Ana içeriğe geç
Sözlük

düse ile cümle

düse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, Fransa’nın 1911’deki Moroccan Crisis (Agadir Crisis) in hemen peşine denk düşen bir tarihtir.Die laatste had de handen vol met de Tweede Marokkaanse Crisis over Agadir in 1911.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Hij zwicht uiteindelijk toch en reist de twee anderen achterna.
Yani buyruk başına düşen çevrim sayısı 1’dir.""Argumenten voor en tegen de primaliteit van het getal 1".
En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer.Uiteindelijk weet hij, samen met zijn broer en nog enkele andere gevangenen, te ontsnappen uit de gevangenis.
Nüfusa göre spor kulübü başına düşen en fazla insan sayısı ise Kilis'te bulunmaktadır (36.681).De club speelt zijn thuiswedstrijden in het Nieuwe Zenitstadion (66.881 plaatsen).
Bir süre sonra Fatih düş kırıklığına uğrarken şeytan da sonunda insanlara yenik düşecektir.Als het de Satan zou lukken dit op een enkele plaats te doen, dan zou de gemeente als geheel bezoedeld zijn.
Bu nedenle mahallenin kişi başına düşen geliri iyi durumdadır.Dan is het uit met de ellende in de ellendige wijk.
Oradan Hamza'nın peşine düşer ve onu da öldürür.Hij neemt Von Hammersmark apart en vermoord haar.
"Gökten düşen tokmakçık, dört ayaklı maymaçıq.乾 (Het Scheppende) is samengesteld uit een herhaald trigram hemel.
Düşen uçaktan Steve'i baygın halde sudan çıkarır.In de kerker ontdekt ze Steve.
Çavuş kanlar içinde yere düşer.Simonne valt bloedend neer op de grond.
Fakat aynı yıl gerçekleşen Silarus Muharebesinde Romalılar pusuya düşerek ağır kayıplar Verdi.In de slag bij Carrhae in datzelfde jaar werden de Romeinen vernietigend verslagen.
Fakat, bu stok nehrin en az birkaç saatlik ortalama debisine karşılık düşer.Langs Petite-Somme stroomt het riviertje de Somme.
Km2 düşen kişi sayısı 147 kişidir.Met de toevoeging van de Dodekanesos kwam het aantal op 147.
Hoba meteoridi, Dünya'ya düşen en büyük meteoridin adıdır.De Hoba-meteoriet is veruit de grootste en zwaarste bekende meteoriet die ooit op Aarde is neergevallen.
Araç, yere düşene kadar, havada birkaç kez takla attı.Het rolde enkele keren alvorens op het dak te landen.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Met een vlot gaat hij zijn vrienden achterna.
Leprikon kuyunun içine düşer.Ze valt op de leeuwenkooi.
Kuzen Aenchen duvardan düşen resmi yeniden asmaktadır.Op het kasteel Bommelstein hangt het bord vuilnisbelt weer aan de gevel.
Armut dalının dibine düşer.De appel valt niet ver van de boom.
Merdivenlerden düşersen, hızlıca aşağı inersin.Als je van de trap afvalt, ben je gauw beneden.
Düşen faiz oranları otomobil pazarını canlandırdı.Dalende rentevoeten hebben de automarkt gestimuleerd.
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.Oto Ciebie czcimy i Ciebie prosimy o pomoc.
Eğer kör köre kılavuzluk ederse, her ikisi de çukura düşer."Jeżeli ślepy prowadzi ślepego, obaj w końcu wpadną do rowu, czyż nie tak?”
Mart 1992'de Dük ve Düşes ayrıldılar.19 marca 1992 książę i księżna znaleźli się w separacji.
Kral William düşesi sevmiyordu.Catherine nie spodobała się jednak księciu.
Dehşete düşer ve Charlie'den yardım ister.Ma problem z czytaniem i potrzebuje pomocy Charliego.
Ancak bu düşen yüne etki etmez.Nie sądzę, że to zniszczyłoby urok .
Angel ve Lorne ise Fred'in peşine düşer.Ciotka Droll i Fred zamierzają ująć tam Cornela.
Ayağı kaymasaydı, hücrenin ortasında bulunan ve içi su dolu olan bir kuyuya düşeceğini anlar.Zdaje sobie sprawę, że gdyby się nie potknął, wpadłby do głębokiej studni z wodą w środku pomieszczenia.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Narzeczony rusza w pościg za uciekinierami.
Geçen sene küme düşen üç takım ise Newcastle United, Norwich City ve Aston Villa oldu.Z Premier League spadły zespoły Newcastle United, Norwich City oraz Aston Villa.
Fakat aynı zamanda imkansız bir aşkın pençesine düşecektir.Znów pojawia się wątek niemożliwej miłości.
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.Gdy Charles miał pięć lat, widział, jak jego młodszy brat George utonął.
Geceleri sıcaklık, 6 °C'ye kadar düşer.W nocy temperatura spadła do minus 6 st. Celsjusza.
Esir düşen Theodorakis bir süre sonra serbest bırakıldı.Ksiądz Sawicki został po pewnym czasie wypuszczony na wolność.
Chicago Tribune yazarı Greg Kot, albüme olumsuz eleştiri yaparak tekrara düşen alt yapıyı eleştirdi.Greg Kot z Chicago Tribune dał negatywną recenzję za zbyt częstą powtarzalność produkcji.
Yanlışlıkla bomba yere düşer.W konsekwencji maszyna uderzyła w ziemię.
Angelica gayet büyük bir yeise düşer.Angelica bardzo przywiązuje się do dziewczyny.
Buna çok üzülen Guru, sevgilisinin intikamını almak için katilin peşine düşer.Zazdrosny mąż zleca pobicie jej kochanka.
Logan peşlerine düşer.Porucznik Lotar zaczyna go szukać.
Fakat yine de Almanlar onu fark eder ve peşine düşerler.Niemcy po dostrzeżeniu paczki schylają się, aby ją wziąć.
Mutfağa gider ancak yere düşer.Pod ziemią zjeżdża ona tylko w centrum miasta.
İlk Mahir Çayan düşer.Mistrz pierwszy pada na deski.
Sikkenin değerinin düşmesi, Bizans'ın düşen gelirler karşısında harcamalarını sürdürmesini sağlamıştır.W obliczu spadających przychodów psucie monety pozwoliło Bizancjum utrzymać niezbędne wydatki na obronę.
İmparatoriçe DüşesFrejlina cesarzowej.
En kötü 5 takım ise Liga III'e düşer.5 najsłabszych zespołów spadło do drugiej ligi.
Birebir film üzerine düşen görüntüyü görme imkanımız yoktur.Tytułu nie da się zrozumieć, oglądając film.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Spór o Zawadę rozstrzygnięto na korzyść Zawadzkich.
Kaliena vezirin adamlarına esir düşer.Kat, znęca się nad więźniami.
Tanrı'nın peşine düşemezsiniz.My nie możemy wyrzec się Boga!
Yağışın % 27,6'sı ilkbaharda, %7'si yazın, %21,4'ü sonbaharda, % 44'ü kışın düşer.Na zimę przypada 24,1% dni wietrznych, wiosnę 26,4%, lato 26,6%, a jesień 22,9%.
Draco, aynı zamanda ağrı hisseder gökten düşer ve yakalanır.Drake traci przytomność, a po ocknięciu się przecina go i spada na ziemię.
Her şeyi düzeltmek Jerry'ye düşer.Frank obwiniał za to wszystko Jerry'ego.
Bu araştırmaların devamında bulunan mezarı, düşes Anna Amalia Kütüphanesinin bahçesine getirildi.W 1826 szczątki jego przeniesiono do biblioteki księżnej Anna Amalia Bibliothek.
Mafya kızın peşine düşer.Psychopata wchodzi za nią.
Ama yüzüğü yakalayamadan yüzük şu içine düşer.Bez odkręcenia śrub pierścień wewnętrzny nie może się obracać.
Yerden yükseldikçe hava sıcaklığı düşer.Wraz ze wznoszeniem się od podłoża ogrzane powietrze ochładza się.
Sonraki sezon ise ikinci lige düşen Gil Vicente FC'ye kiralandı.W kolejnym sezonie przebywał na wypożyczeniu w Gil Vicente.
Bundan sonra Jonathan ve Andrew'un da peşine düşer.Odnajdują ją później Jack i Juliet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod