Oyunun bir noktasında gerçekten suya düşen Guybrush, eğer on dakika içerisinde oradan çıkmazsa ölebiliyor.Heldigvis kan Guybrush holde pusten opptil ti minutter, slik at han kommer seg unna.
Böylece ağaçlar verimden düşer.De første bladene faller av trærne.
Üçüncüsü ise Birnam Koruluğu kendine karşı yürüyüşe geçmeden kendisinin yenik düşemeyeceğini açıklar.Den tredej at han kan ikke bli beseiret før Birnam Wood marsjerer mot ham.
Büyük Dük'in ölümüyle beraber konut, eşinin anısına "Büyük Düşes Elena Pavlovna Sarayı" olarak adlandırıldı.Etter at storfyrsten døde fikk eiendommen navn etter kona, storfyrstinne Elena Pavlovna.
Uçurumdan düşer ve yaralanır.Han faller imidlertid ned og skader seg.
Bir kalp hastalığına yenik düşerek New York şehrinde vefat etti.Han døde av hjerteinfarkt i sitt hjem i Guatemala by.
Düşen uçaktaki 50 kişi öldü.Femten personer omkom i selve flyulykken.
Kasabada kişi başına düşen gelir $15,583'dır.Inntekten per innbygger for byen var USD 15 800.
Neptün troposferinin üst kısımları −221.4 °C sıcaklığa kadar düşer.De øvre regionene av Neptuns troposfære når en nedre temperatur på –221,4 °C (51,8 K).
Hem yatay hem de düşey düzlemde meydana gelebilir.Antagelig er både varjag og væring beslektet.
Örnek olarak, tam rekabet ortamında fiyatlar düşer ve fiyatlar düşünce bundan tüketiciler yararlanır.Særlig i den digitale verden stiger mulighetene mens prisene faller.
(UTBE)/(STScI)'in payına düşen zor görevlerden birisi de teleskobun gözlemlerini takvimlendirmektir.En viktig del av teleskopinstallasjonen er teleskopets montering.
Peçesi Düşen Osmanlı :Çince, Yeditepe Yayınevi, İstanbul, 2014.A Tale of Scandinavian Experiences, Hong Kong 2011; på kinesisk 2013.
Pek çok kullanıcı bu konuda şu hataya düşer.Mange nordmenn tok dette ille opp.
440 yılıyla birlikte Sicilya Vandal kralı Genseric'in eline düşer.I 440 ble Sicilia erobret av vandalkongen Geiserik.
Bu şartlar altında Dünya'nın gölgesi Ay'a düşer.Fra Jorden ser det ut som om de har landet i månens høyre øye.
Yıldırım düşen ağaçtan bir parça alınıp saklanırsa eve kötü ruhların girmesi engellenir.Når du i vrede farer frem, ditt hus bli onde ånders hjem.
Rita anahtarla kutuyu açar ve kutu gürültülü bir şekilde yere düşer.Rita membuka kotak biru tersebut, lalu kotak tersebut jatuh ke lantai dengan bunyi keras.
5-7 gün içerisinde, hemoroid kurur ve düşer.Setelah 5–7 hari, hemoroid yang mengering akan terlepas.
Kan kaybından dolayı kırmızı kan hücresi seviyesi düşebilir.Tingkat sel darah merah rendah bisa terjadi akibat kekurangan darah.
29 Nisan 2003 günü ise Pasifik Okyanusu'na düşerek görevini tamamladı.Pada tanggal 29 April 2003, satelit berakhir hidupnya jatuh ke Samudera Pasifik.
Adar I ve Adar II Gregoryen takviminde Şubat-Mart aylarına düşer.Adar I dan II jatuh pada bulan-bulan Februari–Maret dalam Kalender Gregorian.
Kan şekeri seviyeleri çok düşerse, hipoglisemi adı verilen potansiyel olarak ölümcül bir durum gelişir.Bila level gula darah menurun terlalu rendah, berkembanglah kondisi yang bisa fatal yang disebut hipoglikemia.
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.Efektivitasnya berkurang hingga kurang dari 50% setelah dua tahun.
Yaklaşık bir yıl sonra Seleukos attan düşerek ölür.Sekitar setahun kemudian, Seleukos terbunuh akibat jatuh dari kudanya sendiri.
Hertz ; saniye başına düşen devir sayısını ifade eder.Hertz menyatakan banyaknya gelombang dalam waktu satu detik (1 Hertz = 1 gelombang per detik).
Dünya yüzeyinde tüm cisimler bu ivme ile düşerler (düşen cisim denklemleri).Pada dasarnya, air di seluruh permukaan Bumi ini bergerak (mengalir).
Negi griūsi? : Gerçekten düşecek misin?死んで見る?: "...apa kamu mau mati?/apa kamu mau coba mati??
Saruman dokuz yoldaşı büyüleyerek dağa şimşek çaktırır, üstlerine çığ düşer.Akan tetapi, jika kami tidak bersalah, letuskanlah gunung ini dan kutuk Bujang Sembilan menjadi ikan!”
İmparatoriçe DüşesDaftar Permaisuri Austria
Küme düşen Fredrikstad, 2004'ten bu yana Eliteserien'de yeniden mücadele etmeye başlamıştır.Pemilihan umum Alu Alkhanov pada Agustus 2004 sejak semula sudah kontroversial.
Eğer üzerimize düşerse bir cana malolur.Jika sudah aus maka akan terjadi kebocoran.
Halk anlayışında aylara düşen gün miktarı buna göre belirlenmiştir.Proses yang sama juga telah diajukan untuk menjelaskan penciptaan dari Bulan.
Sıcaklık, nadiren 3 °C (37 °F)'nin altına düşer veya 30 °C (86 °F)'nin üstüne çıkar.Lebih lanjut, tidak satupun yang turun di bawah 30 °C (86 °F).
İlk düşenler atlarıyla birlikte çamurda takılıp kaldı ve arkasından gelenler onların üzerinden geçti.Maka para tentara meninggalkan benteng mereka dan memulai pengejaran yang membawa mereka ke dalam perangkap.
Sonra bir dost helikopteri düşer.Juga memilki sebuah landasan helikopter.
Özellikle Kaptan Amerika ve Demir Adam çok zıt düşerler.Khususnya orang Amerika dan para pemimpin Amerika.
Pek çok kullanıcı bu konuda şu hataya düşer.Banyak pengguna motor mengeluhkan akan masalah ini.
Savunmaları düşer.Korbanpun berjatuhan.
1913'te sıkıntılardan dolayı ikinci lige düşen Arsenal, Highbury semtinde yapılan Arsenal Stadyumu'na taşındı.Pada tahun 1913, hal itu bergerak ke utara melintasi kota Stadion Arsenal di Highbury.
Ve her yük arttığında hızımız düşer.Ketika pesawat terbang naik, kecepatan mulai menurun.
Danimarkalı bisikletçi Knut Enemark Jensen yarış sırasında bisiklettten düşerek öldü.Saat pertandingan balap sepeda, atlet sepeda Denmark; Knud Enemark Jensen jatuh dari sepedanya dan meninggal.
1286'da, Alexander attan düşerek öldü.Pada tahun 1501, Maximilian jatuh dari kudanya.
Wisconsin eyaletinde 2008'de kişi başına düşen yıllık şahsi medyan gelir $35,239 idi.Wabah beguk Nova Scotia tahun 2007 memakan biaya $3.511 per kasus.
Kaliena vezirin adamlarına esir düşer.Centini dituduh wanita lain nya Restu.
Fakat, bu stok nehrin en az birkaç saatlik ortalama debisine karşılık düşer.Kemarau panjang juga mengakibatkan debit air Sungai Opak turun sekitar 40 persen.
Bu arada polis tekrar Mayakovski'nin peşine düşer.Sesudahnya, ia kemudian kembali untuk membantu Mikazuki.
Therese'yi Carol'ı ezmekle suçlar ve Carol'a onun yakında yorgun düşeceğini haber verir.Richard menuduh Therese tergila-gila dengan Carol dan memprediksi bahwa Carol akan bosan dengan Therese.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Mundur, dia dikejar oleh keduanya.
Motorsikletle yollara düşerler.Jalan itu aman dilalui motor.
Bir akşamüstü, köye havadan kara bir şey düşer.Malamnya, sebuah UFO misterius jatuh dari langit.
"İyi" ve "Kötü" birlikte onun peşine düşerler.Perbincangan "baik" dan "jahat" harus diimbangi dengan "benar" dan "salah"..
Yollara düşer ve sevgilisini aramaya başlar.Edo berusaha bangun dan akan mencari si Cantik.
İlde derslik başına düşen öğrenci sayısı 20'dir.Jumlah murid pada saat itu sebanyak 20 anak.
Toplamda 4 takım Serie B'ye yükselir ve 6.takım bir alt lige düşer.Total 4 tim mendapat promosi ke Serie B dan 6 tim memperoleh degradasi ke Seconda Divisione.
Bu isyanın patlak vermesi, Galba'yı düşen popülaritesi ve genel hoşnutsuzluk hakkında haberdar etti.Ini pecahnya pemberontakan membuat Galba sadar tidak populernya sendiri dan dari ketidakpuasan umum.
Tanrı'nın peşine düşemezsiniz.Jangan susah mencari Allah.
Yanlışlıkla bomba yere düşer.Pesawat hancur akibat menabrak daratan.
Düşen şey,meteoroloji gözlem aracıdır.Pengamatan cuaca dilakukan guna mendeskripsikan fenomena meteorologi.
İsrail, kişi başına düşen müze sayısının en çok olduğu yerler arasındadır .Israel memiliki jumlah museum per kapita tertinggi di dunia.