısını ifade eder.而CPS表示1秒钟内的电离事件的计数。
Mutfağa gider ancak yere düşer.跋落堘,跌到田裡。
Çoğu üniversitenin mali yılı okulların kapanmasına denk düşen yaz aylarına sarkıtılır.但每年暑假過後會有許多煩惱的女學生上門,對此感到厭煩。
Bu denklik ilkesinin en önemli sonucu, serbest düşen nesneler için geçerlidir.这个原理最重要的推论应用到自由下落的物体上面。
Hakimlere düşen görev de, bu yolla tespit edilmiş bulunan duruma hukuk kurallarını uygulamaktan ibarettir.債務人是與債權人相對應的法律術語。
Bu, Fransa’nın 1911’deki Moroccan Crisis (Agadir Crisis) in hemen peşine denk düşen bir tarihtir.法國征服摩洛哥,是1911年阿加迪爾危機後的結果。
Grace, başarıyla bobinleri yok eder ancak vinçten düşerek ölür.另一方面,格蕾絲成功地摧毀了線圈,但從起重機上墜落身亡。
Ancak kestirme bir yolla gitmeye başlarken başlarına neler geleceğinden habersiz yola düşerler.故而他们应当放弃“必要”的判断,而一旦他们承认事非必要,也就失去了正当化自己所作所为的托辞。
Rita anahtarla kutuyu açar ve kutu gürültülü bir şekilde yere düşer.丽塔独自打开了盒子,镜头被吸进了盒子那黑洞洞的深处。
Vücut ısısı normalin çok altına düşer.與此同時,他們的體溫會下降至正常水平。
Daha sonra dolandırıldığını anlayan Veli, Ali’nin peşine düşer.發現自己受騙的村民,逮住了波恩。
Sonuçta güçten düşen İyon filosu bozguna uğradı.远东舰队因此元氣大傷。
Son dört takım ise bir alt lige düşer.其餘四旗各設總管一人。
Ayrıca çantanın bulunduğu kasa numarası, düşen uçağın sefer sayısı ile aynıdır, yani 815 numara.(附帶一提,存放保險箱的數碼是815,同太平洋航空第815班機的數碼一樣)在箱子裡面,只有一樣東西:湯姆的玩具飛機。
Adada kilometrekare başına düşen ortalama nüfûs, 52,27 kişidir.堪薩斯州的人口密度為每平方英里52.9人。
Geri dönen Roy Batty, Pris'in ölümü karşısında dehşete düşer.指使呂布殺害靈帝,引發三縭紗陷入戰亂的元兇。
En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer.他的妻子,儿子,以及其他家庭成员也常来拜访。
En büyük rol Charlie'ye düşer ancak ne yapacağını bilemez.没想过这个角色除了他会是谁。
Ancak bunların beş yüz kadarı buharlaşmadan, yere gök taşı olarak düşer.不能五十里者,不合于天子,附于诸侯,曰附庸。
İsrail, kişi başına düşen müze sayısının en çok olduğu yerler arasındadır .以色列是世界上人均拥有最多博物馆的国家。
Michael bir çukura düşer.蔣躲藏進一個洼坑裡。
Öyle olacak ki, dehşetin sesinden kaçan çukura düşecek, çukurdan çıkan tuzağa yakalanacak.」既而屢戰無功,監軍部將李根請築白石壘,侃從之。
Bu durumda, kan basıncı düşer.會降低血壓。
Doğru zaman ve yerde Tanrısizin peşinize düşecektir.明命初年,封中等神,祀會同廟。
Kişi başına düşen milli gelir süratle yükseldi.自此,他的人氣立時急促地冒升起來。
Arabaya atlayıp iblisin peşine düşerler.賞賜錦直垂,跟從車駕進入京師。
Ancak koşarken silahı yere düşer ve ateş alır.如果槍械摔到地上,很容易走火。
Duraksayan ve bitap düşenler silahlarla vuruldu.他們被轟炸和砲擊吹走。
Kişi başına düşen millî gelir yaklaşık $8.500'dır.房屋均价是每平方8500元。
Kuşatma altına alınan kent Şubat ayında düşer.此日复何时,二月哉生魄。
Hapisten kaçınca ailesiyle güzel bir hayat kurmak için paranın (5 milyon dolar) peşine düşer.死之日,家无余财,帝嗟叹久之,赐其家钱五百万。
Ergenlik dönemi gelince melatonin üretimi düşer.일반적으로 사춘기에 이르면, 멜라토닌의 생산은 감소된다.
(Sonsuza Düşen Işık) .......(어둠이 영원토록 있으리니.)
"Roar" video klibi, uçak kazası sonrasında ormana düşen Perry'nin yaşamını gösterdi.비디오에는 비행기 추락 사고를 당한 후 페리의 정글 생활을 담았다.
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.2년 후의 보호 수준은 50퍼센트 미만으로 감소한다.
Yakalayamazlarsa cezalı duruma düşerler.잡히면 무조건 강제처형이다.
Negi griūsi? : Gerçekten düşecek misin?Too Heavy!》가 발매된다.
1286'da, Alexander attan düşerek öldü.1286년 알렉산더는 낙마 사고로 사망하였다.
Biz Bu Hallere Düşecek Adam Mıydık?“이딴 거 뿌린 놈 누구야?”
Bumi ile birlikte uçurumdan düşer.그 후 진마(金馬: 금마) 지구에서도 차례로 해제.
Yanlışlıkla bomba yere düşer.땅에 떨어트려 시한폭탄같이 쓰기도 한다.
Ancak, her tat alma cisimciği türüne düşen rol hala açık değildir.그러나 맛봉오리 세포에 있는 각 수용체 유형의 구체적인 역할은 여전히 명확하지 않다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod