Ana içeriğe geç
Sözlük

düse ile cümle

düse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonunda bir akıl hastanesine düşer.W końcu trafia do szpitala psychiatrycznego.
Kristalin enerjisi azaldıkça, her bir atomun kendine has titreşimleri sıfıra düşer.Kiedy promieniowanie rentgenowskie pada na kryształ, na każdym jego atomie dochodzi do dyfrakcji.
Oyuncular ayrıca, yenilen düşmanların düşen taşları kullanarak yeteneklerini de yükseltebilirler.Gracze mogą również podnieść dowolną broń upuszczoną przez wrogów.
Normal sezon sonunda gruplarında son sırayı alan birer takım yerel lige düşerler.Na koniec sezonu najgorsze drużyny spadają do ligi regionalnej.
Adam kuyunun içine düşerken insan sesleri duymaya başlar.Gdy więc ten zaczyna spadać na dno studni, słyszy ludzkie głosy.
Arabanın geleceğe gidebilmesi için, saat kulesine düşecek yıldırıma ihtiyaç vardır.By powrócić do przyszłości, musi odnaleźć zegar.
Her yeri titrer ve bu sıralarda Özdemir Birsel maddi sıkıntıya düşer.Wszystko układa się idealnie, aż do momentu, kiedy w ich życie wchodzi mafia.
Saray bir anda karışır ve muhafızlar gelecekten gelen bu 3 kişinin peşine düşer.Świat wtedy opanowany jest przez obserwatorów przybyłych z przyszłości.
Bazı tımarlarda kılıç iki bin akçaya, hatta daha aza düşebiliyordu.Ilość kółek w jednym kaftanie dochodziła do kilkunastu, a nawet kilkudziesięciu tysięcy.
Çizgilerin üzerine düşen bu şeyler görülür.Rzeczy, na które padają linie są widzialne.
Harry, Ron ve Hermione Hortkulukların peşine düşerler.Harry, Ron i Hermiona zdają pomyślnie egzaminy końcowe.
Kilometrekare başına 223.66 kişi düşer.Na każdy kilometr kwadratowy przypada 22,66 mieszkańca.
Aniden boşaltılmış kova Tommy'nin başına düşer ve onu öldürür.Na szczęście spada na niego gigantyczne jabłko i go zabija.
Gökten üç elma düşer.Jej znaczkiem są 3 pomarańczowe pszczoły.
Nitekim bu arzusuna yenik düşer.I nagle to życzenie się spełnia!
Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.Nagle z góry ktoś spuszcza linę.
Açıyla ve birbirlerinin üzerine düşecek şekilde kesilmiş ağaçlar da önemli bir engel oluşturabilmektedir.Drzewa Starego Lasu (spośród nich znana była Stara Wierzba) były złośliwe i potrafiły się poruszać.
Bu esanada uzaydan Dünya'ya düşen bir araç görür.Staje się jasne, że to najazd z kosmosu.
Yağış en çok Aralık ayında, en az da Ağustos ayında düşer.Najwięcej opadów przypada w grudniu, najmniej zaś w kwietniu.
Gaflete düşen Zeus Metis'i yutar ama Athena Zeus'un kafasından doğar.Analogicznie do mitu, w którym Atena narodziła się z głowy Zeusa.
Ama kuzgun onlara saldırır ve Sedna denize düşer.Jedna macka dosięga też i jego i porywa go do morza.
Bu sırada Sonic, minnettar bir şekilde Eggman'in peşine düşer.Sonic postanawia nie tracić czasu i rusza w pogoń za Eggmanem.
Kalmuk atlıları peşine düşerler.Jeźdźcy rzucili się do pościgu.
Ayrıca kişi başına düşen yıllık millî gelirde dünyada ilk sıradadır (81.000$ 2006 tahmini).Most jest również najczęstszym miejscem skoków samobójców w kraju (80 przypadków rocznie).
Çelyabin yerleşimine düşen meteora dair ^ "Rusya meteor yağmuruyla sarsıldı".Meteoryt L’Aigle spadł w postaci deszczu meteorytowego.
Ligden düşen takımlar League of Ireland First Division'da mücadele eder.Drużyna została zdegradowana do League of Ireland First Division.
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.Spotkać można zwalone pnie przegradzające rzekę.
Düşen tüm paraları toplamak beceri ve çabukluk gerektirir.Wszystkie budowle z basztami, wymagają wielkiej i szybkiej naprawy.
Düşesin hiç çocuğu olmamıştı.Wielki książę nie miał dzieci.
Kral Harold hastalandığından taht için varis gerekmektedir.Bu görev de Shrek'e düşer.Kiedy teść Shreka – król Harold zaczyna chorować, Shrek jest wzięty pod uwagę jako dziedzic jego ziem.
2009-10 sezonunda tekrar küme düşen ekip 2010-11 sezonunda birinci olarak yeniden Eredivisie'ye çıktı.Po trapiącym go kontuzjami sezonie 2009/10, Allen powrócił do regularnej gry na początku sezonu 2010/11.
1924 yıında ise nüfusları daha da düşerek 160 kişiye ulaşmıştır.W 1792 roku liczba ludności wzrasta do 160 osób.
Hikâye Amazon Ormanları'na düşen bir köpek (Brandy) ve bir tavşan (Bay Bıyık) hakkındadır.Gwiazda otoczona jest liściem palmy oraz gałązką oliwną.
İlmek kısmı gevşerse yular düşebilr, hayvan kontrolden çıkabilir.Ponieważ ślady po ugryzieniach są zaleczone, zwierzę przetrwało je.
Crane ve ekibinin peşine düşer.Podąża za nim Seth oraz jego siostra.
Yine bir grup genç bu ailenin eline düşer.Ochrzcił też wiele dzieci należących do tej rodziny.
Ortalama olarak erkek başına sadece 3 dişi düşer.Samice są średnio o 3% dłuższe od samców.
Önce polis düşer peşine.Tam zaczyna się pościg policji.
Arabaya atlayıp iblisin peşine düşerler.Wściekły, rusza w pościg za samochodem.
Km²'ye düşen kişi sayısı 90'dır.90 osób na km².
Vera Yevgenevna Duşevina (Rusça: Вера Евгеньевна Душевина; d: 6 Ekim 1986) Rus profesyonel tenis oyuncusu.Вера Евгеньевна Душевина (ur. 6 października 1986 w Moskwie) – rosyjska tenisistka.
Çok nadir olarak tüp orta kulağa düşebilir.Proste, rzadko wygięte ku środkowi.
Ama Deri Yüz yanlışlıkla sandalyenin üzerine düşer.Wychudzona i blada wspiera się na krześle.
Büyür, dağılır, aşağı düşer ve her şey yeniden başlar".Den växer, delas sönder, faller ner och sedan börjar allting om på nytt”.
Çanta Tom'a düşer.Min påse är tom-.
5-7 gün içerisinde, hemoroid kurur ve düşer.Inom 5-7 dagar ramlar den förtorkade hemorrojden av.
O kadar dışındadır ki birçok kişi onun bir ölçü birimi olduğuna dair şüpheye düşer.Härav betvivlar många att det är en verklig grupp.
Ghrelin seviyeleri yemeklerden önce yükselir, sonra ise düşer.Ghrelinnivån ökar före måltiden och minskar efter måltiden.
495 - Sonbaharda Nargothrond düşer; Orodreth ve Gwindor ölür.495: Nargothrond faller, Orodreth och Gwindor förgås.
Michael balkondan aşağı düşer.Michael faller ner från balkongen med en smäll.
Zoey, helikopter pilotu vurmak zorunda kalır ve helikopter şehir dışındaki sanayi bölgesine düşer.Zoey tvingas döda piloten, vilket gör att de kraschlandar i ett industriområde utanför staden.
Sıcaklık nadiren 5 °C’nin altına düşer.Temperaturen faller inte ofta under 5 grader.
Kurt, hayrete düşer.Jag tror på underverk.
Michael bir çukura düşer.Michelau ligger nere i en dal.
Tırnaklar düşer.Nässlorna förvälls.
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.Båda blev dömda för detta brott.
Fingon ve Huor öldürlür Gwindor ve Húrin esir düşer.Fingon och Huor blir dräpta och Gwindor och Húrin tillfångatagna.
İsveç, tüm bunlardan dolayı kişi başında düşen gayrı safi millî hasıla bakımından ilk beşteki yerini kaybetti.Därmed hade Sverige fått sin första vinst, efter totalt femton försök.
Ertesi yüzyıl, İtalya'da Bizans etkisi devamlı düşerek sonunda yol oldu.Under århundradet därefter avtog det bysantinska inflytandet i Italien stadigt, och upphörde sedan.
Savunmaları düşer.Försvarets förfall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod