dünyasında ile cümle
dünyasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yaklaşık 832/3 yılındaa, "ilahi bir emir" aldıktan sonra Bizans dünyasında dolaşmaya başladı.832/833, após receber um "comando divino", começou suas andanças através do mundo bizantino.
Sushruta Samhita tarafından tanımlanan cerrahi aletler batı dünyasında modifiye edilmiştir.Os instrumentos descritos no Sushruta Samhita foram modificados e aperfeiçoados no mundo ocidental.
İslam dünyasında muşhur olan Tabakat (Kitâbu't-Tabaķati’l-Kebir) adlı kitabıyla bilinir.É mais conhecido pelo seu livro A Neve Caindo sobre os Cedros (Snow Falling on Cedars no original).
Firmanın adındaki Coop sözcüğü, "kooperatif"in iş dünyasındaki kısaltması olan "co-op" şeklinde okunur.O termo Coop no título é a abreviatura no mundo dos negócios para cooperativa.
Akademik sahtekarlık, akademi dünyasındaki herhangi bir aldatma türü için kullanılan terimdir.Fraude acadêmica é todo tipo de prática antiética relativa a trabalho acadêmico.
Dans dünyasındaki üstünlüğü Mariinski Tiyatrosu'na geçmeye başladı.Teve as primeiras atuações profissionais como dançarina no teatro Mariinsky.
Dağın Arda dünyasındaki konumu, Grek mitolojisindeki Olimpus Dağı’nınkiyle aynıdır.A montanha tem o mesmo lugar em Arda como Monte Olimpo tem na Mitologia Grega.
İdealar dünyasından fenomenler dünyasına doğru bir varoluşu öngören düşüncedir.Chamei de ilusão o mundo dos fenômenos.
Bu festival Arap dünyasında bir seri etkinlik festivali olarak organize edildi.Após a partida, um festival tradicional da Arábia Saudita foi realizado em campo.
Televizyon dünyasındaki ilk büyük rolü, Mad About You dizisindeki garson Ursula Buffay karakteri oldu.Seu primeiro grande papel televisivo foi a excêntrica garçonete Ursula Buffay, do seriado "Mad About You".
Arap dünyasındaki Antisemitizm modern zamanlarda önemli derecede artmıştır.O conceito de honra parece ter diminuído em importância no mundo Ocidental moderno.
İslam dünyasında felsefenin üstün konumu 14. yüzyılın sonlarına kadar devam etmiştir.A ideologia da desigualdade social aperfeiçoada por esta filosofia perdura até século XXI.
Yūrei (Japonca: 幽霊), Japon folklorunda Batı dünyasındaki hayaletlerin muadili olan figürlerdir.Yūrei (幽霊, Yūrei?) são figuras do folclore japonês, análogo às lendas ocidentais de fantasmas.
Müzenin açılması, edebiyat dünyasında da tartışmalara sebep oldu.Os livros também despertaram controvérsias no mundo literários.
Bilim dünyasında ise Genç Dünya yaratılışının bilimsel olmadığı görüşü hakimdir.Em terreno científico, nós consideramos que essa história de criação é falsa.
Muggle başbakanı, sihir dünyasından haberdardır.O mago é especializado na arte da magia.
Doom, underground hip hop dünyasında oldukça saygın bir yere sahiptir.Maar hij heeft nog steeds veel succes in de underground hiphop scène.
Kulüp 1909 yılında futbol dünyasından çekilmiştir.In 1909 werd de voetbalclub opgedoekt.
Aslında, bir multhysics dünyasında yaşıyoruz.Het spel speelt zich af in een tweedimensionale cartoonachtige wereld.
Artık İslam dünyasında tek bir halife vardı.Er was nu sprake van één universeel LAN.
Hasta kendi özel dünyasında yaşar.Simon is terug in zijn eigen leefwereld.
Günümüz dünyasında çok ileride bir yerdeyiz.Tegenwoordig is het een wijk in volle ontwikkeling.
John D. Rockerduck, Scrooge McDuck Universe dünyasından bir kurgusal karakter'dir.John D. Rockerduck, kortweg Rockerduck, is een personage uit de Duckstad-wereld.
Halter dünyasında sevilen ve sayılan bir kişi oldu.Hij wordt gevreesd en gerespecteerd in de onderwereld.
Miles Davis ve David Sanborn ile yaptığı çalışmalar ile caz dünyasında önemli bir yer edinmiştir.Hij werd het meest bekend door zijn werk met Miles Davis en David Sanborn en speelde mee op honderden opnames.
Tarihte ilk tıp okulu Antik Yunan dünyasında MÖ 700 yılında Knidos'da açıldı.De oudste bekende Griekse medische school, werd geopend in Cnidus in 700 voor Chr..
Müzik dünyasında ‘‘Orhan Baba’’ olarak tanınır.Hij is in de muziekwereld bekend als Audio Aaron.
