dürüstçe ile cümle
dürüstçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bakan, "SC'nin borç krizi veya iflas riskinde olmadığını dürüstçe söyleyebilirim." dedi."I can confidently say that RS is in no danger of debt crisis or bankruptcy," he said.
"Ben sadece filmin içinde başladım, ama dürüstçe şimdiye kadar yazdığım en eğlenceli şey."I'm just starting into it, but so far, honestly, it's the most fun I've ever had writing.
Fred, Josh'tan dürüstçe bir rövanş oynamasını istediğinde, Josh onu zahmetsizce yener.When Fred prompts Josh to play a rematch honestly, Josh effortlessly defeats him.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Honestamente quiero ayudar.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Я просто хочу помочь.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Eu honestamente quero ajudar.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Zij wilde concrete hulp geven.
Bu dürüstçe değil.Dat is oneerlijk.
Bu dürüstçe değil.Het is niet eerlijk.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Szczerze wierzymy, że oni nam pomogą.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Att arbeta med särskilt stöd.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Instinktivně jsem mu chtěl pomoci.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Așa să 'mi ajute Dumenezeu.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Együtt összetartva segítőkészek.
Dürüstçe, saat kaça kadar yatmayı planlıyorsun? Zaten öğle oldu.Toden totta, kuinka pitkään oikein aiot nukkua? On keskipäivä.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Dia secara jujur ingin menolong.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Ông nhờ Tô Đại giúp đỡ.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.実乃に好意を寄せる。
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.後來轉為幫助純一。
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.실제로 친절하게 대해 주신다.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.ונחוצה עזרה תכופה.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Майлс проявява желание да помогне.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum."Neznášam slovo pomáhať.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Už tai jis sąžiningai tarnavo.
Ben dürüstçe yardım etmeyi istiyorum.Mul on õigus paluda abi.
Açıkça ve dürüstçe.Abierta y honestamente.
Açıkça ve dürüstçe.De façon ouverte et honnête.
Açıkça ve dürüstçe.Deschis şi sincer.
Açıkça ve dürüstçe.In modo aperto e onesto.
Açıkça ve dürüstçe.터놓고 솔직하게.
Açıkça ve dürüstçe.Otwarcie i szczerze.
Açıkça ve dürüstçe.Открыто и честно.
Açıkça ve dürüstçe.בפתיחות ובכנות.
Açıkça ve dürüstçe.بصراحة وصدق.
Açıkça ve dürüstçe.でも 率直に話す心の 準備はできているでしょうか?
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Aber ernsthaft... das ist eine gute Sache.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Acesta este un lucru bun de pus în practică.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Ale naozaj, toto je dobrá vec, ktorú môžete urobiť.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Ale upřímně, tohle je dobré dělat.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Mais, honnêtement, c'est une bonne chose à faire.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Pero, honestamente, es algo que es bueno hacer.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Szóval őszintén, visszatérve a témara, jó dolog ha meg tudod tenni
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Όμως, ειλικρινά, αυτό είναι καλό να το κάνεις.
Arap Dünyası'yla, Batı Dünyası arasındaki gerilimleri dürüstçe ele almamız gerektiğini gösterdi.بصدق لمعالجة التوترات بين الغرب والعالم العربي أن يتحرك نحو الديمقراطية.
Arap Dünyası'yla, Batı Dünyası arasındaki gerilimleri dürüstçe ele almamız gerektiğini gösterdi.はっきりと申し上げて 世界の問題をすべて解決はできませんが
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.Ik had nog niet met dit probleem te maken gehad of eigenlijk met dit hele segment van de medische wereld.
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.Je n'avais jamais traité ce genre de problème, en tout cas, pas dans ce segment du secteur médical.
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.저는 이런 문제로 고심한 적은 없었습니다. 솔직히 이는 의학계에서 다룰 문제들이지요.
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.Mi-era nefamiliară o asemenea problemă sau sincer, tot acest segment din lumea medicală.
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.Nigdy przedtem nie miałem styczności choćby w przybliżeniu, z tą gałęzią medycyny.
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.No había tratado con este tipo de problema o francamente, este segmento completo del mundo medico.
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.Nunca tinha tratado deste tipo de problema, pelo menos, neste segmento do mundo médico.
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.Аз не съм се занимавал с този вид проблем или честно казано, с целия този свят на медицинския свят.
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.לא התמודדתי עם סוג כזה של בעיה או בכנות, עם כל המגזר הזה של העולם הרפואי.
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.لم أتعامل مع مشكلة كهذه أو بصراحة، كامل هذه الجزئية في عالم الطب.
Ben bu tür bir problemle uğrasmamıştım. ya da dürüstçesi, tıp dünyasının hiçbir dalıyla.医療のこの領域に かかわったことはありませんでした 私が開発を始めてから これまでに直面した
Bir dakika bekle. Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,Bersabarlah sebentar lagi. kali ini, aku jujur, meskipun aku harus pergi meninggalkan rumahku
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.이것은 사실상 그 보다는 매우 정직하게 말하고자 하는 우리의 욕구에 관한 것이었고 사람들이 정직하게 말하기 어려운 주제에 관한 것이었습니다.
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.זה היה יותר קשור לרצון שלנו לדבר בכנות על נושאים שאנשים מתקשים לדבר עליהם בכנות.
Bizim için aslolan insanların içtenlikle bahsetmekte zorlandığı konuları gayet dürüstçe konuşabilmekti.ولكنه كان في الاساس متصلاً في يخص رغبتنا في التحدث بصراحة عن المواضيع التي يصعب التحدث فيما يخصها بصراحة