Aksi takdirde 14.000 ft civarında kişinin performansı ciddî şekilde düşer.استعاد الفرد وعيه عند مكافئ ارتفاع يبلغ حوالي 15000 قدم .
Kışın yıllık yağış ortalaması 500 mm³ olup, yağışların büyük bir kısmı kış aylarında düşer.نسبة هطول الأمطار تبلغ زهاء 500 مم، معظمها يسقط في أشهر الشتاء.
İki gemi de rakibini vurmayı başaramadı, ancak yakınına düşen mermilerin şarapnelleri Yavuz'a isabet etti.ولم يستطع أياً منهما إصابة الأخرى، إلا أن القذيفة التي سقطت بالقرب من ياووز أصابته بشظايا.
Kanada dünyada kişi başına düşen en yüksek göç oranına sahip ülkelerden biridir.فنزويلا هي من بين أعلى عشرين دولة من حيث التوطن.
Kentin adı Düşes Marie'nin adına verildi.وقد أسموها باسم العذراء مريم.
Kadın başına 1.5 çocuk düşer ve bu dünyanın en düşük oranlarından biridir.معدل الخصوبة الكلي من 1.50 أطفال لكل أم؛ وتعد من أدنى المعدلات في العالم.
Bu alana her mevsimde yağış düşer.تتساقط الأمطار على باريس على مدار العام.
Bu rakam örnek almadan önce antibiyotik kullanılırsa %20'ye kadar düşebilir.يتم انخفاض هذه النسبة بمقدار 20٪ إضافية في حال إعطاء المضادات الحيوية قبل أخذ العينة.
Gemi enkazı Karn'a düşer.يحوي التربينتين في تركيبه على مركب كارين.
Bu devrede ağırlıkları yarı yarıya düşer.هذا سمح بتخفيض الوزن إلى النصف .
Fakat İsrail’in direnişin düşeceği inancı zamanla yok oldu .وفجأة تجمد الموقف الإسرائيلي...
Her kürekçiye 1 kürek düşer.وجميعها تنحدر من سلف مشترك واحد.
Tekne battıktan sonra suya düşen turistler yakındaki küçük bir adaya sığınırlar.والذين جُرفوا في البحر ليستقلوا زورق صغيرٍ.
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.كلاهما اعترف بالاشتراك في الجريمة.
Karasal iklimin etkisi ile gece sıcaklık 10 °C civarına düşebilir.درجة حرارة الهواء يمكن أن تتغير أكثر من 15 درجة على مدار اليوم.
Ujebardha Muharebesi sırasında esir düşerek Napoli'ye gönderilir.تم ترحيله إلى المغرب في إطار اتفاقية تبادل الأسرى.
Denize düşen yılana sarılır.الغريق يعانق الأفعى.
Sakın umutsuzluğa düşenlerden olma.فلا تكن من القانطين.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.Na ilha, Jack vê mais uma vez o homem de traje e o persegue.
Büyür, dağılır, aşağı düşer ve her şey yeniden başlar".Cresce, parte-se, cai e depois começa tudo de novo».
Doktor belki düşebilir ama sert rekabette ayakta durabilir.Isso é verdadeiramente o seu Doutor pode cair, mas ele está de pé em uma competição dura.
1990'da, Japonya'da kişi başına düşen gelir, Batı'daki birçok ülkeyle aynı veya daha yüksekti.Em 1990, a renda per capita no Japão igualava ou ultrapassava a da maioria dos países do Ocidente.
Bu sahne dahil edilseydi eğer, insanlar belki boykot eder ve gişe hasılatı düşebilirdi.Se esta cena fosse incluída, as pessoas iriam boicotar e, possivelmente, a bilheteria seria baixa.
Dük ve düşes II. Dünya Savaşı'ndan önceki yıllarda Fransa'da yaşadı.O duque e a duquesa viveram na França nos anos pré-guerra.
Bir süre sonra Fatih düş kırıklığına uğrarken şeytan da sonunda insanlara yenik düşecektir.Depois que o demônio é enviado para o Inferno], uma Meg morrendo os agradece por libertá-la.
Eğer kör köre kılavuzluk ederse, her ikisi de çukura düşer."Ora, se um cego conduz a outro, tombarão ambos na mesma vala.”
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Aqueles que discordaram foram presos temporariamente.
Bu konsepte bakarsak, bize açık düşence gerekiyor ama çok da açık olmamalı.Ao olhar para esse conceito, precisamos ter a mente aberta, mas não tanto.
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.Na ausência de uma atmosfera natural, os dois objetos caíram e tocaram a superfície da Lua ao mesmo tempo.
Prens onun peşine düşer ve tekrar yerine Razia'yı bulur.O Prince o persegue uma vez mais, e novamente encontra Razia.
Bu dönemde kâr, fiyat ve ücretler düşerken, işsizlik arttı.Lucros, preços e salários caíram enquanto o desemprego subiu.
Astos, bir tanesini teftiş ederken tuzağa düşer ve kapsül uzaya fırlatılıp patlatıldığında ölür.Astos fica preso em uma que ele está inspecionando, e morre quando a cápsula é lançada no espaço e explode.
Michael bir çukura düşer.John acorda no fundo de um poço.
Biz Bu Hallere Düşecek Adam Mıydık?Quem será o próximo a cair?
Dehşete düşer ve Charlie'den yardım ister.Horrorizado, ele convoca Charlie e pede ajuda.
Grace, başarıyla bobinleri yok eder ancak vinçten düşerek ölür.Grace destrói com sucesso as bobinas, mas é fatalmente ferida depois de cair do guindaste.
İlk düşenler atlarıyla birlikte çamurda takılıp kaldı ve arkasından gelenler onların üzerinden geçti.Os primeiros atolaram na lama com seus cavalos e foram pisoteados pelos que vinham atrás.
Windsor Düşesi 24 Nisan 1986 günü Paris'teki Bois de Boulogne'da bulunan evinde hayatını kaybetti.Wallis morreu em 24 de abril de 1986 em sua casa em Bois de Boulogne, Paris.
Düşesin hiç çocuğu olmamıştı.A rainha nunca mais teve filhos.
Ü.Ç. 2210'da I. Thorin, Kuyutorman'ın kuzeyine düşen Gri Dağlar'da bir krallık kurdu.Em 2210, Thorin fundou um reino nas Montanhas Cinzentas ao norte da Floresta das Trevas.
Hiçbir ağlama buna uygun düşemez.Não adianta chorar .
Oyunun bir noktasında gerçekten suya düşen Guybrush, eğer on dakika içerisinde oradan çıkmazsa ölebiliyor.No entanto, neste jogo, Guybrush pode morrer se ficar submerso por mais de dez minutos.
Doktor kalenin altındaki bir okyanusa düşer ve okyanusun dibinde binlerce kafatası olduğunu görür.O Doutor cai em um oceano ao redor do castelo, descobrindo que o fundo do mar está repleto de crânios.
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.O rio desagua no mar Morto.
Edward'ın ölümünün ardından düşesin Fransız avukatı Suzanne Blum vekillik görevini üstlendi.Sua advogada francesa Suzanne Blum assumiu os poderes de procuradora após a morte de Eduardo.
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.A eficácia diminui para menos de 50% após dois anos.
Aralık ayında ise %70'e düşer.Com uma queda de segundo fim de semana de 70%.
36 gemi kaybettiler ve Gibal esir düşerken Indulf kalan gemilerle Ancona'ya doğru kaçtı.A perda total foi de 36 navios, com Gibal capturado e Indulfo, com o resto da frota, fugindo para Ancona.
Çanta Tom'a düşer.Bortinha descontou para o JU.
Arnold Schwarzenegger ve Michael Keaton Kral Koopa düşeni yaklaşıldı.Arnold Schwarzenegger e Michael Keaton se aproximaram para desempenharem o papel de Rei Bowser.
Attan düşen Gubaz, Rusticus'un hizmetçilerinden birinin kendisine son darbeyi vurmasıyla öldürüldü.Gubazes caiu de seu cavalo, e um dos servos de Rústico desferiu-lhe o golpe final.
Bu nedenle, O'nun yüzünden, kendi payıma düşen yükü alıyorum.Ai, meu Deus, Perdi a conta.
Kişi başına düşen millî gelir yaklaşık $8.500'dır.Para os restantes visitantes custa 8,5 euros.
Şişman Karl sanki "kucağına düşen" bu üçüncü krallığı gayet sevinçle kabul etti.".Charles aceitou de bom grado, sendo o terceiro reino a "cair em seu colo".
Bir yönlendirme olmayınca zombiler kayalıktan aşağıya düşerler.Andando sem direção, os zumbis caem para fora do penhasco.
Kurt, hayrete düşer.Winona , você é incrível.
O kişi de suya düşer ve bazen boğulur.Ele irá, em seguida, cair na água e se afogar.
Çalışma esnasındaki kaza riski 10% düşer.Com tratamento adequado o risco de morte é de 10%.
Joker tam düşecekken Batman ona yardım elini uzatır.Lycan: Ele apenas ajudará você na batalha.
En kötü 5 takım ise Liga III'e düşer.Os 3 piores clubes são rebaixados para a 3.