Ana içeriğe geç
Sözlük

dünyevî ile cümle

dünyevî kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni oluşmuş ülkenin üstünlük verdiği başlıca ilkeler dünyevi milliyetçilik ve avrupalaşma olmuştur.Μία μορφή εθνικισμού που προέκυψε από τις παραπάνω αρχές είναι ο κρατικός και πολιτισμικός εθνικισμός.
Onlar, demir açısından Dünyevî bazaltlardan daha zengin ve aynı zamanda daha düşük viskozitelere sahiptirler.Deres jernindhold er større end i basalt fra Jorden, og de har også lavere viskositet.
"Ruhani Lordlar" dışında kalan üyeler "Dünyevi Lordlar" (Lords Temporal) olarak adlandırılır.De andre lordene kalles Lords Temporal.
Rönesans, Almanya`ya, insanların dünyevi yeri ve doğasını anlama vurgusunu getirdi.그래서 티코는 날씨, 인생, 그리고 왕들의 죽음에 대해 각종 예측을 했다.
Claudius Roma'nın kuruluşunun 800. yılı sebebiyle Ludi Saeculares (dünyevi oyunlar) düzenlemiştir.קלאודיוס קיים את משחקי המאה לציון יום השנה ה-800 לייסודה של רומא.
Böylece dünyevi zevklerden kurtulurlar.מתוך כך החליטה להתנזר מתשוקות העולם.
Taç ise başrahibin tüm dünyevi unsurların üzerinde olduğunu simgelemekteydi.Sotona se pravio, da ima vlast nad svim kraljevstvima svijeta.
Taç ise başrahibin tüm dünyevi unsurların üzerinde olduğunu simgelemekteydi.Ľudovít bol úprimne presvedčený, že panovník je nadradený nad všetkými smrteľníkmi.
Divan şiirinde aşk iki türlü işlenmiştir: Dünyevi aşk ve ilahi aşk.Celá skladba má dve hlavné témy: láska k vlasti a láska k milej.
Kubizek ise bunu "dünyevi varlığımın en mutlu saatleri" olarak ifade etmiştir.Sam je temu rekel "najsrečnejši dan v mojem življenju".
Kubizek ise bunu "dünyevi varlığımın en mutlu saatleri" olarak ifade etmiştir.Samas nimetas härra Nõmmik sündmust «ilusamaks tunniks oma elus».
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.A glamour to coś wykraczającego poza ten świat i docierającego do wyidealizowanego, doskonałego miejsca.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Bei Glamour geht es darum, über die Welt hinauszugehen und den idealisierten, perfekten Ort zu erreichen.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.E il glamour è tutto sul trascendere questo mondo e arrivare in un posto idealizzato, perfetto.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Et le glamour est entièrement à propos de transcender ce monde et d'arriver à un endroit idéalisé et parfait.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Glamour gaat over deze wereld overstijgen om op een geïdealiseerde, perfecte plek te geraken.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.그리고 매력은 모두 이 세상을 초월하는 것에 대한 것이며, 이상화된, 완벽한 곳으로 도달하는 것입니다.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Și glamourul înseamnă transcendența acestei lumi și ajungerea într-un loc idealizat, perfect.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Y el glamur es todo aquello que te eleva más allá de este mundo hasta un lugar idealizado, perfecto.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Блясъкът е извисяването над този свят и достигането до идеализирано, перфектно място.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Гламур заходит за рамки привычного мира и превращает его в совершенное, идеальное место.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.וזוהר הוא כולו התעלות מהעולם הזה והגעה למקום אידיאלי, מושלם.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.وكل مافي الابهار هو أنه يرتقي بالعالم ويذهب به إلى مكان مثالي
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.理想的で 完璧な場所に 至ることを意味します 乗り物がグラマーなのは
Cevap, Bana göre Hieronymus Bosch' un bu inanılmaz triptişinin içindedir , " Dünyevi Zevklerin Bahçesi."Hieronymus Bosch lenyűgöző triptichonja, "A gyönyörök kertje", szerintem magában hordozza a választ.
Dünyevi diplomaları!Bằng cấp trên Trái Đất.
Dünyevi diplomaları!Diplome pamantesti!
Dünyevi diplomaları!Diplomi terreni
Dünyevi diplomaları!Földi diplomák!
Dünyevi diplomaları!Les diplômes terrestres.
Dünyevi diplomaları!Mit irdischen Diplomen...
Dünyevi diplomaları!Pozemské diplomy!
Dünyevi diplomaları!Ziemskie dyplomy!
Dünyevi diplomaları!Γήινα διπλώματα!
Dünyevi diplomaları!Земные дипломы!
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi."1枚目は 天地創造です
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""De jordiske glæders have"
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""De tuin der lusten".
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""El Jardín de las Delicias Terrenales."
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""Il Giardino delle Delizie".
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""Khu vườn Lạc thú Trần tục"
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi."이라는 뜻있는 세 폭의 그림에 있다고 생각하지요.
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""Le jardin des délices".
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""Maallisten ilojen puutarha."
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""Ogród Ziemskich Rozkoszy"
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""The Garden of Earthly Delights" ["Der Garten der Irdischen Freuden"].
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""The Garden of Earthly Delights" [Grădina Plăcerilor Lumești].
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""The Garden of Earthly Delights."
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""Zahrada pozemských rozkoší".
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""Ο Κήπος των Επίγειων Απολαύσεων", του Ιερώνυμου Μπος.
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""Градината на земните наслади."
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""Сад Земных Наслаждений".
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi.""הגן של תענוגות הארץ."
" Dünyevi Zevklerin Bahçesi."" حديقة المسرات الدنيوية . "
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,에롤 플린처럼 신랄하고 대담하다든지, 날렵하고 민첩하거나, 세속적이거나 남을 주도하는,
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,חי על הקצה ומעיז כמו השחקן ארול פלין, חריף וזריז, מלא חיים, בוטה, מתנשא ויהיר,
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,منفعل أو جريئ مثل ايرول فلين، أو ذكي أم رشيق ، دنيء، الاستبداد،
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,器用 機敏 世俗的 高圧的 ガンダルフように不思議で超常的
Kabe'de bana oldukça ilginç gelen dünyevi bir ayrıntı vardı. Cinsiyetler arasında hiçbir ayrım yoktu.Tedy, že se tam muži i ženy modlí společně na jednom místě.
Kabe'de bana oldukça ilginç gelen dünyevi bir ayrıntı vardı.단 하나의 세속적인 것이 카바 신전에 있었습니다. 바로 그것이 제게는 꽤 흥미로웠는데요,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod