dünyayı ile cümle

dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dış dünyayı nesnel bir bakışla anlatır.Vyznačuje se ironickým pohledem na svět.
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Vyskytuje se nejen u lidí, ale i u zvířat (častá je u koní).
Onların savaşı dünyayı yeni bir karanlığa sürükledi, ve dev hayvan da karanlıktan iğrendi.Războiul lor a aruncat lumea într-un nou întuneric, iar fiara detestă întunericul.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Toată lumea știa că avea în plan cucerirea întregii lumi.
Bu planlar; annesi Lois Griffin'i öldürmek ve dünyayı ele geçirmektir.El își urăște foarte tare mama, pe Lois Griffin și își dorește să o ucidă.
Dünyayı keşfetmek ve macera yaşamak istiyor; ama bunun olmayacağını hissediyor," demiştir.Și dorește să exploreze aventurile din lume, dar că asta nu se va întâmpla.”
Dışsal olarak, rupa fiziksel dünyayı ifade eder.Această teorie descrie fizica lumii subatomice.
O da 'Hayır, o dünyayı kafanda istemiyorum.El a zis: «Nu cred în el.»”
Bu hareket tüm dünyayı şoke edecek.Anunțurile au uimit lumea întreagă.
Bu kürenin dünyayı temsil ettiği sanılmaktadır.Aceasta piatra se presupune ca ar fi a fondatorului.
Kendini hafif, dünyayı derin düşün.Dacă faci acestea, arată-Te pe Tine lumii.
Bu çılgınca büyüme 1873'te bütün dünyayı saran ekonomik bunalımla sona erdi.La nivel national panica din 1873 , de asemenea, încetinit de redresare economică.
Onlar birlikte ölmüş insanları bu dünyayı terk ederken uğurlarlar.Fericiți cei ce și-au pierdut viețile în acest iureș de lumină.
Ekvator dünyayı iki yarımküreye böler.Ecuatorul împarte globul în două emisfere.
O, dünyayı gezdi.El a călătorit prin lume.
İncil'e göre Allah dünyayı altı günde yarattı.Potrivit Bibliei, Dumnezeu a făcut lumea în șase zile.
Prenses Diana'nın trajik ölümü dünyayı şoka uğrattı.Moartea tragică a prințesei Diana a șocat lumea.
Roma'nın kaderi dünyayı fethetmekti.Destinul Romei a fost de a cuceri lumea.
Kediler dünyayı yönetiyor.Pisicile conduc lumea.
Dünyayı yok etmek ister.El akarja pusztítani a világot.
1979 senesinde Donna mezun olur ve dünyayı gezmeye hazırdır.1979-ben a fiatal Donna készül a világ beutazására.
Dünyayı görebiliyorum.Látom a Földet.
Hong Kong, Singapur ve Japonya da dahil olmak üzere klasik bir piyanist olarak dünyayı gezdi.Klasszikus zongoristaként világszerte turnézott Hong Kongtól Szingapúron keresztül Japánig.
Daha sonra Life dergisinin "Dünyayı Değiştiren 100 Fotoğrafı" projesine dahil edildi.A LIFE magazin beválogatta azon 100 kép közé, melyek megváltoztatták a világot.
Bu süreçler, çok yavaş gradualizme rağmen, günümüzdeki dünyayı meydana getirdi.Mindez a bolygó igen lassú forgása ellenére is igaz.
Dünyayı idare eder.Uralni a világot.
Aslında amacı dünyayı daha iyi bir yer yapmaktır.Álma, hogy jobbá tegye a világot.
Dünyayı kurtaracak veya yok edecek kadar güçlü olduğu söylenir.Ők lesznek majd azok az emberek akik vagy elpusztítják a világot vagy megmentik.
KOŞULSUZ SEÇİM VE ÇİFTE KADER: Tanrı dünyayı yaratmadan önce bazı kişileri kurtuluş için seçmiştir.A kezdetet és a véget ismerő Isten már a világ teremtése előtt gondoskodott engesztelő áldozatról.
Ölümü tüm dünyayı sarstığı gibi, dünya basınının da yoğun ilgisini topladı.Az első világháború kitörését lelkesen üdvözölte, ahogy az egész mozgalom is.
Jenny'nin diğer görevi ise dünyayı kurtarmaktır.A többiben segíti Sarah Jane-t, hogy megmentse a földet.
Dünyayı fethetmek gibi bir niyetleri yoktu.Nem kisebb célt tűzött maga elé, mint a világ meghódítása.
"Dünyayı değiştirmek için yazdım".Meg tudod változtatni a világot."
O da 'Hayır, o dünyayı kafanda istemiyorum.A válasz ez volt: „Nem hiszek a pokolban.”
Kendini hafif, dünyayı derin düşün.Maguk körül, felfedezik a nagy világot.
Ama onlar geldikten birkaç saat sonra dünyayı yakıp yıkmaya başlamışlardır.Idő közben a pusztító beért és a világ kezdett darabjaira hullani.
O günden beridir buradayım ve sormaktayım dünyayı kendime."S én veletek vagyok mindennap, a világ végéig.”
“ Bu gece, aklımda bu buluşun dünyayı kedere boğacağına dair çok ufak bir şüphe var.”Sajnos hogy éppen e pontban igen szófukar s hogy e rokonság csak puszta említésére szorítkozik.”
Aslında amacı dünyayı daha iyi bir yer yapmaktır.Niiden tavoitteena on tehdä maailmasta kaikille parempi paikka elää.
Dünyayı görebiliyorum.Katseita maailmaan.
Dr. Proton isimli çılgın bilim adamı, dünyayı kendi tasarladığı robotlar ile ele geçirmek istemektedir.Hullulla tiedemiehellä, tohtori Protonilla on aikeena vallata maailma hänen robottiarmeijallaan.
Filmler içsel olarak bozulmuş bir dünyayı anlatıyor olarak görülür.Elokuvien katsotaan kuvaavan maailmaa, joka on perimmiltään turmeltunut.
Onların savaşı dünyayı yeni bir karanlığa sürükledi, ve dev hayvan da karanlıktan iğrendi.Niiden sodankäynti syöksi maailman uuteen pimeyteen, ja peto kammoksui pimeyttä.
Anlatıya göre Nuh dünyayı oğulları arasında paylaştırmış, Yafes'e Türkistan düşmüştür.Siksi Nooa kirosi tämän pojan Kanaanin, ja siunasi toiset poikansa, Seemin ja Jafetin.
Hal bu olanlardan sonra bu yeni dünyayı kabullenmek durumunda kalmıştır.Tämän uuden merkityksen kautta pystymme näkemään jotain uutta maailmasta.
Bu hareket tüm dünyayı şoke edecek.Verilöyly järkytti ympäri maailmaa.
O da 'Hayır, o dünyayı kafanda istemiyorum.Nyt kun en kysy sinun mieltäsi maailma.
Açık dünya, oyuncunun sanal bir dünyayı serbestçe dolaşabildiği video oyunu.Avoin pelimaailma on videopeleissä käytettävä virtuaalimaailma jota pelaaja voi vapaasti tutkia.
İnsan ruhunun ya da ilâhi ruhun kendi çevresindeki dünyayı etkileyen parçasına ba adı verilirdi.Tällöin sielu tai sen osa oli palautettava ihmiseen.
Dünyayı bütün suçlulardan arındırmak ister.Tämän jälkeen hän on vannonut kostavansa kaikille maailman rikollisille.
Uzun yıllar denizci olarak çalıştı ve dünyayı dolaştı.Hän karkasi merille seitsentoistavuotiaana, ja purjehti maailman ympäri useita kertoja.
Ayrıca dünyayı yarattığına inanılan yedi tanrıdan biridir.Hän oli yksi neljästä luojajumalasta, jotka loivat Maan.
Biz yeni bir dünyayı burada, kalbimizde taşıyoruz.Yhdessä he matkaavat uuteen maailmaan, joka muistuttaa meidän maailmaa.
Çaylakların gerçek birer kahraman olmadan dünyayı terk etmeyeceğine yemin eder.Koukku on vannonut, että merirosvot eivät lähde Mikä-Mikä-Maasta ennen kuin hän on saanut kostonsa.
Akarsular rüzgarlar gibi dünyayı şekillendirmede etkilidir.Eoliset muodostumat ovat tuulen aikaansaamia maanpinnan muotoja.
Kendini hafif, dünyayı derin düşün.Räyhätä ja ottaa kantaa maailmanmenoon.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Niiden tavoitteena oli valloittaa maailma.
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Yrittää pelastaa maailman kaikki eläimet, erityisesti tiikerit, sukupuutolta.
2006 yılında Time dergisi tarafından "Dünyayı yönlendiren 100 kişiden biri" olarak seçildi.Vuonna 2006 Time-lehti valitsi hänet ”niiden 100 henkilön joukkoon, jotka muokkaavat maailmaamme”.
Yakılan her kitap dünyayı aydınlatır.Jokainen poltettu kirja valaisee maailmaa.

İlgili Sayfalar