dünyayı ile cümle
dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uzun yıllar denizci olarak çalıştı ve dünyayı dolaştı.Han var även sjöman under en tid och reste jorden runt.
Onların savaşı dünyayı yeni bir karanlığa sürükledi, ve dev hayvan da karanlıktan iğrendi.Deras tvister kastade världen in i ett nytt mörker, och vilddjuret avskydde mörkret.
Dünyayı yok etmek ister.Målet är att förinta världen.
Bu planlar; annesi Lois Griffin'i öldürmek ve dünyayı ele geçirmektir.Samtidigt hyste han agg mot sin mor Lois Griffin och ville döda henne.
Dünyayı fethetmek emellerindendir.Detta för att kunna erövra världen.
Böylece dünyayı bütün canavarlardan kurtardığını zannetmektedir.Detta får följden att monster släpps lös i världen.
Herkes görev dağılımından sonra Olimpos'a çıkar ve dünyayı yönetmeye başlarlar.Då skickas facklan till Olympia och börjar sin tur.
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.För att få sina liv tillbaka måste de resa runt i världen och begå de sju dödssynderna.
Dış dünyayı nesnel bir bakışla anlatır.FRA – med koll på omvärlden.
80 günde dünyayı dolaşacaktır.Bahsi kaybederse, bankadaki tüm parasını kaybedecektir.I spelet ska spelarna försöka ta sig runt Jorden på 80 dagar, utan att få slut på pengar.
Kendini hafif, dünyayı derin düşün.För begreppet, se Idévärld.
Bu sayede yerçekimsiz ortamı altı dakikaya kadar deneyimleyip, dünyayı uzaydan izleyebileceklerdir.Efter det kommer intelligens att stråla utåt från planeten tills den mättar universum.
Bu hareket tüm dünyayı şoke edecek.Olyckan chockade hela landet.
Bu patlamanın dünyayı etkileme olasılığı olduğundan dünyaya bir takım hasarlara yol açacağı öngörülüyor.Med denna försmak om vad som komma skulle tog de världen med storm.
"İnsanlar tüm dünyayı görecek.För andra betydelser, se Hela världen.
Bu yüzden artık Mecnun sevdiğini kendinden dışarıda aramamaktadır, bu dünyayı onun yeri kabul etmemektedir.Han gillar inte kungen längre eftersom denne inte ger folket vatten.
Ama onlar geldikten birkaç saat sonra dünyayı yakıp yıkmaya başlamışlardır.När delarna började ruttna efter några år eldades de upp.
O da 'Hayır, o dünyayı kafanda istemiyorum.Hon menade ”Det här är inte alls vad vi vill ha på den här platsen”.
Amacı altın orduyu canlandırıp, tüm dünyayı insanların ellerinden geri almaktır.Spelets uppgift är att kolonisera hela trädgården och till slut driva människorna ur huset.
"Göze göz ilkesi tüm dünyayı kör eder."Принцип «око за око» зробить весь світ сліпим.
İlk grupta, Tanrının cenneti ve dünyayı yaratması sahnelenmiştir.На початку створив Бог небо і землю.
Dünyayı görebiliyorum.Я маю побачити світ.
Daha sonra Life dergisinin "Dünyayı Değiştiren 100 Fotoğrafı" projesine dahil edildi.Пізніше журнал Life включив цей знімок до списку «100 фотографій, які змінили світ».
"Dünyayı değiştirmek için yazdım".Я маю змінити світ.'"
Aslında amacı dünyayı daha iyi bir yer yapmaktır.І взяв за мету зробити світ кращим.
Dünyayı kurtaracak veya yok edecek kadar güçlü olduğu söylenir.Згідно з пророцтвом має або врятувати, або знищити світ.
Carnage'in diğer süperkötülerin gösterdiği tipik zenginlik ya da dünyayı ele geçirme gibi istekleri yoktur.Карнидж не проявляє інтересу до таким бажанням суперлиходіїв, як багатство і світове панування.
Anlatıya göre Nuh dünyayı oğulları arasında paylaştırmış, Yafes'e Türkistan düşmüştür.Вмираючи, Василь III розділив свої володіння між синами Іваном і Юрієм.
Jano zaten hep dünyayı merak etmiştir.Крім того, Янус точно передбачає майбутнє.
Böylece dünyayı bütün canavarlardan kurtardığını zannetmektedir.Той очищає землі від усіх чудовиськ, що там жили.
Kendini hafif, dünyayı derin düşün.Думай локально, а дій глобально.
Puluga önce dünyayı ve ilk insan Tomo'yu yaratır.На початку Біблії розповідається про створення світу та перших людей Адама та Єви.
Dünyayı yok etmek ister.Тепер вона загрожує знищити світ.
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.Їй належить повернутися на Землю, щоб знайти і знищити Сім смертних гріхів.
Şu dünyayı sefil halde terk etmek istemiyorum.Самі вони в цьому страшному безжальному світі не виживуть.
Olacak felaketi engellemek için dünyayı kurtarmaya çalışırlar.Разом їм необхідно спробувати врятувати планету.
Bu taslakta uzaylılar dünyayı işgal ediyordu.За цей час Землю окупували інопланетні тварюки.
Bu dinde çaba dünyevi toplumu dönüştürmek ve dünyayı cennete çevirmektir.Ця історія про те, як комуністичний рай перетворюється на комуністичне пекло.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Мета його життя — підкорити світ.
Spike kendisini, dünyayı kurtarmak için feda eder.У манзі вона жертвує собою, щоб врятувати Коту.
Darla daha sonra hamile olduğunu öğrenmiş ve bütün dünyayı gezerek bebekten kurtulmaya çalışmıştır.Ольга намагалася завагітніти, але кожного разу вона втрачала дитину.
Sahip oldukları güçleri dünyayı kötülüklerden korumak için kullanırlar.Вони мають використовувати Силу Трьох для боротьби зі злом.
Allah dünyayı yarattı.Бог створив світ.
Tanrı dünyayı yarattı.Бог створив світ.
Göze göz düşüncesi bütün dünyayı kör edecek.Око за око — і весь світ стане сліпим.
Dünyayı Kurtaran Adam'ın Oğlu, Dünyayı Kurtaran Adam adlı filmin devamı olarak çekilmiş 2006 yapımı film.Син людини, яка врятувала світ — фільм 2006 року знятий як продовження людини, яка врятувала світ.
Bu gezegende dünyayı bekleyen büyük tehlikeyi öğrenirler.Вони дізнаються про велику небезпеку, яка загрожує світу на цій планеті.
Bizim Dünyayı Kurtaran Adam dışarıda da büyük yankı uyandırdı 'kült film', 'en kötü film' olarak.Наша людина, яка зберігає світ, також мала великий вплив назовні як "культовий", "найгірший фільм".
Şimdi, Dünyayı Kurtadan Adam'a İngilizce dublaj ve müzik yapmışlar.Тепер вони зробили дубляж на англійській мові та музику до The World Saving Man.
Dünyayı yok etmek ister.Chce zničit svět.
Daha sonra Life dergisinin "Dünyayı Değiştiren 100 Fotoğrafı" projesine dahil edildi.Časopis Life ji zařadil do seznamu fotografií s názvem 100 fotografií, které změnily svět.
Tanrı'nın demeci ayrıca dünyayı yaratırken ve idame ettirirkenki egemenliğinin üzerinde durur.Chceš-li, papeži, dále vládnouti své zemi, přijď a staň před tváří toho, jenž vládne celému světu.
Friedman, dünyayı düzleştiren güçleri açıklarken 21. yüzyılın ekonomik tarihine de ışık tutuyor.Friedmana zabývající se fenoménem globalizace se zaměřením na 21. století.
Ölümcül bir virüs tüm dünyayı tehdit etmektedir.Pokračující eroze totiž vážně ohrožuje celou lokalitu.
Ve dünyayı sarsan böylesi bir olayın parçası olmak istediğimi fark ettim.Tak jsem si říkal, že chci být součástí toho všeho.
Hong Kong, Singapur ve Japonya da dahil olmak üzere klasik bir piyanist olarak dünyayı gezdi.Jako klasický klavírista absolvoval turné po celém světě, včetně koncertů v Hong Kongu, Singapuru a Japonsku.
Dünyayı görebiliyorum.Jak potkávat svět .
Kim Possible'in son bölümünde Kim'e yardım edip dünyayı kurtarırlar.Hlavní postavou je superagentka Kim Possible, která ve svém volném čase zachraňuje svět.
Spike kendisini, dünyayı kurtarmak için feda eder.Edgeho prosila, aby spasil svět.
Dünyayı dolaşırken Kasım 2009'da sekiz şarkılık bir EP olan The Fame Monster'ı yayımladı.První EP The Fame Monster s 8 písničkami vydala v listopadu 2009.