Reel kişi başına düşen GSYİH (SAGP) (mevcut uluslararası $), 2010'da 19,840 olmuştur.Per capita-inkomst var (år 2000) US$ 19 040.
Bu sayede içerisinde yatay ya da düşey sonuşmaz bulunan fonksiyonların integralleri alınabilir.Därmed kan närvaro eller frånvaro av en axel kännas av.
Bunun anlamına eren Kont ise büyük bir üzüntüye düşer.Detta senare gör ett starkt intryck på greven.
Frollo aşağı düşer ve ölür.Peyton ramlar ner och dör.
Louise topraklarına el konulmuş Auvergne'i geri kazandı ve düşes oldu.Louise blev därmed regerande hertiginna av Auvergne.
Alex, Carter'ı açık camdan çeker ve tren yolunun yakınındaki bir yere düşerler.Men Alex lyckas dra ut honom genom fönstret innan tåget kör på bilen.
Sonunda bir akıl hastanesine düşer.Till slut blir han intagen på mentalsjukhus.
Windsor Düşesi 24 Nisan 1986 günü Paris'teki Bois de Boulogne'da bulunan evinde hayatını kaybetti.Hon drabbades bland annat av demens och avled i sitt hem i Bois de Boulogne den 24 april 1986.
Bu durumda, kan basıncı düşer.I förlängningen sänks blodtrycket.
"Hikâyeciliğime Düşen Cemre: Küçük Şeyler" (PDF).En utställning på väg mot små och stora berättelser (arbetsnamn)”.
İzlanda kilometrekareye düşen 3 kişiyle, Avrupa'nın en düşük nüfus yoğunluğuna sahip ülkesidir.Med cirka 3 invånare/km² är Island det mest glesbefolkade landet i Europa.
Ama yüzüğü yakalayamadan yüzük şu içine düşer.Skulle kvinnan ta av sig ringen skulle hon inte lyckas pussla ihop den.
Kalmuk atlıları peşine düşerler.Dom följe efter häst-spåren.
Geçen sene küme düşen üç takım ise Newcastle United, Norwich City ve Aston Villa oldu.De tre uppflyttade klubbarna ersättatte Newcastle United, Norwich City och Aston Villa.
Uzun atlayışlar için puan artarken, kısa atlayışlarda puanlar düşer.Vill de uppnå hög hastighet hoppar de endast med de bakre fötterna.
Daha sonra burada çıkan çatışmada şehit düşer.Efter kriget höggs Hurja upp.
Romanın baş kişisi olan yazar Baçana Ramişvili, kalp krizi geçirince hastaneye düşer.Romanen handlar om nattportieren Roland som hamnar på sjukhus efter att ha drabbats av hjärtproblem.
Yıllık ortalama yağış miktarı 1,370 mm'dir; en fazla yağış yaz aylarında düşer.Den genomsnittliga nederbörden är 1 380 mm per år, av vilket det mesta faller på sommaren.
Sonrasında camları kırarak aşağı düşerler.Den öppnas genom att väggarna faller sönder.
Ve her yük arttığında hızımız düşer.Allt eftersom hastigheten ökar, stramas kopplingarna åt.
Grup sonuncuları ise Liga 6'ya düşer.Därför tillhör även löjtnanterna nivå 6.
York Düşesi, binbaşı Ronald İvor Ferguson (1931-2003) ve Susan Mary Wright'ın (1937-1998) kızlarıdır.Hon är dotter till Ronald Ferguson (1931–2003) och Susan Barrantes (född Wright, 1937–1998).
Neptün troposferinin üst kısımları −221.4 °C sıcaklığa kadar düşer.Hexans kritiska temperatur är 234 °C..
Boşluğa bırakılan her cisim, yerçekiminin etkisi altında kalarak düşer.Allt vatten som kommer ned i form av nederbörd strävar efter att ta sig neråt med gravitationens kraft.
Harry Snape'in peşine düşer ve Snape ona Melez Prens'in kendisi olduğunu söyler.Det är oklart varför Snape valde att kalla sig för Halvblodsprinsen.
Bazı yerlerde metrekareye 38 kişi düşer.Under vandringen sågs pojkarna av 38 personer.
Grupları sonuncu bitiren takımlar direkt Seconda Divisione'ye düşer.Laget som kommer sist i tabellen flyttas ner till Segunda División.
Candide ile yolları bazen ayrı düşecek, bazen de hiç olmadık yerde tekrar bir araya geleceklerdir.Ibland kan du arbeta ut det och ibland måste du gå skilda vägar ...
Reşit olduğunda babasından payına düşen mirası aldı.Hon fick en del av arvet efter sin far.
İkinci Harkov Muharebesi sırasında ağır yaralanarak Nazilere esir düşer.Under andra världskriget drabbades Krementjuk hårt av nazisternas ockupation.
Böylece, ABD'nin Vietnam'ı bölme planı suya düşerken, Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam 1975 yılında birleştiler.Efter USA's misslyckade försök att stödja den sydvietnamesiska regeringen enades Vietnam 1975.
Boulogne ve Pas-de-Calais birbiri ardına düşer.Fischbach-lès-Clervaux ligger uppe på en höjd.
Birkaç gün sonra eşeği ölünce büyük bir kedere düşer."Efter ett par dagar kläcks larven.
Her şeyi düzeltmek Jerry'ye düşer.Det är upp till X-men att ställa allt till rätta.
Kandaki T3, T4 miktarları düşerse TSH üretimi artar, T3, T4 seviyeleri arttıkça da TSH üretimi düşer.När T4 och T3 är låga produceras mer TSH, och när T4 och T3 är höga bildas mindre TSH.
1960 yılında Jack Wynand'ın yolculuk yaptığı uçak Atlantik Okyanusu'na düşer.År 1960 är Jack på en resa över Atlanten.
Yastaki aile genelde yemek pişirmez ve temizlik yapmaz, bu iş ziyaretçilere düşer.En gäst bor eller arbetar vanligtvis inte på det stället som denne besöker.
Boba Fett'te memnunlukla Sarlacc'ın midesine düşer.Men Boba Fett lyckades tack vare sin Mandaloriska rustning, ta sig ut ur Sarlaccs mage.
Babası Edinburgh Dükü Prens Alfred, annesi Rusya Büyük Düşesi Maria Aleksandrovna idi.Dotter till den brittiske Alfred, hertig av Edinburgh och storhertiginnan Maria Alexandrovna av Ryssland.
Boynu kırılır ve yere düşer.Han krymper samman och sjunker till marken.
Dengesiz yapılmış bir semer düşer, ya da hayvanın sırtının yaralanmasına neden olur.Kan det vara ett dödande slag mot henne eller är det bara ett grävande djur som skadat kraniet?
Bankalara yüklü miktarda borcu olan bu okulu iflas ve kapanmaktan kurtarmak da yine bu öğrencilere düşecektir.Den höga byggkostnaden gör skolan bankrutt och den tvingas stänga och eleverna blir utan skola.
Düşesin hiç çocuğu olmamıştı.Із нею герцог дітей не мав.
Fakat yine de Almanlar onu fark eder ve peşine düşerler.Німці це відразу зрозуміли і почали за ним полювання.
Gökten üç elma düşer.За тумбою посаджено три голубі ялинки.
Duvarların taban genişliği 8,62 metre olup, üst kısımlara doğru incelerek 6,66 metreye düşer.Ширина стін біля основи становить 8,62 метра, до вершини вони сходяться до 6,66 метрів.
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.Після двох років ефективність складає менше 50 %.
Dük ve düşes II. Dünya Savaşı'ndan önceki yıllarda Fransa'da yaşadı.Після війни герцог і герцогиня Віндзор проживали у Франції.
Ama tuzağa düşen Max olur.І тоді Макс вступає в сутичку.
Uçurumdan düşer ve yaralanır.Він випадає з вікна й отримує травми.
Bir ülkede kişi başına düşen gelir dolar cinsinden çok düşük olabilir.Якщо середній дохід на одну особу країни становить не більше як 500 дол.
Tekneden helikoptere roket atarlar helikopter düşer.Всі сідають і вертоліт злітає.
Bir paşa konağına düşer.Впадає в затоку Папуа.
Ressam o sene dük ve düşesin portrelerini yaptı.Колись ці маски смішили герцога та його придворних.
Bunun üzerine Tuco, intikam için Sarışın'ın peşine düşer.Тепер Туко змушений врятувати життя Блондина.
Yıllık ortalama yağış olan 1854 milimetrenin neredeyse %80'i mayıs ile eylül ayları arasında düşer.Майже 80 % від середньорічних опадів, що становить 1854 мм, випадають в період між травнем і вереснем.
Vücut ısısı normalin çok altına düşer.Температура тіла при цьому зазвичай буває нормальною.
Y: Bu harf pek çok dilde Türkçedeki "I" sesine denk düşer.Саме таке походження має «у» у більшості українських слів.
Biz Bu Hallere Düşecek Adam Mıydık?Хто ж нас до цього довів?
Yıllık yağış miktarı ortalama 300–400 mm olup bunun % 40 kadarı yaz mevsiminde düşer.Середньрічна сума опадів 343 мм з яких 60 % випадає влітку.