dünyanın ile cümle

dünyanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Vi si trovano effettivamente specie animali e vegetali del tutto assenti nel resto del mondo.
33 yaşında dünyanın en genç dolar milyarderlerinden biridir.È uno dei più giovani miliardari del mondo.
2010 gelir ölçümlerine göre, dünyanın 6. ve Avrupa'nın 3. en büyük havayolu şirketidir.In base al fatturato 2015, IAG è la sesta compagnia aerea più grande al mondo e la terza in Europa.
2005 - Adriana Iliescu, 66 yaşında doğum yaparak dünyanın en yaşlı annesi unvanını aldı.16 gennaio Adriana Iliescu è la prima donna a partorire un figlio all'età di 66 anni.
Altın az olmasına rağmen, dünyanın her yanına yayılması sebebiyle daha önce kullanılmaya başlanmıştır.Benché l'antivirus sia stato liberato, impiegherà tempo ad espandersi per tutto il mondo.
T-28 tankı, Sovyetler Birliği üretimi dünyanın ilk orta zırhlı tankıdır.Il T-28 fu un carro armato medio sovietico, tra i primi corazzati al mondo di questa categoria.
Öldüğünde, dünyanın en yaşlı politikacısıydı.Al momento della sua morte era il più anziano leader nazionale.
19. yüzyılda dünyanın en uzun insanı olarak bilinmiştir.Si suppone che nel VI secolo sia stata la città più popolata al mondo.
Big Ear teleskopu sabitti ve gökyüzünü taramak için dünyanın ekseni etrafındaki dönüşünü kullanıyordu.Il radiotelescopio Big Ear era fisso e sfruttava la rotazione della Terra per scandagliare il cielo.
Nokia 9000 Communicator, 1996 yılında çıkmış olup dünyanın ilk akıllı telefonudur.Nel 1996 il Nokia Communicator 9000 è stato il primo telefono cellulare a consentire un accesso a Internet.
Savaşın sonunda RAN, dünyanın en büyük beşinci donanması haline gelmişti.All'epoca del varo era la quinta nave più grande nave al mondo.
Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur.Il policulturalismo è un concetto che asserisce che tutte le culture del mondo sono interconnesse.
2011'de People dergisi tarafından "Dünyanın En Güzel Kadını" seçilmiştir.Nel mese di aprile 2014, la rivista People la nomina «la donna più bella del mondo».
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"Egli è "Ecco l'Agnello di Dio, che toglie il peccato del mondo!"
Londra, 1731'den 1925'e kadar dünyanın en kalabalık şehriydi.Tra il 1831 e il 1925 Londra fu la città più grande del mondo.
Dünyanın en uzun dördüncü mağarasıdır.È la terza più grande grotta del mondo.
Dünyanın en güçlü akıllı telefonlarından biridir.È uno tra i più potenti computer del mondo.
Dünyanın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir.È anche l'edificio in legno più grande al mondo.
2008 yılı itibarıyla dünyanın en büyük otomobil üreticisidir.Al 2008, è la più grande compagnia del settore.
Dünyanın her yerinde bulunurlar.Andate in tutto il mondo.
Bu kurum 62.000'den fazla üyesiyle kütüphanecilik alanında dünyanın en eski ve en büyük kurumudur.Si tratta della maggiore e più antica associazione professionale dei bibliotecari, con oltre 62.000 membri.
İskenderiye Kütüphanesi'ne dünyanın her yerinden koleksiyonlar hediye edilmiştir.Le collezioni conservate alla Bibliotheca Alexandrina sono state donate da ogni parte del mondo.
Aynı zamanda "dünyanın çekçek başkenti" olarak da bilinir.Questo le è valso anche l'appellativo di Capitale mondiale del tappeto.
Bu hastalık en çok dünyanın tropikal kuşağında görülmekle birlikte her yerde ortaya çıkabilir.La malattia è più comune nelle zone tropicali del mondo, ma può verificarsi ovunque.
Colossus, dünyanın ilk kısmen programlanabilen dijital elektronik bilgisayarıydı.Il Colossus è stato il primo computer elettronico programmabile nella storia dell'informatica.
Hövsgöl, 2 milyon yıldan daha eski olup, dünyanın 17 eski gölünden biridir.L'Hôvsgôl è uno dei diciassette più antichi laghi del pianeta: ha tra i 2 e i 5 milioni di anni.
Şu an dünyanın 180 ülkesinde satış yapmaktadır ve 20'den fazla ülkede fabrikaları vardır.Oggi l'azienda è presente in tutto il mondo con filiali in più di 80 Paesi.
Dünyanın en pahalı şehirleri arasındadır.È fra le città più inquinate al mondo.
Kule, 1992 yılında inşa edilmiş olup dünyanın dokuzuncu en yüksek kulesidir.Pubblicato in Giappone nel 1992, è il decimo volume della collana.
Türkiye'nin ilk kadın pilotlarından birisidir ve dünyanın ilk kadın savaş uçağı pilotudur.È stata la prima pilota femminile da combattimento nel mondo e la prima aviatrice turca.
