dünyayı ile cümle
dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Füze krizi Dünyayı nükleer savaş tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.Esta crisis llevó al mundo al borde de la guerra nuclear.
Bu gezegende dünyayı bekleyen büyük tehlikeyi öğrenirler.Comprender los grandes retos del planeta.
Ayrıca dünyayı yarattığına inanılan yedi tanrıdan biridir.Fue uno de los cuatro dioses creadores de la Tierra.
Bu hareket tüm dünyayı şoke edecek.Este hecho sorprendió al mundo entero.
Buna göre, eğer bir kimse ölürse, dünyayı maddi olarak etkilenmeyecektir.De la misma manera, si un solo palestino muere, el mundo debería estar avergonzado.
Eserde dünyayı, Allah'ı, insanı bilmenin sadece bilim yoluyla olabileceği anlatılır.Vaya a saber, sola mente dios puede saber...
"Dünyayı değiştirmek için yazdım".«"Cambiar el mundo"».
İlk grupta, Tanrının cenneti ve dünyayı yaratması sahnelenmiştir.En el principio creó Dios los cielos y la tierra.
Akarsular rüzgarlar gibi dünyayı şekillendirmede etkilidir.Ella posee el poder de crear vibraciones como terremotos.
Ölümcül bir virüs tüm dünyayı tehdit etmektedir.Un nuevo peligro amenaza el Universo.
Dr. Wakeman onu dünyayı kurtarması için oluşturmuştur.El Dr. Eggman lo liberó para conquistar el mundo.
Dizide daha derine gidip daha detaylı bir şekilde bu dünyayı keşfedebileceğiz" demiştir.En la serie seremos capaces de explorar más a fondo este increíble mundo».
Titanlar, Yunan mitolojisine göre efsanevi Altın Çağ'da dünyayı yönetmiş olan güçlü tanrı ırkıdır.Titanes, en mitogología griega: raza de poderosos dioses que gobernaron durante la legendaria edad de oro.
Bütün bu pişmanlık ve acıyı hissettikten sonra Willow, dünyayı yok etmeye ve acıyı dindirmeye çalışır.Gracias a este sonido, Shivá crea y destruye el universo.
Spike kendisini, dünyayı kurtarmak için feda eder.Duke se libera para salvar el mundo, otra vez.
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.Los detectives empiezan a investigar una serie de asesinatos relacionados con los siete pecados capitales.
Charlie'nin dünyayı kavrayış şekli, her şeyi bilen birininki olarak tasvir edilir.Charlie fórmula la pregunta que todos se hacen...
Aynı zamanda, kadınlara erkeğin gözünden dünyayı anlatma rolünü de üstlenmektedir.Él conoce las ideas sobre la manera de como impresionar a los hombres desde el punto de vista de una mujer.
Oysa bulanık düşünce kimseyi bir yere götürmez, dünyayı hiç etkilemeksizin sürekli hoş görülebilir."Así el nombre, en realidad, no planificado en absoluto se hizo generalmente aceptado por todo el mundo. "
Dünyayı görebiliyorum.Vista del país.
İnanışlardan birine göre, bir gün ayla güneş birleşecek, dünyayı yakıp kavuracaklardır.La leyenda cuenta que un día, un guerrero vendrá y se enfrentará al Terror.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Su principal objetivo era dominar el mundo.
Dünyayı kandırmak istediğinizde doğruyu söyleyin.Quando volete ingannare il mondo dite la verità.
Keşke dünyayı gezebilsem.Vorrei poter girare il mondo.
Bir gün dünyayı daha iyi bir yer yapacağız.Un giorno renderemo il mondo un posto migliore.
Kendini hafif, dünyayı derin düşün."Pensate leggermente di voi e profondamente del mondo".
Onların savaşı dünyayı yeni bir karanlığa sürükledi, ve dev hayvan da karanlıktan iğrendi.Il loro conflitto gettò il mondo in una nuova oscurità, e la Bestia aveva in abominio l'oscurità.
Dünyayı görebiliyorum.Guardare il mondo.
1970'lerden bu yana dünyayı dolanarak eğitmenlik yapmış ve meditasyon merkezleri açmıştır.Dal 1970 viaggia per il mondo diffondendo il buddhismo e fondando centri di meditazione.
Bir belgesel yapımcısının üvey kızı olan Lauren, ailesiyle dünyayı dolaştı.Figliastra di un documentarista, Lauren viaggia per il mondo con la famiglia.
Acımasız ve zalimdir ve en büyük isteği dünyayı ele geçirmektir.È spietata e crudele e vuole conquistare il mondo.
Dünyayı yok etmek ister.La distruzione del mondo.
Size yeni dünyayı göstereceğim," yazdı.Sto per mostrarvi il nuovo mondo.»
Aslında amacı dünyayı daha iyi bir yer yapmaktır.Il suo scopo è quello di creare un nuovo mondo.
Başlıca hedefi ilk olarak Japonya'yı daha sonrasında ise dünyayı ele geçirmektir.Il suo sogno è quello di unificare il Giappone e poi conquistare il mondo.
Daha sonra Life dergisinin "Dünyayı Değiştiren 100 Fotoğrafı" projesine dahil edildi.Nel 2003 è stata inserita nella rubrica "Le 100 foto che hanno cambiato il mondo" della rivista Life.
Eski yöntemlerle dünyayı vampirlerin hüküm sürdüğü ilkel haline çevirmek ve yeryüzünün kraliçesi olmak ister.Vuole che i vampiri governino la Terra ed esserne la regina, e odia gli umani.
"İnsanlar tüm dünyayı görecek.Solo allora le persone potranno comprendere l'universo.
Amacı intikam değil; aslında dünyayı düzeltmek istiyor.Il loro scopo non è però quello di far del male a delle persone, ma quello di cambiare in meglio il mondo.
Dünya istila edildiğinde hep istilacıları yok eder ve dünyayı kurtarır.Quindi insieme distruggono Jubileus e salvano il pianeta.
Dünyayı bütün suçlulardan arındırmak ister.Desidera ridurre in schiavitù tutti gli uomini del mondo.
Bu hareket tüm dünyayı şoke edecek.La notizia stupì il mondo intero.
Şu dünyayı sefil halde terk etmek istemiyorum.Pensa di allontanarsi così dalle cose di questo triste mondo.
Onlar birlikte ölmüş insanları bu dünyayı terk ederken uğurlarlar.Saluta i morti, in Questo terribile intricato mondo.
Bir gün dünyayı daha iyi bir yer yapacağız.Когда-нибудь мы сделаем из мира место получше.
Bu bomba bütün dünyayı yok edebilirdi.Эта бомба могла уничтожить весь мир.
Batılılar, karşılıksız bastıkları paralarıyla dünyayı soymaya devam ediyorlar.Жители Запада продолжают грабить мир с помощью ими напечатанных ничем не обеспеченных денег.
Bu dünyayı mezardan yönetmeye çalışan erkeklerden uzak durun.Держитесь подальше от мужчин, пытающихся управлять этим миром из могилы.
Tom serüven peşinde dünyayı geziyor.Том путешествует по миру в поисках приключений.
Elektrikli arabalar dünyayı değiştirecek.Электрокары изменят мир.
Dünyayı değiştiremezsin.Ты не можешь изменить мир.
Ben Baba'dan çıkıp dünyaya geldim. Şimdi dünyayı bırakıp Baba'ya dönüyorum.Я исшел от Отца и пришел в мир; и опять оставляю мир и иду к Отцу.
Az kalsın dünyayı yok etmiyor muydun sen?Вы же ведь не плавали, чтобы добраться сюда?
(Ekim: Dünyayı Sarsan On Gün) adıyla beyaz perdeye uyarlamıştır.По этой же причине селению и было дано название — Красное.
Aslında amacı dünyayı daha iyi bir yer yapmaktır.Миссия — сделать мир лучше.
Daha sonra Life dergisinin "Dünyayı Değiştiren 100 Fotoğrafı" projesine dahil edildi.Позднее этот снимок был включён журналом Life в список «100 фотографий, которые изменили мир».
Bu hareket tüm dünyayı şoke edecek.Это событие шокирует весь мир.
Onlar birlikte ölmüş insanları bu dünyayı terk ederken uğurlarlar.Здесь прощались со своими возлюбленными все, кому приходилось уезжать из города.
Onların savaşı dünyayı yeni bir karanlığa sürükledi, ve dev hayvan da karanlıktan iğrendi.И погрузила их распря мир в новую тьму, и возненавидел зверь сию тьму.
İlk grupta, Tanrının cenneti ve dünyayı yaratması sahnelenmiştir.Тема первой группы изображений — создание Богом Небес и Земли.