dünyayı ile cümle

dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Change The World (Dünyayı Değiştir) (2007) Saturnine Valentines (Satürn Sevgililer) (2013)Change The World (2007) Saturnine Valentines (2013)
Bu, dünyayı loblara bölerek yapılır.This has the effect of dividing the globe into lobes.
Daha sonra dünyayı gezdiği Mariinsky Tiyatrosu'na katıldı.Later on she joined Mariinsky Theatre with which she traveled the world.
Quinn, Jared'e artık onların lideri olduğunu söyler ve kendini dünyayı yeniden inşa etmeye adar.Quinn tells Jared he is now their leader and dedicates himself to rebuilding.
Gümüş tilki sanatsal bir teklifte bulunur: "Dünyayı söyleyeceğiz".Silver Fox makes an artistic proposal: "We will sing the world".
Dans ederek ve şarkı söyleyerek dünyayı birlikte yaratırlar.They create the world together by dancing and singing.
Filmin gerçek dünyayı yakalama yeteneğinin olduğunu vurguladı.He argued that film has the ability to capture the real world.
Oyuncular ayrıca dünyayı düzenlemek için çok çeşitli elde taşınır alet üretebilirler.Players can also craft a wide variety of hand-held tools to aid them with the world modification.
Çocuk yirmi yaşındayken servetini aramak için dünyayı dolaşmaya başlar.When the boy is twenty years old, he travels the world to seek his fortune.
Kendilerini önünüze koymak için dünyayı yeniden düzenlediler.They have re-arranged the world to put themselves in front of you.
"Bana duracak bir yer verin, dünyayı yerinden oynatayım.""Give me somewhere to stand, and I will move the earth".
Çarçabuk ve yalanlarla dünyayı dolaştı.He's travelled the world in the seven-league boots of lies.
Film, sesle avlanan yaratıkların saldırısına uğrayan bir dünyayı anlatıyor.The film depicts a world under attack by creatures who hunt by sound.
Öfkeyle, Zeus dünyayı sular altında bırakarak kırsal tanrılara ve nehirlere zarar verir.In anger, Zeus floods the world, causing havoc to the pastoral deities and the rivers.
Tüm ulusu ve Güneydoğu Asya'yı ve dünyayı yayan bu pazar gelişiyor.Market is flourishing, which radiates the whole nation and the Southeast Asia as well as the world.
Dünyayı yok etmeye çalışırken Deadpool tarafından öldürülür.The Progenitor: The first Celestial to visit Earth.
Mikro hafif bir uçakla dünyayı dolaşan ilk kişidir.She is the first person to fly around the world in a microlight airplane.
Dövüldükten sonra Baki, eğitimine devam ederek dünyayı dolaşır.After being beaten, Baki travels around the world continuing his training.
Haruhi'nin bilmediği şey ise, dünyayı istediği gibi değiştirme gücüne sahip olduğudur.The story is indirect in saying how much Yuki, Mikuru and Itsuki know about each other.
2014 baharında Irak'a giren IŞİD, dünyayı Peşmerge'ye silah sağlamaya sevk etti.ISIL entering Iraq in the spring of 2014, prompted the World to deliver weapons to the Peshmerga.
Sadece bir kadın olarak dünyayı dolaşmanın nasıl bir şey olduğunu gösteriyor.It just shows what it's like to move through the world as a woman.
Menzil, bilinen dünyayı çevreleyen okyanuslarla insanların dünyasından ayrılır.The range is separated from the world of men by the oceans that surround the known world.
Süleyman, kendisinin ve Hassabis'in dünyayı nasıl etkileyebileceklerini tartıştıklarını söyledi. [2]Suleyman said that he and Hassabis would discuss how they could impact the world.[2]
Mübalağa etmeden Maurice'in dünyayı değiştirdiğini söyleyebiliriz." demiştir.[2][3]One can say without hyperbole that Maurice has changed the world."[2][29]
Parasız dünyayı düşünebiliyor musunuz?Können Sie sich die Welt ohne Geld vorstellen?
Hoca dünyayı gezdi yine de çocuk kaldı.Der Hodscha ist in der Welt herumgekommen und trotzdem Kind geblieben.
Önce gönlünü kocaman açmalısın ki; sonra bütün dünyayı içine alabilesin.Nur wer früh seine Seele weit auszuspannen gelernt, vermag später die ganze Welt in sich zu fassen.
Dünyayı keşfet!Entdecke die Welt!
Ne zaman dünyayı bir çocuk gibi görebilmeyi unuttuk?Wann haben wir es verlernt, die Welt mit Kinderaugen zu betrachten?
Dün akıllıydım ve dünyayı değiştirmek istiyordum. Bugün bilginim ve kendimi değiştirmek istiyorum.Gestern war ich klug und wollte die Welt verändern. Heute bin ich weise und möchte mich verändern.
Belki de dünyayı bir durdurup, bütün aptalları indirmemiz gerekir.Vielleicht sollten wir mal kurz die Welt anhalten und alle Idioten aussteigen lassen.
Hadi gel! Dünyayı kurtaralım!Komm schon! Lass uns die Welt retten!
Tabii ki, sözlerimiz dünyayı kurtarmaz, ama belki sizin gününüzü.Natürlich retten unsere Sprüche nicht die Welt, aber vielleicht euren Tag.
Erkekler dünyayı yönetir ve kadınlar erkeklerini yönetir.Die Männer regieren die Welt und die Frauen ihre Männer.
Onların savaşı dünyayı yeni bir karanlığa sürükledi, ve dev hayvan da karanlıktan iğrendi.Ihr Krieg tauchte die Welt in eine neue Dunkelheit, und das Tier verabscheute die Dunkelheit.
Bu hareket tüm dünyayı şoke edecek.Das wird die ganze Welt in Erstaunen versetzen.
Skeç bütün dünyayı yok edebilecek bir minyatür bomba icat eden bir professor hakkındadır.Dort tritt ein Professor mit einer Miniaturbombe auf, die die gesamte Welt vernichten könnte.
Dünyayı yok etmek ister.Sie aber werden die Welt zerstören.
Eserde dünyayı, Allah'ı, insanı bilmenin sadece bilim yoluyla olabileceği anlatılır.Der Mensch kann nur etwas wissen, weil Gott den Menschen erleuchtet.
Dünyayı görebiliyorum.Die Welt beobachten.
İnsanoğlu dünyayı kendi buluşlarıyla yaşanılmaz hâle getirmiştir.Die Menschen haben die Welt durch ihre eigenen Erfindungen zerstört.
Ölümcül bir virüs tüm dünyayı tehdit etmektedir.Tödliches Virus erreicht Europa.
Yaşadığı dünyayı korumak konusunda kararlıdır.Ihm zergeht die Welt, nach der er gestrebt.
Amacı, bir hayal gemisi inşa edip dünyayı dolaşmaktır.Sein Traum ist es, ein Schiff zu bauen, mit dem er die Welt umsegeln kann.
Dünyayı bütün suçlulardan arındırmak ister.Er möchte die Verbrecher dingfest machen.
Ve dünyayı sarsan böylesi bir olayın parçası olmak istediğimi fark ettim.Ich fühle mich, als ob ich in diese Welt gehören würde ...
Dünyayı beşe bölerek sadece ikisinde yaşam bulunabileceğini söyledi.Nur der Friede auf allen drei Ebenen konnte ein ausgewogenes Leben garantieren.
Lex’in içindeki Zod ise dünyayı yeni bir Kripton yapmak için uğraşmaktadır.Zod will die Welt der Menschen erobern, um ein neues Krypton unter seiner Führung zu erschaffen.
"İnsanlar tüm dünyayı görecek.Und die ganze Welt schaut zu.
Dünyayı dolaşırken Kasım 2009'da sekiz şarkılık bir EP olan The Fame Monster'ı yayımladı.Im November 2009 wurde die EP The Fame Monster mit acht neuen Liedern veröffentlicht.
Biz yeni bir dünyayı burada, kalbimizde taşıyoruz.Wir werden die Erben dieser Erde sein... hier in unseren Herzen, tragen wir eine neue Welt.
Dünyayı Kurtaran Adam filmini yönetmiştir.Kurzfilmform) The Man Who Invented the Moon.
"Dünyayı değiştrmek, yeni bir hayat kurmak" göstericilerin yoğun söylemlerinden biridir."Theater muss die Welt verändern" war eine seiner wichtigsten Orientierungen.
O da 'Hayır, o dünyayı kafanda istemiyorum.Eine Erkenntnis daraus ist, „dass das Ich nicht Herr sei in seinem eigenen Haus“.
İlk sureti dünyayı yaratan Havandagar, ikinci sureti Ali'dir.Wer zuerst alle Karten abgelegt hat, ist Der Große Dalmuti.
Filmin sloganı "Durdurun orta dünyayı inecek var" şeklindedir.Der Film „Ewiger Wald“ – oder: Die Überwindung der Zeit durch den Raum.
Finalde Bülent'le dünyayı gezmek gider.Fafl entscheidet sich zusammen mit Puffy durch die Welt zu reisen.
Dünyayı idare eder.Er beherrsche die Welt.
Tek amacı robotunu geri almak ve dünyayı yok etmektir.Ziel der Sendung ist die Eroberung und Zerstörung des Planeten.
Yani bir anlamda insanoğlu önceleri dünyadan etkilenirken şimdi dünyayı etkilemektedir.Durch seine Gestimmtheit ist der Mensch ursprünglich bezogen auf die Welt.

İlgili Sayfalar