dünyanın ile cümle
dünyanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben mümkünse dünyanın etrafında bir geziye çıkmak istiyorum.Se potessi, partirei per un viaggio intorno al mondo.
Chicago Pile-1 (CP-1) dünyanın ilk yapay nükleer reaktörüdür.Chicago Pile-1 (CP-1) è stato il primo reattore artificiale a fissione nucleare al mondo.
2002 yılında Dünyanın en zengin dördüncü kişisi oldu.Nel 2002 è diventato il quarto uomo politico più ricco del mondo.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Non possiamo rimanere indifferenti di fronte a quanto accade in ogni parte del mondo.
1947 yılında Brown & Root dünyanın ilk açık deniz petrol platformunu inşa eder.Nel 1947 la Brown & Root costruisce la prima piattaforma petrolifera al mondo di tipo offshore.
15 Mart - Dünyanın ilk .com'u olan symbolics.com kuruldu.Il 15 marzo viene registrato il primo dominio .com di tutto il mondo, symbolics.com.
Dünyanın en büyük suç örgütlerinden biridir.È una delle più grandi organizzazioni criminali del mondo.
Bölgede bulunan limanlar bir zamanlar dünyanın en büyük limanı olan Londra Limanı'nın bir parçasıydı.I docks erano anticamente parte del Porto di Londra, un tempo il più grande porto del mondo.
Ganji açlık grevindeyken dünyanın özgür insanlarına iki mektup yazdı.Mentre era in sciopero della fame, Ganji ha scritto due lettere alle persone libere di tutto il mondo.
Physical Review Letters dünyanın en prestijli fizik dergilerinden biridir.Physical Review Letters è una tra le più prestigiose riviste di fisica.
Tsvaygenbaum Derbent, dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Güney Rusya şehrinde doğdu.Tsvaygenbaum è nato nella città di Derbent, nella Russia meridionale, una delle più antiche città del mondo.
FANUC dünyanın en büyük endüstriyel robot üreticilerinden biridir.FANUC è uno dei produttori maggiori a livello mondiale di robot industriali.
Dünyanın en büyük 100 ekonomisinden 51'i çok uluslu şirketlerdir."Tra le 100 maggiori economie sulla terra ora, 51 sono società".
İnovasyonlar HTC 17 Şubat 2010’da Fast Company tarafından dünyanın en yenilikçi 31. şirketi olarak gösterildi.Il 17 febbraio 2010, Fast Company classificò HTC come la 31ª compagnia più innovativa del mondo.
Londra Hayvanat Bahçesi dünyanın en eski hayvanat bahçesidir.Lo zoo di Londra è il più antico zoo scientifico del mondo.
Dünyanın geri kalanı olarak biz, sizi memnuniyetle ve keyifle takip edeceğiz."A te dedichiamo tutte le nostre forze: a te dedichiamo la vita nostra e quella dei nostri figli!".
Dünyanın her yerindeki Yahudiler yedi gün yedi gece yemeğini sukotlarda yer.Ebrei di tutto il mondo mangiano dentro sukkot per sette giorni e sette notti.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde ün yapmış dövüşçüler bu oyunda birbirleriyle üstünlük mücadelesine girişmiştir.Tutti gli Immortali sono obbligati a combattere tra di loro nel Gioco (The Game in originale).
Harland and Wolff dünyanın en büyük havuzlarına sahiptir.Harland and Wolff ha a Belfast il più grande bacino di carenaggio al mondo.
"Dünyanın En İyi Paranormal Dedektifi" olarak anılır.Si definisce il «peggior detective del mondo».
Koleksiyonu dünyanın dört bir yanından 10 milyon örnekleri oluşmaktadır.La raccolta consiste di 10 milioni di esemplari provenienti da tutte le parti del mondo.
Gıdalar için avlanan hayvanların türü ve aralığı dünyanın farklı yerlerinde farklılık göstermektedir.L'accettabilità di questa carne come cibo varia in diverse parti del mondo.
Türkmenistan dünyanın en büyük doğal gaz rezervlerinden birine sahiptir.Il Qatar possiede uno tra i più grandi giacimenti di gas naturale al mondo.
Aldabra, dünyanın ikinci büyük mercan atolüdür.Aldabra è il secondo più grande atollo corallino al mondo.
Dağlar yalnız orada değil, dünyanın başka taraflarında da henüz fazla yükselmemişti.La Montagna era formata da Cielo e Terra, ancora uniti insieme e non distinti.
İmparatorluk dünyanın çeşitli bölgelerinde İngilizcenin yaygınlaşmasını sağladı.L'impero stabilì l'uso della lingua inglese nei propri territori in tutto il mondo.
2008’de Forbes dergisinin “Dünyanın En Güçlü 100 Kadını” listesinde 69uncu olmuştur.Nel 2008, è stata classificata 69ª nella rivista Forbes delle "100 donne più potenti del mondo".
Orijinal Mısır dikilitaşlarının birçoğu dünyanın farklı yerlerine gönderilmiş ve yeniden dikilmiştir.Diversi altri degli originali obelischi egizi sono stati trasportati e ri-eretti in tutto il mondo.
KUKA, 1973 yılında dünyanın ilk endüstriyel robotu FAMULUS’u üretmiştir.Nel 1973 KUKA inventò il primo robot industriale al mondo, FAMULUS.
Ve dünyanın diğer pek çok ülkesinde de.Questo è vero anche in molte altre parti del mondo.
Marsın yüzey yerçekimi Dünyanınkinin %38 ine eşittir.La Gravità di superficie marziana è il 38% di quella terrestre.
Babil'in Asma Bahçeleri antik dünyanın yedi harikasından biri oldu.I giardini pensili di Babilonia furono una delle sette meraviglie del mondo antico.
Ayrıca dünyanın diğer ülkelerinde de Oktoberfest kutlamaları adı altında çeşitli kutlamalar da yapılmaktadır.Altre città del mondo ospitano feste simili chiamate anch'esse Oktoberfest.
Kim O'nu bütün dünyanın başına atadı?Chi mi ha messo al mondo?
Dünyanın kalanının nasıl olduğunu öğrenin.Bisogna però capire cosa vuole il resto del pubblico.
Nokia resmen "tüm dünyanın en iyi" olarak yazılımı nitelendirdi.Secondo Nokia il software porta "il meglio di ogni mondo".
Tarihi alanlar, bazen dünyanın en büyük açık müzelerinden biri olarak bilinir.Le aree storiche sono conosciute come uno dei più grandi musei all'aperto del mondo.
Taipei 101 dünyanın en hızlı ikinci asansörüne sahiptir.Il Taipei 101 è l'ottavo grattacielo più alto del mondo.
RMS Queen Mary 2, dünyanın en büyük 2. yolcu gemisidir.La RMS Queen Mary 2 è un transatlantico britannico.
Filmleri dünyanın birçok ülkesine satıldı.Il film fu distribuito in numerosi Paesi di tutto il mondo.
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.Un anno dopo prese il via la prima centrale elettronucleare del mondo ad Obninsk in Unione Sovietica.
Amerika'nın ve dünyanın en büyük motor üreticisidir.L'azienda è il più grande produttore automobilistico americano e uno dei più grandi al mondo.
Danimarka bayrağı ile birlikte dünyanın en en eski bayraklarından biri olarak kabul edilir.Insieme alla bandiera danese è considerata tra i più antichi simboli nazionali del mondo.
Tanrı, dünyanın yaratıcısı ve koruyucusudur.Dio è il sovrano Creatore e sostenitore dell'universo.
O dünyanın gücüne güç kattı ve Alexstrasza'nın en büyük destekçisi oldu.Crede nella sopravvivenza del più forte e diventa rivale di Aladar.
People Dergisi tarafından Dünyanın en güzel kadını seçildi.Nello stesso anno viene eletta Donna più bella del mondo dal magazine People.
Dünyanın en eski sporcu derneklerinden olan kurumun 4.000 üyesi vardır.È la più antica associazione di sportivi professionisti al mondo e consta di 4.000 membri.
Noter'den Dünyanın En Akıllı İnsanı olduğuna dair yazıyı onaylattı.Holt si descrisse come il terzo uomo più intelligente del mondo.
Aynı zamanda dünyanın en iyi korunmuş zigguratlarından biridir.È tra le ziggurat sumere meglio conservate.
Orijinal versiyon dünyanın geri kalanında yayınlandı.Questa nuova versione è stata pubblicata in tutto il mondo.
Dünyanın en büyük kargo uçağı An-225 dir.È stato anche il più grande aereo mai costruito fino all'avvento dell'An-225.
Dünyanın en büyük şirketlerinden biridir.È una delle più grandi aziende del paese.
Madagaskar üzerindeki bitki ve hayvan türlerinin %90’ı dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadır.Per questo, circa il 90% delle piante e animali delle Hawaii sono presenti solo in questo arcipelago.
Kadınlara oy hakkı dünyanın farklı ülkelerinde farklı zamanlarda tanınmış olan haktır.Il suffragio femminile è stato concesso nei vari paesi del mondo in tempi diversi.
Norilsk Nickel'de çalışırken, şirket dünyanın en büyük nikel ve paladyum üreticisi olmuştur.Norilsk Nickel è il più grande produttore al mondo di nichel e palladio.
Amacı dünyanın en büyük kılıç ustası olabilmektir.Il suo sogno è di diventare il più grande spadaccino del mondo.
İsrail, aynı zamanda, vatandaşların çoğunluğunun Yahudi olduğu dünyanın tek ülkesidir.Israele è la sola nazione dove gli ebrei siano una maggioranza della popolazione.
Camden semtinde olup dünyanın en saygın profesyonel yargıç ve avukat kurullarından biri olarak tanınmaktadır.È riconosciuto come uno dei più prestigiosi organismi professionali a livello mondiale di giudici e avvocati.
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.È rimasto per lungo tempo il traforo autostradale più lungo al mondo.
İsveç, dünyanın eğitim konusunda en gelişmiş ülkelerinden biridir.La Finlandia è una delle società più avanzate del mondo nel campo dell'informazione.