Hepsi de eğlence dünyasında çalışıyordu.Tevens was hij actief in de amusementsmuziek.
1998 yılında Bruni moda dünyasından ayrıldı.Roebers ging in 1988 aan de slag bij het Wereld Natuur Fonds.
Mirşan'ın tezleri genel olarak bilim dünyasında kabul edilmemektedir.Hipoteza solutrejska nie jest powszechnie akceptowana w środowisku naukowym.
Borchert savaştan sonra tiyatro ve kabare dünyasında yer edinmeye çalıştı.Po wojnie Borchert próbował swoich sił w teatrze i na scenie kabaretowej.
Who's Who in the Roman World(Roma dünyasında kim kimdir?).Kto jest kim na Białorusi? (ros.)
Aslında, bir multhysics dünyasında yaşıyoruz.Europa w wielobiegunowym świecie.
Şair bu şiirlerinde dolaylı metafor dünyasında gezinir durur.Dzieje się tak w poezji ze względów metrycznych.
Peri Dünyasında devler ve perilerin evlenmesi kesinlikle yasaktır.W krainie baśni małżeństwa pomiędzy wróżkami i ogrami są zakazane.
New York'ta, henüz ABD’nin müzik dünyasında bestecileri ile tanınmadığı bir dönemde dünyaya geldi.Mieszkali wspólnie w Nowym Jorku aż do dnia śmierci kompozytora.
Bilim dünyasında bir tartışma başlattı.Zyskał rozgłos w świecie naukowym.
Yüzyıllar boyunca İslam dünyasında bile Rıhle pek tanınmamıştır.Przez wiele stuleci Kościół Wschodu był w Europie niemal zupełnie nieznany.
Bu albümle thrash metal dünyasındaki yerini hala koruyor.Album ten zaliczany jest do klasyki thrash metalu.
Holokost'un Yahudi dünyasındaki etkisi büyük olmuştur.Sytuacja społeczności żydowskiej w Jerozolimie stała się bardzo ciężka.
Kitap edebiyat dünyasında önemli bir etki bıraktı.Miały wielki wpływ na literaturę światową.
Hasta kendi özel dünyasında yaşar.Wydaje się żyć we własnym świecie.
Gerçek bilginin temelinin ancak idealar dünyâsında bulunabileceği temeline dayanır.Prawdziwą wiedzę można zdobyć jedynie poprzez doświadczanie tego, co świat ma do zaoferowania.
1931'de batı dünyasında ilk pnemönektomiyi uyguladı.W 1931 odbył swą pierwszą z wielu wizyt na Zachód.
Oyun Eora'nın fantastik dünyasında, özellikle Dyrwood ulusunda gerçekleşir.Spelet utspelar sig i fantasivärlden Eora, mestadels i nationen Dyrwood.
Günümüz dünyasında çok ileride bir yerdeyiz.Idag är den på stark frammarsch över hela världen.
2011'de futbol, bu sene içerisinde futbol dünyasında gerçekleşen olayları içerir.Följande är fotbollsevenemangen under året 2011 i hela världen.
Bu albümle thrash metal dünyasındaki yerini hala koruyor.Med det här albumet bytte bandet sin stil till thrash metal.
Düet kavramı özellikle müzik dünyasında kendini belli etmektedir.Musikstilen kan sägas ligga främst åt världsmusik-hållet.
Modern zamanlarda antisemitizm İslam dünyasında yükselişe geçti.Sett ur ett längre tidsperspektiv har islamofobi inom extremhögern alltmer ersatt antisemitism.
Hepsi de eğlence dünyasında çalışıyordu.Hon arbetade i underhållningsgruppen.
Delegeler, Holokost alanındaki uzmanlardan, akademi dünyasından isimlerden de oluşmaktadır.Även meningsfränder utanför den akademiska världen är välkomna som medlemmar.
Bu dönemde Batı dünyasında imparatorluk geleneği henüz oldukça canlıydı.Under denna tid var levnadsvilkoren i kolonin mycket primitiva.
Faktörlerin ve boyutların bu kombinasyonu bize "kişinin kendi dünyasındaki" resmini çizer.Ця комбінація факторів та вимірів утворює «особу у її власному світі».
Artık İslam dünyasında tek bir halife vardı.Досі в ісламському світі був тільки один халіф.
Haşhaşiler, Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli rol oynamışlardır.Юдейські торгівці відігравали досить важливу роль в економічному житті ісламського середньовіччя.
Bu araştırma Tıp Dünyasında oldukça yankı bulmuştur.Ця точка зору набула широкого впливу в медичному середовищі.
Arap dünyasında ise, deklarasyon büyük bir endişeyle karşılandı .В арабських країнах це мистецтво було доведено до абсолютного ступеня довершеності.
İslam dünyasında ilk kullanan da kendisidir.Вона стала першою в ісламському світі.
Moda dünyasından hiç kimse cenazesine katılmadı.Представників вищого світу на похоронах не було.