dünyayı ile cümle
dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.少しおびえているのです コウモリは不吉な出来事の同義語としてよく使われます
Bizlere dünyayı değiştirebileceğimizi hatırlatıyorlar.그들은 우리가 불가능에 도전하고 실패를 두려워 하지 않으면
Bizlere dünyayı değiştirebileceğimizi hatırlatıyorlar.הם מזכירים לנו שאנחנו יכולים לשנות את העולם
Bizlere dünyayı değiştirebileceğimizi hatırlatıyorlar.وهم يذكرونا بأن بإمكاننا تغيير العالم
Bizlere dünyayı değiştirebileceğimizi hatırlatıyorlar.不可能に挑んだなら 世界は変えられるということを
Biz seçilenler daha da yükselecek. Amestris burada dünyayı değiştirirken!Aqueles de nós que forem escolhidos vão subir ainda mais, enquanto Amestris muda o mundo!
Biz seçilenler daha da yükselecek. Amestris burada dünyayı değiştirirken!Chi di noi è stato scelto sarà portato ancora più in alto, mentre Amestris cambierà il mondo!
Biz seçilenler daha da yükselecek. Amestris burada dünyayı değiştirirken!Los elegidos ascenderemos aún más alto, mientras Amestris cambia el mundo.
Biz seçilenler daha da yükselecek. Amestris burada dünyayı değiştirirken!Me valitut nousemme ylemmäs, kun Amestris muuttaa maailman.
Biz seçilenler daha da yükselecek. Amestris burada dünyayı değiştirirken!My, którzy jesteśmy wybrani, wzniesiemy się jeszcze wyżej, a Amestris odmieni świat.
Biz seçilenler daha da yükselecek. Amestris burada dünyayı değiştirirken!Όσοι έχουμε επιλεγεί, θα ανυψωθούμε πιο πολύ όσο το Αμέστρις θα αλλάζει τον κόσμο!
Biz seçilenler daha da yükselecek. Amestris burada dünyayı değiştirirken!Мы, избранные, поднимемся ещё выше, а Аместрис изменит весь мир!
Böyle bir güçle bütün dünyayı ele geçirebilirim.Aquele poder faria com que o mundo fosse meu.
Böyle bir güçle bütün dünyayı ele geçirebilirim.Con esa clase de poder, podría hacerme con el mundo entero.
Böyle bir güçle bütün dünyayı ele geçirebilirim.Con quel tipo di potere, potrei impadronirmi del mondo intero.
Böyle bir güçle bütün dünyayı ele geçirebilirim.Mając taką siłę, mógłbym posiąść cały świat.
Böyle bir güçle bütün dünyayı ele geçirebilirim.Med den där kraften kan jag göra världen min.
Böyle bir güçle bütün dünyayı ele geçirebilirim.Med denne kraft kan verden blive min.
Böyle bir güçle bütün dünyayı ele geçirebilirim.Tuolla voimalla voisin hallita koko maailmaa.
Böyle bir güçle bütün dünyayı ele geçirebilirim.Με τέτοια δύναμη, μπορώ να κάνω δικό μου όλο τον κόσμο!
Böyle bir güçle bütün dünyayı ele geçirebilirim.Обладая такой силой, я могу весь мир сделать своим.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Alors j'ai commencé à voir le monde d'une manière complètement nouvelle, et ça a commencé à m'obséder.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Also begann ich, die Welt auf eine völlig neue Weise zu sehen, und ich wurde davon besessen.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Así que comencé a ver el mundo de un modo totalmente diferente y comencé a obsesionarme con esto.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Deci am început să văd lumea într-un mod complet nou, și am devenit obsedat de acesta.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Então, comecei a ver o mundo numa forma completamente nova e tornei-me obcecado com isto.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Ik begon de wereld te zien op een totaal nieuwe manier. Ik geraakte ervan bezeten.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Jadi saya mulai melihat dunia dengan mata yang berbeda dan menjadi terobsesi dengan ini.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Jeg begyndte at se verden på en helt anden måde og jeg blev besat af denne synsvinkel.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.그러니까, 저는 완전히 새로운 방식으로 세상을 바라보기 시작했고 그 발상에 집착하게 되었습니다.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Tehát teljesen új módon kezdtem látni a világot, és ennek a megszállottja lettem.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Vậy nên tôi bắt đầu nhìn thế giới theo một cách hoàn toàn khác, và bị ám ảnh bởi nó.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Więc zacząłem patrzeć na świat zupełnie inaczej i stało się to moją obsesją.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Začal som sa teda pozerať na svet úplne novým spôsobom a bol som tým posadnutý.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Ετσι αρχισα να βλεπω τον κοσμο με νεα προοπτικη και κυριολεκτικα μου εγινε εμμονη.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.Итак, я начал смотреть на мир совершенно по-новому и стал просто одержим этой идеей.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.ושכולנו מוטמעים במערך הרחב של חיבורים אחד עם השני.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.لذا فقد بدأت أرى العالم بطريقة جديدة كلياً، وأصبحت مهووساً بهذا.
Böylece dünyayı tümüyle yeni bir şekilde görmeye başladım, ve bu bende saplantıya dönüştü.すっかりとりこになりました どうして私たちはこの社会的ネットワークに組み込まれていて
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.브루스 스프링스틴을 엠나스티 월드 투어로 끌어오는데 성공했지요. 참 엄청난 경험이었지요.
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.Tracy Chapman e Bruce Springsteen nel tour mondiale per Amnesty, ed è stata un'esperienza incredibile.
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.Tracy Chapman i Bruce'a Sprinsteena na objazd świata z Amnesty. To było fantastyczne doświadczenie.
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.Tracy Chapman och Bruce Springsteen att åka världen runt för Amnesty, och det var en fantastisk upplevelse.
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.Tracy Chapman și Bruce Springsteen să meargă în jurul lumii pentru Amnesty și a fost o experiență minunată.
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.Tracy Chapman và Bruce Springsteen đi khắp thế giới đễ hỗ trợ Amnesty. Đó là một trải nghiệm rất tuyêtj vời.
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.Не се справях чак толкова добре, но успяхме да привлечем Юсу Н'Дур, Стинг,
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.Трейси Чапман и Брюса Спрингстина поехать по миру в поддержку "Amnesty", и это был замечательный опыт.
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.טרייסי צ'פמן וברוס ספרינגסטין להצטרף אלינו למסע העולמי למען "אמנסטי", וזו היתה חוויה מדהימה.
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.تراسي تشابمان، وبروس سبرينستين لجولة عالمية من أجل Amnesty، ولقد كانت تجربة رائعة.
Bruce Springsteen'i genel af için dünyayı dolaşmaya ikna ettik, bu müthiş bir deneyimdi.ツアーは素晴らしい経験でした そして再度貴重な知識を習得したのです
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.Cela fait parti -- (Applaudissements) du complot du maïs pour dominer le monde.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.Es ist Teil des Plans von Mais zur Ergreifung der Weltherrschaft.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.Este parte din--(Aplauze) planul porumbului de a domina lumea.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.È una parte - (Applausi) della piano orchestrato dal mais per conquistare il mondo.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.Forma parte del... (Aplausos)... del plan del maíz para dominar el mundo.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.(Gelach) (Applaus) Het maakt deel uit van het plan van maïs om de wereld te domineren.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.Hal itu adalah bagian -- (Tepuk tangan) dari rencana jagung untuk menguasai dunia.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.그것은 옥수수의 세계 정복 (박수) 계획의 일부라고 할 수 있습니다.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.Součást obilného plánu na ovládnutí světa.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.To jest -- (Brawa) spisek kukurydzy, by panować nad światem.