Ana içeriğe geç
Sözlük

dürüşt ile cümle

dürüşt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama kendinizi bir anlığına onun yerine koyun, ...dürüst bir insan olarak....אבל ,שים את עצמך במקומו לרגע... .אתה כאיש העומד מאחורי המילים שלך
Ama kendinizi bir anlığına onun yerine koyun, ...dürüst bir insan olarak.دع السياسة جانباً وانت تشاهد المسرحيات؟
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Aber um ganz ehrlich zu Ihnen zu sein, liebe ich das Fernsehen irgendwie.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Ale, abych byl vůči vám zcela upřímný, mám televizi rád.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Ale żeby być szczerym przyznaję, że lubię telewizję
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Dar să fiu complet sincer cu voi, eu ador televiziunea.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.De hogy teljesen őszinte legyek veletek, én tulajdonképpen szeretetem a televíziót.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Maar om eerlijk te zijn, ik hou wel van televisie.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Mais pour être tout à fait honnête avec vous, j'aime bien la télévision.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Mà là hoàn toàn trung thực với bạn, Tôi rất mê tivi
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Ma per essere completamente onesto con voi, Io amo un certo tipo di televisione.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Men för att vara helt ärlig med er, jag älskar på sätt och vis TV.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Namun kalau ingin jujur kepada Anda saya suka dengan televisi.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Pero para serles franco, me gusta la televisión.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.하지만 정말 솔직히 말해서, 저는 TV를 좋아하는 편이예요.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Vou ser muito franco, adoro televisão.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Αλλά για να είμαι απολύτως ειλικρινής μαζί σας, Κατά κάποιο τρόπο αγαπάω την τηλεόραση.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.И если быть совершенно откровенным, мне телевидение даже нравится.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Но ако трябва да бъда напълно честен с вас, аз обичам телевизията.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Чесно кажучи, я навіть люблю телебачення.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.אבל כדי להיות לגמרי כנה איתכם, אני אוהב טלוויזיה.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.ولكن لأكون صادق معكم ، إنني أحب التلفاز نوعاً ما.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.私はテレビ好きなほうです 皆さんテレビは好きですか? (聴衆「好き」)
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Aber je mehr ich darüber nachdachte, desto ehrlicher musste ich zu mir selbst sein.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Ale čím víc jsem o tom přemýšlela, tím víc jsem k sobě musela být upřímná.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Dar apoi, cu cât meditam mai mult, cu atât mai mult trebuia să fiu onestă cu mine.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Később viszont minél többet gondolkoztam, annál inkább szembe kellett azzal néznem:
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.하지만 더 생각하고, 내 자신에게 솔직할수록
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Maar daarna, hoe meer ik er over nadacht, hoe meer ik moest toegeven aan mezelf.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Mais ensuite, plus j'y pensais, plus je me devais d'être honnête.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Ma poi, più ci pensavo, più dovevo essere onesta con me stessa.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Mas depois, quanto mais pensava nisso, mais tinha de ser honesta comigo mesma.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Namun semakin saya memikirkannya, semakin saya harus jujur pada diri sendiri.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Nhưng về sau, càng nghĩ tôi càng phải thành thật với bản thân mình hơn.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Pero entonces, mientras más lo pensaba, más honesta tenía que ser conmigo misma.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Αλλά μετά, όσο πιο πολύ το σκεφτόμουν, τόσο πιο πολύ έπρεπε να ήμουν ειλικρινής με τον εαυτό μου.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Но после, колкото повече мислех за това, толкова повече трябваше да съм честна със себе си.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Но после, чем больше я об этом думала, тем больше должна была себе признаться.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.Та що більше я думала про це, то більше відчувала потребу бути чесною із собою.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.ככל שחשבתי על זה יותר, כך נאלצתי להיות כנה עם עצמי.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.كلما فكرت في ذلك ، كلما كان علي أن أكون صادقة مع نفسي.
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.もし誰かが訪ねて来て カトリック神学や
Ama sonra şunu düşündüm, biliyorsunuz, dürüst olalım:Depois pensei, sejamos honestos.
Ama sonra şunu düşündüm, biliyorsunuz, dürüst olalım:하지만 생각해보면, 아시다시피, 탁 터놓고 말하면
Ama sonra şunu düşündüm, biliyorsunuz, dürüst olalım:אבל אז חשבתי, אתם יודעים, בואו נהיה כנים:
Ama sonra şunu düşündüm, biliyorsunuz, dürüst olalım:لكن حينها فكرت , أتعلمون , دعونا نكون صريحين :
Ama sonra şunu düşündüm, biliyorsunuz, dürüst olalım:この世界では 進歩と我々との関係が
Ancak, bir noktada, piyasaya karşı dürüst davranmaya karar vermişler.Ale v určitém okamžiku řekli, víte, budeme s trhem falešně upřímní.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.Ale jeśli nie mówicie szczerze o własnych doświadczeniach, dzieci wyczują, że każdym słowem wciskacie im kit.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.Dar dacă nu sunteţi sinceri cu propriile voastre experienţe, mai întâi, tot ce spuneţi miroase a fals.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.하지만 여러분이 자기 경험에 대해 솔직하지 않으면 여러분이 하는 말은 모두 엉터리처럼 들릴 거에요.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.Ma se non siamo onesti sulla nostra esperienza ciò che diciamo suonerà come un mucchio di balle.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.Pero si no eres honesto con tus propias experiencias primero, todo lo que digas apestará.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.Но если вы не будете прежде честны по отношению к собственному опыту, все ваши слова будут отдавать чушью.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.אבל אם אתם לא כנים תחילה בקשר לחוויות שלכם, כל מה שתגידו יריח כמו בולשיט.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.لكن إذا لم تكن صادقة حول تجاربك أولاً، كل ما تقوله تنبعث منه رائحة الهراء.
Ancak ilk başta kendi deneyimleriniz ile ilgili dürüst olmazsanız, söylediğiniz herşey sadece saçmalık kokar.言うこと全てが 胡散臭くなってしまうでしょう 大丈夫 練習すればいいんです
Arap Dünyası'yla, Batı Dünyası arasındaki gerilimleri dürüstçe ele almamız gerektiğini gösterdi.بصدق لمعالجة التوترات بين الغرب والعالم العربي أن يتحرك نحو الديمقراطية.
Arap Dünyası'yla, Batı Dünyası arasındaki gerilimleri dürüstçe ele almamız gerektiğini gösterdi.はっきりと申し上げて 世界の問題をすべて解決はできませんが
Artık mirasına dürüst olmamaya başladı;디즈니는 더 이상 자신의 유산에 충실하지 않습니다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod