Danimarkalı bisikletçi Knut Enemark Jensen yarış sırasında bisiklettten düşerek öldü.Il danese Knud Enemark Jensen cadde dalla sua bici e più tardi morì.
Eyalet, ülkede kişi başına düşen otel odası sıralamasında 1. sıradadır.È dominata da un albergo isolato di prima categoria.
Aşağı inerken Evan kayar ve yere düşer.Mentre sta tornando indietro, Bobby cade e sviene.
Frollo aşağı düşer ve ölür.Merlino fallisce ed è costretto alla morte.
Küme düşen kulübün yeni başkanı David Bernstein oldu.David Bernstein fu nominato nuovo presidente.
Sandrina bu haberden şoke olmuştur ve hemen bayılıp yere düşer.Sandra quindi rimane delusa e se ne va.
Duşevina tenise 7 yaşında bir mühendis olan babası Yevgeny'nin koçluğunda başlamıştır.Iniziò a giocare al tennis all'età di 7 anni, per volontà del padre Evgenij.
Düşen uçaktaki 50 kişi öldü.Nell'incidente perirono tutti e cinquanta gli occupanti del velivolo.
Genel olarak, bir pilin içindeki reaktif malzeme yüzeyi miktarı arttıkça, iç direnci de düşer.In generale, maggiore è la superficie dei materiali reattivi in una batteria, minore è la resistenza interna.
Batman Talia nın peşine düşer.Se Batman non verrà, Talia morirà.
Ghrelin seviyeleri yemeklerden önce yükselir, sonra ise düşer.I livelli di grelina si incrementano prima dei pasti e decrementano circa un'ora dopo.
Filo yok olduğu zaman, tahttan düşersin."Se nevica sulla foglia, te ne togli la voglia (di neve).
Arapçadaki ح harfine denk düşer.Fatha ḍamma Lingua araba
Ondan kan emip doyduktan sonra toprağa düşerler ve deri değiştirip aç olgun kene haline gelirler.Il colore delle foglie è verde-chiaro; quando si seccano il colore cambia e si scurisce.
Grace, başarıyla bobinleri yok eder ancak vinçten düşerek ölür.Grace nel frattempo distrugge le bobine, ma rimane ferita a morte.
Max'in cenazesinin ertesi sabahı Jace, Sebastian'ın peşine düşer.La mattina successiva i Pesci giungono da Jasper.
Böylece de, bir bakıma, bilimsel düşünceye aykırı düşer.Secondo alcuni il principio di precauzione si porrebbe in contrasto con il metodo scientifico.
Her yeri titrer ve bu sıralarda Özdemir Birsel maddi sıkıntıya düşer.Ma il dolore è subito passato e all'improvviso essi si ricoprono di metallo organico.
(Nerdeyse düşecektim, düşme noktasına geldim, ama düşmedim)' 'Öle-yazdım.Corremmo giù, e quando eravamo appena giunti fuori, mi sono svegliata».
Angelica gayet büyük bir yeise düşer.Angelina è grande in questa parte.
Mumun alevi yanıcı maddeye düşer her yer alev alır.Emette lingue di fuoco così violente da incenerire tutto ciò che lambiscono.
Ancak bu düşen yüne etki etmez.Ma il grave atto di violenza non vi scoraggerà.
Daha sonra dağdaki bir eşkıyanın yanında tekrar karşılaşan Memo ve Sülo yine birbirine düşer.Con la gionta del Monte del Oro nouamente ritrouato.
Bu resepsiyon sırasında ailenin ilişkileri bozulmaya başlar ve evlilik suya düşer.Quando il fidanzato della ragazza scopre quello che è successo manda all'aria il matrimonio.
Eğer kör köre kılavuzluk ederse, her ikisi de çukura düşer."Ed un pilota da caccia, per avere successo, ha bisogno di entrambe".
Ölümden sonra kişi, yer çekimi kanununa uyarak yere düşer.Quando si finisce a terra valgono le regole della Zona di Guerra.
Boulogne ve Pas-de-Calais birbiri ardına düşer.Spartak e Palilulac rimangono nelle rispettive categorie.
Işığa düşen kardeş bir duman bulutu olarak dışarı çıktı.Le Furie si teletrasportano sparendo in una nuvola di fumo.
3. ayda ise uykusu günde 15 saate düşer.Durante le sue nuotate, dorme 5 ore al giorno.