Resmî site Forbes: Dünyanın en zenginleriLista delle persone più ricche del mondo secondo Forbes
50 yıla kadar varan ömrü ile dünyanın en uzun yaşayan kuşlarından biridir.A livello mondiale, è uno degli uccelli che vive più a lungo, arrivando all'età massima di 50 anni.
Bu benim için gerçekten çok tuhaftı, çünkü o bu yaşam için o dünyanın içinde olan biriydi!Esso costituiva una realtà molto importante, in quanto era fonte di vita per il paese.
Ailesi şu an dünyanın en zengin 19. ailesidir.Infatti, la famiglia rimane la diciassettesima famiglia più ricca nella storia.
Kançencunga Dağı, dünyanın üçüncü en yüksek doruğudur.Il Monte Lucania è la terza montagna più alta del Canada.
Getty Images'in dünyanın birçok yerinde dağıtım ofisleri bulunmaktadır.Focus Features detiene i diritti di distribuzione in tutto il mondo.
Dünyanın en güzel ama aynı zamanda en faal ve en tehlikeli yanardağlarından biri olarak geçer.È probabilmente la danza più bella, ma al tempo stesso più dura di tutte.
1992 yılında Fujitsu şirketi dünyanın ilk 21inch (53 cm) tam donanımlı plazma ekranını üretmiştir.Nel 1992 la Fujitsu introdusse il primo schermo di 21 pollici a colori al mondo.
Parkta bulundan Flower Dome dünyanın en büyük cam serasıdır.La Flower Dome è la più grande serra di vetro senza colonne al mondo.
Ocak 2011'de Mashable ödüllerinde "Dünyanın En İyi Müzik Servisi" ödülünü kazandı.Nel mese di dicembre 2006 annuncia assieme a Benjamin il ritorno del World's Greatest Tag Team.
Lakabı “Büyük Efendi, dünyanın ve cennetin efendisi” idi."Del mio signore e padrone, il re di Spagna".
Dünyanın en büyük köpek ırklarından biridir.È una delle razze più grandi del mondo.
Dünyanın en büyük kütüphanelerinden biridir.Raccolse una delle più grandi biblioteche del mondo.
36.289 kilometrelik kıyı şeridi, ülkeyi dünyanın en uzun kıyı şeridine sahip 5. ülkesi yapmaktadır.Con i loro 36.289 km di litorale, le Filippine sono il quinto Paese al mondo per lunghezza delle coste.
Güneş enerjisi, dünyanın günlük dönüşünden ve bulutların güneş ışınlarını kapamasından dolayı, değişkendir.L'energia solare è variabile a causa della rotazione giornaliera della Terra e della copertura nuvolosa.
Sundarbans, ile Bangladeş arasında bulunan dünyanın en büyük mangrov ormanıdır.Le Sundarbans sono la più grande foresta di mangrovie del mondo.
Üzerindeki Kızıl bayrakta ise "Dünyanın bütün işçileri birleşiniz!" yazmaktadır.Sulla bandiera il motto in lettere d'oro "Proletari di tutto il mondo unitevi!".
Kaplıcanın etkisinden dolayı da dünyanın en iyi zeytinlerinin yetiştiği söylenmektedir.Non c'è da stupirsi che la sua collezione di gioielli fosse ritenuta la più bella del mondo.
Hospitality Club dünyanın en çok üyeli misafirperverlik ağıdır. hospitalityclub.orgL'Hospitality Club è uno dei maggiori servizi di ospitalità online.
Eski Dünyanın Gizemleri.Storia del mondo antico.
Cihandar: "Dünyanın Efendisi".Esempi: «il signor/sig.
Bir zamanlar dünyanın en büyük tiyatrosuydu.All'epoca era il più sfarzoso e più grande teatro del mondo.
Madagaskar adası, dünyanın dördüncü büyük adası konumundadır.L'isola principale, anch'essa chiamata Madagascar, è la quarta più grande isola del mondo.
Silmarillion üç parçadan oluşur: Ainulindalë ("Ainur'un müziği") - Eä'nin, yani dünyanın yaratılışı.La prima, Ainulindalë (la Musica degli Ainur), riferisce della creazione di Eä, il «Mondo che È».
Bu listede dünyanın en pahalı şehirleri sıralaması yapılmıştır.È in questo sobborgo che sono ubicate alcune delle ville più costose del mondo.
Bu tür dünyanın tek yarı sucul engereğidir.È l'unico festival di questo genere in tutto il Medio Oriente.
Londra'ya dünyanın her tarafından ziyaretçiler gelmektedir.I turisti vengono da tutto il Giappone per visitarlo.
Bina Pek çok defa Dünyanın 8. Harikası olarak anıldı.Per la sua singolare bellezza è stata spesso definita l'ottava "Meraviglia del Mondo".
Emilia–Romagna dünyanın başlıca kültürel ve turistik merkezlerinden biridir.Argirocastro è uno dei importanti centri culturali e turistici del Sud Albania.
Rafflesia, dünyanın en büyük çiçeğine sahip bitki cinsi.La regione malese ospita la Rafflesia, una pianta endoparassitaria con il fiore più grande al mondo.

İlgili Sayfalar