Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Neumni se smejejo krivdi, odkritosrčni pa so si dobrohotni.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Orang bodoh tidak peduli apakah dosanya diampuni atau tidak; orang baik ingin diampuni dosanya
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Οι αφρονες γελωσιν εις την ανομιαν εν μεσω δε των ευθεων ειναι χαρις.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Глупые смеются над грехом, а посреди праведных - благоволение.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Приносът за грях се присмива на безумните, А между праведните има Божие благоволение.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.אולים יליץ אשם ובין ישרים רצון׃
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.الجهال يستهزئون بالاثم. وبين المستقيمين رضى.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.愚 妄 人 犯 罪 、 以 為 戲 耍 . 〔 或 作 贖 愆 祭 愚 弄 愚 妄 人 〕 正 直 人 互 相 喜 悅
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.愚妄 人 犯罪 、 以 為戲耍 . 〔 或 作贖 愆祭 愚弄 愚妄人 〕 正直 人 互相 喜悅
Ah! Sinir bozucusun. Doğru dürüst anlat!أه , انت محبطة , اخبريني بوضوح
Alice, çok dürüst bir çocuktu 'Ben kesinlikle, yumurta tadı VAR' dedi."J'ai goûté des œufs, certainement", dit Alice, qui était un enfant très véridiques, "mais
Alice, çok dürüst bir çocuktu 'Ben kesinlikle, yumurta tadı VAR' dedi.저는 확실히, 계란 한가 '매우 진실 어렸을 앨리스는 말했다;'하지만
Alice, çok dürüst bir çocuktu 'Ben kesinlikle, yumurta tadı VAR' dedi."Я попробовал яйца, конечно же," сказала Алиса, которая была очень правдивым ребенком; ", но
Alice, çok dürüst bir çocuktu 'Ben kesinlikle, yumurta tadı VAR' dedi."Я спробував яйця, звичайно ж," сказала Аліса, яка була дуже правдивим дитиною; ", але
Alice, çok dürüst bir çocuktu 'Ben kesinlikle, yumurta tadı VAR' dedi."יש לי טעם של ביצים, בוודאי," אמרה אליס, שהיה ילד אמיתי מאוד: "אבל
Alice, çok dürüst bir çocuktu 'Ben kesinlikle, yumurta tadı VAR' dedi."لقد ذاقت البيض ، وبالتأكيد ،' قال اليس ، الذي كان طفلا صادقة جدا ، 'ولكن
Alice, çok dürüst bir çocuktu 'Ben kesinlikle, yumurta tadı VAR' dedi.女の子はかなり同じくらい蛇がそうであるように、あなたが知っている卵を食べる。"
Almanlar'a, dünyanın en dürüst insanlarına.Por los alemanes, el pueblo más honesto del mundo.
Almanlar'a, dünyanın en dürüst insanlarına.За самый честный народ!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!(25:11) А я хожу в моей непорочности; избавь меня, и помилуй меня.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Ale ja budem chodiť vo svojej bezúhonnosti. Vykúp ma a zmiluj sa nado mnou!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Ale ja w niewinności mojej chodzę: odkupże mię, a zmiłuj się nademną.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Còn tôi , tôi sẽ bước_đi trong sự thanh_liêm , Xin hãy chuộc tôi , và thương_xót tôi .
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Còn tôi, tôi sẽ bước đi trong sự thanh liêm, Xin hãy chuộc tôi, và thương xót tôi.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Én pedig ártatlanságban élek; ments meg és könyörülj rajtam.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Eu umblu în neprihănire; izbăveşte-mă, şi ai milă de mine!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Ich aber wandle unschuldig. Erlöse mich und sei mir gnädig!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Integro è invece il mio cammino; riscattami e abbi misericordia
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Jag vandrar ju i ostrafflighet; förlossa mig och var mig nådig.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Já pak v upřímnosti své chodím, vykupiž mne, a smiluj se nade mnou.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Jeg har jo vandret i Uskyld, forløs mig og vær mig nådig!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!나는 나의 완전함에 행하오리니 나를 구속하시고 긍휼히 여기소서
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Men jeg vandrer i min uskyld; forløs mig og vær mig nådig!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Moi, je marche dans l`intégrité; Délivre-moi et aie pitié de moi!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Mutta minä vaellan nuhteettomasti; vapahda minut ja ole minulle armollinen.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Niets van deze dingen heb ik gedaan; verlos mij en toon mij Uw genade.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Pero yo andaré en mi integridad; redímeme y ten misericordia de mí
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Quanto a mim, porém, ando na minha integridade; resgata-me e tem compaixão de mim.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Tetapi aku hidup dengan tulus hati, kasihanilah dan bebaskanlah aku
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Αλλ' εγω θελω περιπατει εν ακακια μου λυτρωσον με και ελεησον με.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!А пък аз ще ходя в незлобието си; Изкупи ме и смили се за мене.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!ואני בתמי אלך פדני וחנני׃
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!اما انا فبكمالي اسلك. افدني وارحمني.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!至 於 我 、 卻 要 行 事 純 全 . 求 你 救 贖 我 、 憐 恤 我
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!至於 我 、 卻要 行事 純全 . 求你 救 贖我 、 憐恤我
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Aber ernsthaft... das ist eine gute Sache.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Acesta este un lucru bun de pus în practică.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Ale naozaj, toto je dobrá vec, ktorú môžete urobiť.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Ale upřímně, tohle je dobré dělat.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Mais, honnêtement, c'est une bonne chose à faire.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Pero, honestamente, es algo que es bueno hacer.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Szóval őszintén, visszatérve a témara, jó dolog ha meg tudod tenni
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Όμως, ειλικρινά, αυτό είναι καλό να το κάνεις.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Aber, ganz ehrlich, in dieser Frage gibt es keine andere Straße.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ale, tak szczerze, w tej sprawie, nie widzę innej drogi.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ale, úprimne povedané, pri tejto zaležitosti, to jednoducho nejde.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ale upřímně tady není jiná cesta.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ampak, odkrito povedano, glede tega vprašanja drugačna pot ne obstaja.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Dar, ca să fiu sincer, în acest caz, nu există o altă modalitate de a-l aborda.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ezt illetően azonban komolyan nincs más lehetőség előttem.