dünyayı ile cümle
dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.Είναι μέρος (χειροκροτήματα) του σχεδίου του καλαμποκιού να κατακτήσει τον κόσμο.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.Той е част от - (Аплодисменти) - плана на царевицата за световно господство.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.Это часть плана кукурузы по захвату мира.
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.זה חלק ממזימתו של התירס לשליטה עולמית (מחיאות כפיים) (צחוק)
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.إنه جزء من خطة الذرة للسيطرة على العالم
Bu -- (alkışlar) mısırın dünyayı ele geçirme planlarının bir parçası.(笑)
Bu altın dünyayı istiyoruz.Deseamos este mundo dorado.
Bu altın dünyayı istiyoruz.우리는 이런 훌륭한 세상을 원합니다.
Bu altın dünyayı istiyoruz.Noi vogliamo questo mondo dorato.
Bu altın dünyayı istiyoruz.Nous voulons ce monde doré.
Bu altın dünyayı istiyoruz.Pragniemy tego bajkowego świata.
Bu altın dünyayı istiyoruz.Vrem lumea asta aurită.
Bu altın dünyayı istiyoruz.Wij willen deze gouden wereld.
Bu altın dünyayı istiyoruz.Wir begehren diese goldene Welt.
Bu altın dünyayı istiyoruz.Искаме този златен свят.
Bu altın dünyayı istiyoruz.Мы хотим этот идеальный мир.
Bu altın dünyayı istiyoruz.אנחנו רוצים את העולם המוזהב הזה.
Bu altın dünyayı istiyoruz.نحن نريد هذا العالم الذهبي
Bu altın dünyayı istiyoruz.お金持ちになって -
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Alat-alat yang membantumu memahami dunia disekitarmu.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Des outils qui vous aident à comprendre le monde autour de vous.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Eszközök, amik segítenek megérteni a világod.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Ferramentas que lhe ajudam a compreender o mundo à sua volta.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Gereedschappen die je helpen de wereld om je heen te begrijpen.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Herramientas que te ayudan a entender el mundo a tu alrededor
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Instrumente care te ajută să înţelegi lumea din jurul tău.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Narzędzia które pomagają ci zrozumieć świat wokół ciebie
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Nástroje, které vám pomáhají chápat svět kolem sebe.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Nástroje, ktoré vám pomáhajú chápať svet okolo seba.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Những công cụ giúp bạn hiểu dược thế giới chung quanh.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Strumenti che ti aiutano a capire il mondo intorno a te.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Verktyg som hjälper dig att förstå din omgivning.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Werkzeuge, die dir helfen die Welt um dich herum zu verstehen.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Εργαλεία που σε βοηθόυν να κατανοήσεις τον κόσμο γύρω σου.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Инструменты, благодаря которым, ты можешь понимать мир вокруг тебя.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.Те ви помагат да разберете света около вас.
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.כלים העוזרים לך להבין את העולם הסובב אותך
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.لتساعدك على فهم العالم من حولك
Bu araçlar, etrafındaki dünyayı anlamanı sağlıyor.でも、どうやってこのことを知ったのでしょう?
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.Ale to dało mi nową szansę: byłam już czeladnikiem i mogłam wziąć swoją sakwę i wyruszyć w świat.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.Dus dit gaf me de kans, want ik was nu een gezel, en gezellen pakken hun tas en trekken de wereld in.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.저는 그때 그 공장에서 직공으로 일하고 있었기 때문에 저도 다른 직공처럼 배낭을 둘러메고 세계 여행을 할 수 있었습니다.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.אז זו הייתה ההזדמנות שלי כי עכשיו הייתי בעלת מלאכה, ובעלי מלאכה לוקחים את התיק שלהם והולכים לראות את העולם.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.لذا، هذا أعطاني الفرصة لأنني بعدها أصبحت بارعة والبارعون أيضاً يستطيعون شد رحالهم ليذهبوا ويروا العالم
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.渡り職人は 鞄を肩に 外の世界に出かけるものでしょう 私は職人として 新聞に広告を出しました
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Asta, în opinia mea, ne dă prima oportunitate ca o comunitate să schimbăm lumea în mod fundamental.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Das gibt uns in meinen Augen erstmals die Möglichkeit, als Gemeinschaft grundlegend die Welt zu verändern.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.제 관점에서는, 이것이 우리에게 하나의 공동체로서 세계를 근본적으로 변화시킬 수 있는 첫번째 기회를 주었다고 봅니다
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Po raz pierwszy nasza społeczność ma szansę całkowicie zmienić świat.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Αυτό, κατά τη γνώμη μου, μας δίνει την πρώτη ευκαιρία ως κοινότητα να αλλάξουμε εκ βάθρων τον κόσμο.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Това, според мен, ни дава първа възможност като общност да променим света из основи.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Что, на мой взгляд, впервые даёт возможность нам, как обществу, существенно изменить мир.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.זה, בעיני, נותן לנו הזדמנות ראשונה כקהילה לשנות באופן מהותי את העולם.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.ذلك، في نظري، يعطينا أول فرصة كمجتمع لتغيير العالم جذرياً.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.世界を変える力を得ました 外交政策も二度と元に戻りません エリートには動かせないのです
Bu bize yüksekliği ve dolayısıyla alışık olduğumuz dünyayı verir.이 세번째 직선으로 인해 높이가 생겨 우리가 익숙한 이 세계가 만들어지는거죠.
Bu bize yüksekliği ve dolayısıyla alışık olduğumuz dünyayı verir.שנותן גובה ואת העולם שאנחנו מכירים.
Bu bize yüksekliği ve dolayısıyla alışık olduğumuz dünyayı verir.يعطينا الارتفاع والعالم الذي نعرفه.
Bu bize yüksekliği ve dolayısıyla alışık olduğumuz dünyayı verir.私達がよく知る世界になります それでは四次元の世界はどうでしょう
Bu da dünyayı kurtarma hareketi.Die Bewegung, die Erde zu retten.