Kişi basına düsen millî gelir, 150 dolar civarındadır.La foliazione media a fascicolo è di circa 150 pagine.
Batman çocuğu kurtarır ama yere düşer.Batman dovrà salvarli prima dello scadere del tempo.
Plan başarılı olacak ve Sharpe adamlarıyla beraber tuzağa düşecektir.Gli agenti finiscono in una trappola e l’agente Sharpe viene catturata.
Goya'nın da düşes ile birlikte gittiği ve bir süre orada kaldığı düşünülür.Un giorno Perelà incontra la regina e rimane con lei a lungo.
Yollara düşer ve sevgilisini aramaya başlar.Si alza in piedi e continua a cercare la sua femmina.
Gizemli bir mağaraya giren genç, ay havuzuna düşer.Lì, in una grotta mistica, trovano l'ultima chiave.
Bu yapıtın kahramanı da aşkın ve ölümün gücüne yenik düşer.Il fato è l'unico poter che può superare quello di Amore e Morte.
Berlin düşerken bu birlikler halen Macaristan'daydı.All'armistizio le sue truppe erano penetrate sino in Ungheria.
Her sektör, müşterilerine daha çok aylaklık zamanı vermek için üstüne düşeni yapmaya çalışıyor."Tutti gli architetti hanno la tendenza a fare troppo. «.
Hitler cepheden uzaklaştığı anda arkadaşlarının olduğu bölgeye bomba düşer ve arkadaşlarının hepsi ölür.Mentre Lin esce di casa una bomba scoppia nell'abitazione e la sua amica muore.
Bir hatalı davranış ile gitarist fena düşerdi." diyerek zorluklarını anlattı.Inoltre ha detto che suonare la chitarra è "molto impegnativo", "lo fai difficile quanto vuoi".
Gökten üç elma düşer.С неба упали три яблока.
Hayaletler dizlerinin üstüne düşer."Привидения падают на колени».
Yakalayamazlarsa cezalı duruma düşerler.Если их при этом ловили то наказывали.
Francisco Brachiano'nun ellerine düşen Vittoria'ya bir aşk mektubu yazar.Он сочиняет любовное письмо Виттории, которое попадает в руки Брачиано.
Kayı Boyu yine yollara düşer.Их пути вновь пересекаются.
Ancak ilk uçuşta bir pilot test uçuşu sırasında uçağı düşerek ölmüştür.Однако через год пилот гибнет во время испытательного полёта.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.И тех, кто в этом сильно сомневался.
Astos, bir tanesini teftiş ederken tuzağa düşer ve kapsül uzaya fırlatılıp patlatıldığında ölür.Астос оказывается взаперти одной из них и погибает, когда та выбрасывается в космос и взрывается.
Duvarların taban genişliği 8,62 metre olup, üst kısımlara doğru incelerek 6,66 metreye düşer.Ширина стен у основания составляет 8,62 метра, к вершине они сходятся до 6,66 метров.
Böylece, beyaz deliğe doğru düşen herhangi bir nesne, sonunda siyah delik ufkuna ulaşacaktır.).При ходе белых они выигрывают, при ходе черных — ничья.
Doktor belki düşebilir ama sert rekabette ayakta durabilir.Его Доктор, быть может, и пал, однако сам он с достоинством выдерживает жёсткую конкуренцию.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Они заходят со спины и хватают обоих.
15 Mayıs 2011'de, Nyahururu'daki evinin balkonundan düşerek hayatını kaybetti.Трагически погиб 15 мая 2011 года, упав с балкона своего дома в Няхуруру.
TARDIS ıssız bir volkanik adaya düşer.ТАРДИС приземляется на пустынном вулканическом острове.
En fazla yağış Ekim ayında düşer (273 mm,).Наибольшее количество осадков выпадает в августе (273 мм).
Savunmaları düşer.Оборона распалась.
TARDIS, Gatwick Havaalanı'nda bir piste düşer.ТАРДИС материализуется на взлётной полосе аэропорта Гатвик.
Bir uzay gemisi Londra'ya düşer.Их огромный космический корабль нависает над Лондоном.
Köy halkından savaşa katılıp dönemeyen (şehit düşen) birçok insan olduğu bilinmektedir.В народе возникло множество запретов: имя волк старались не произносить, чтобы он не наделал вреда.
Michael bir çukura düşer.Нил падает в отверстие.