dünyayı ile cümle

dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
(alkışlar) 1949, modern Çin'in çıkışını görüyorsunuz bu tüm dünyayı da şaşırtıyor.(Potlesk) V roku 1949 sme svedkami vzniku modernej Číny spôsobom, ktorý prekvapil svet.
(alkışlar) 1949, modern Çin'in çıkışını görüyorsunuz bu tüm dünyayı da şaşırtıyor.(Suosionosoituksia) Vuonna 1949 näimme nykyaikaisen Kiinan synnyn, maailmaa hämmästyttäneellä tavalla.
(alkışlar) 1949, modern Çin'in çıkışını görüyorsunuz bu tüm dünyayı da şaşırtıyor.(Tepuk tangan) Tahun 1949 kita melihat kemunculan dari Cina modern dengan cara yang mengejutkan dunia.
(alkışlar) 1949, modern Çin'in çıkışını görüyorsunuz bu tüm dünyayı da şaşırtıyor.(Χειροκρότημα) Το 1949 είδαμε την ανάδυση της σύγχρονης Κίνας με έναν τρόπο που εξέπληξε τον κόσμο.
(alkışlar) 1949, modern Çin'in çıkışını görüyorsunuz bu tüm dünyayı da şaşırtıyor.(Аплодисменти) През 1949 г. съвременен Китай се развива по начин, който изненадва света.
(alkışlar) 1949, modern Çin'in çıkışını görüyorsunuz bu tüm dünyayı da şaşırtıyor.(Аплодисменты) В 1949 мы увидели появление современного Китая, произошедшее удивительным для мира образом.
(alkışlar) 1949, modern Çin'in çıkışını görüyorsunuz bu tüm dünyayı da şaşırtıyor.(Оплески) У 1949 році на арену виходить сучасний Китай, у спосіб, який дивує світ.
(alkışlar) 1949, modern Çin'in çıkışını görüyorsunuz bu tüm dünyayı da şaşırtıyor.(כפיים) ב-1949 ראינו את ההתהוות של סין המודרנית בצורה שהפתיעה את העולם.
(alkışlar) 1949, modern Çin'in çıkışını görüyorsunuz bu tüm dünyayı da şaşırtıyor.(تصفيق) في العام 1949 رأينا ظهور الصين الحديثة بطريقة أدهشت العالم.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Ale viac menej sa stane toto. A máme svet, na ktorý sa nedá pozerať ako na rozdelený.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Ale víceméně se dostaneme sem. A na svět se nelze dívat jako na rozdělený.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.De többé-kevésbé így fog történni mindenképpen. A világ többé nem tekinthető kétpólusúnak.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.아마 이런 모습이 될 것입니다. 두 쪽으로 나뉘었다고 볼 수 없는 세상이죠.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Maar dit is ongeveer wat er zal gebeuren. En we hebben een wereld die niet als verdeeld kan worden beschouwd.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Mais c'est plus ou moins ce qui va arriver. Et nous avons un monde que l'on ne peut considérer comme divisé.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Ma più o meno questo è ciò che accadrà. E abbiamo un mondo che non si può considerare diviso.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Mas é mais ou menos isto que vai acontecer. Temos um mundo cujas partes não podem ser analisadas isoladamente.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Men mer eller mindre är detta vad som kommer hända, och vi har en värld som inte kan uppfattas som delad.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Nhưng ít nhiều thì điều này vẫn xảy ra thôi. Chúng ta đang ở trong một thế giới không thể được chia ra để xem.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Pero más o menos esto es lo que ocurrirá. Y tenemos un mundo que no se podrá considerar tan dividido.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Stanie się mniej więcej coś takiego. Mamy przed sobą świat, na który nie powinniśmy patrzeć jak na podzielony.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Αυτό θα συμβεί πάνω-κάτω. Και έχουμε ένα κόσμο που δεν μπορεί να ειδωθεί ως διαχωρισμένος.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Але в тій чи іншій мірі, це те, що відбудеться, і ми маємо світ, який неможливо розділити.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.Будет более или менее так. Оказывается, наш мир нельзя представить разделенным.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.אבל פחות או יותר זה מה שיקרה. ולא ניתן להתייחס אל העולם כעל מחולק.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.على الارجح فان هذا ما سيحدث سنحصل على عالم لانستطيع ان نعتبره مقسما.
Ama aşağı yukarı olacaklar bunlar ve artık dünyayı bölünmüş olarak değerlendiremeyiz.そして私たちの世界はもはや分断されていると見ることはできないのです ここに高所得の国々があります
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Aber es war ein Gefühl von Stolz das wir Dinge herstellten, das die Welt um uns von uns gemacht wurde.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Ale byl to pocit hrdosti proč jsme tvořili věci, že svět okolo nás jsme si sami vytvořili.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Ale jest w tym poczucie dumy, że coś wykonaliśmy, że świat wokół nas był przez nas stworzony.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Dar a fost un sentiment de mândrie că am făcut lucruri, că lumea din jurul nostru a fost făcută de noi.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.De volt egyfajta büszkeség abban hogy dolgokat alkotunk, hogy a minket körülvevő világ általunk teremtődött.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.우리가 물건을 만든다는 것, 우리 주변의 세상은 우리가 만든 것이라는 자부심이 있었습니다.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Maar het was een gevoel van trots dat we dingen maakten, dat we de wereld om ons heen hadden gemaakt.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Ma c'era un senso di orgoglio nel fare delle cose, nel fatto che il mondo intorno a noi fosse creato da noi.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Namun itu memberikan rasa bangga bahwa kita membuat sesuatu, bahwa dunia di sekitar kita dibuat oleh kita.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Nhưng đó mang chút tự hào rằng chúng ta chế tạo mọi thứ rằng thế giới xung quanh ta, được tạo ra bởi chúng ta
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Pero había orgullo por hacer cosas; hicimos el mundo que nos rodea.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Но было чувство гордости, что мы создаем вещи, что весь мир вокруг нас создан нами.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Но това беше с чувство на гордост, че правехме нещата, че светът около нас е направен от нас.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.אבל היתה מין תחושת גאוה כאשר יצרנו דברים, שהעולם סביבנו נוצר על-ידינו.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.وكان هذا فخراً لنا ان نقوم بصناعة ما نحتاج اليه ان العالم من حولنا من صناعتنا
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.世界の様々な物を作っているのだ という一種の自負となっていたのです。 存在していないものを作り、
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.Ale pravda je, že internet změnil svět.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.Det är sant att internet har förändrat världen.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.그래요. 사실입니다. 인터넷은 세상을 바꾸어 놓았습니다.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.Mas é verdade, a Internet mudou o mundo.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.Nee, het is zo: internet heeft de wereld veranderd.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.Nein, aber es ist wahr: das Internet hat die Welt verändert.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.Nem, valóban igaz: az internet megváltoztatta a világot.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.Nie, ale to prawda: internet zmienił świat.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.No, ma è vero: internet ha cambiato il mondo.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.No, pero es cierto: el Internet ha cambiado al mundo.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.Όχι, είναι αλήθεια: το διαδύκτιο έχει αλλάξει τον κόσμο.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.Не, но е истина: интернет промени света.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.Ні, але це все таки правда: інтернет змінив світ.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.לא, אבל זה נכון: האינטרנט שינה את העולם.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.و لكن حقيقةً، لقد غيّر الإنترنت العالم.
Ama bu doğru: Internet dünyayı değiştirdi.ミュージック業界を揺るがした
Ama bütün bunlar dünyayı anlamak, olanakların sınırlarını anlamak içindi.Ale celé to bylo jenom o snaze pochopit svět, porozumět hranicím možného.

İlgili Sayfalar