dünyanın ile cümle
dünyanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Romalılar dünyanın ilk büyük köprü inşacılarıydı.Ce sont les Romains qui construisirent les trois premiers ponts.
Hindistan cumhuriyeti dünyanın yedinci en büyük ve ikinci en kalabalık ülkesidir.L'Inde est le deuxième pays le plus peuplé et le septième pays le plus grand du monde.
Amacı dünyanın en performanslı otomobillerini üretmekti.Il voulait construire la voiture la plus rapide au monde.
Ancak dünyanın en zengin adamı olduğu söylenen Mr. Arkadin'i bulmak o kadar kolay değildir.On disait de Philippe Égalité qu'il était l'homme le plus riche du monde.
Tıp eğitimi ve eğitim büyük ölçüde dünyanın her yerine göre değişir.La formation des médecins varie considérablement à travers le monde.
O zamandan beri dünyanın en büyük orkestraları ve şefleriyle birçok kez sahne aldı.Il a joué avec les plus grands orchestres et de nombreux chefs à travers le monde.
Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi, Türkiye'de de bu terimlerin genellikle Japoncaları kullanılır.Le même traité reconnaît que dans la plupart de leurs usages, ils ressemblent à des israélites.
Daha sonraları bu çanın dünyanın en büyük çanı olduğu ortaya çıkmıştır.C'est la plus grande cloche pouvant encore sonner dans le monde.
Kaliforniya eğer bir ülke olsaydı, dünyanın en büyük 8'ıncı ekonomisine sahip olurdu.Si le Texas était un pays indépendant, son économie serait la douzième du monde.
20 Temmuz - Gisele Bundchen, Brezilyalı, dünyanın en zengin süper modeli.20 juillet : Gisele Bündchen, top model brésilienne.
Dünyanın diğer ucundaki bir kişinin bilgilerinden faydalanılabilir.La présence d'une personne à sa droite peut être devinée.
Mart 2012 itibarıyla dünyanın 100,000 şehrinde 6 milyondan fazla üyesi vardır.En juin 2012, le personnel est de plus de 160 personnes au niveau mondial.
(Rusça, "Dünyanın işçileri, birleşin!")(Traduction : Prolétaires de tous les pays, unissez-vous !)
Dünyanın en eski ikinci ulusal parkıdır (Yellowstone Ulusal Parkı'ndan sonra).Il s’agit alors du second parc national du pays après le Yellowstone.
Yapıldığı 1995 yılından 2002'ye kadar dünyanın en yüksek heykeli unvanını taşımıştır.Elles détiennent le record européen du plus grand nombre d'inversions jusqu'en 1995.
Hankook Tire dünyanın yedinci büyük lastik üreticisidir.Aujourd'hui, le fabricant nippon est le septième manufacturier de pneus dans le monde.
Manchester United dünyanın en zengin ve en popüler futbol kulüplerinden biridir.Manchester United est l'un des clubs les plus riches et comptant le plus de supporters au monde.
Şehrin gazetelerinden New York Times dünyanın en saygın gazetelerinden biridir.Le New York Times est l'un des journaux les plus lus et les plus prestigieux au monde.
De Beers, dünyanın en büyük üreticisi İngiliz bir firmadır.Delamare Bois est une entreprise française de l'industrie du bois, l'une des plus anciennes au monde.
İmparatorluk dünyanın çeşitli bölgelerinde İngilizcenin yaygınlaşmasını sağladı.Ce dernier introduisit l'usage de l'anglais dans de nombreuses régions du monde.
Ardından seri grubu dünyanın dört bir yanına çekmiştir.Les membres de l'équipe venaient des 4 coins du monde.
Keble, William Holman Hunt'ın meşhur "The Light of the World" (Dünyanın Işığı) resmine sahiptir.La Lumière du monde, tableau de William Holman Hunt.
Kazakistan'da 1996 yılında dünyanın en büyük üçüncü altın madeni bulunmuştur.L'Irak disposait en 2002 de la deuxième réserve pétrolière de la planète.
Sundarbans, ile Bangladeş arasında bulunan dünyanın en büyük mangrov ormanıdır.Le delta des Sundarbans est la plus grande forêt de mangrove du monde.
Amacı dünyanın en büyük kılıç ustası olabilmektir.Le monument est destiné à devenir la plus grande sculpture au monde.
Dünyanın 34., Kanada'nın 9. en büyük adasıdır.C'est la 33e île plus grande du monde et la 9e île canadienne.
Çünkü zaten dünyanın bir yerinde muhakkak gece yarısıydı.À fin de la journée, à minuit, il était 10 heures.
2004 yılında Forbes (dergi) tarafından dünyanın en güçlü üçüncü kadını olarak gösterilmiştir.En 2004, elle est classée comme la troisième femme la plus puissante au monde par le magazine Forbes.
Kaká, birçok futbol eleştirmeni tarafından dünyanın en ünlü futbolcularından biri olarak kabul edilmektedir.Le Kingdome est reconnu par beaucoup de partisans de baseball comme le pire stade de l'histoire.
Füze, 1950'lerin sonunda geliştirilmiş olup dünyanın ilk kıtalararası balistik füzesidir.Au milieu des années 1950, les États-Unis développent leurs premiers missiles balistiques intercontinentaux.
Dünyanın soyu ciddi tehdit altında bulunan 25 primat türünden biridir.Le singe de Natuna est l'une des 25 espèces de primates les plus menacées de notre planète.
Bu yepyeni bir dünyanın başlangıcı.L'aube d'un nouveau monde 1.
Bu açıdan dünyanın en iyilerinden biri arasında yer almıştır.Il se fait en conséquence une place parmi les 10 meilleurs du monde.
Hallam FC, dünyanın en eski 2. futbol kulübüdür.Hallam FC est le second club de football non-scolaire fondé.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.1978 : Louise Brown, premier bébé-éprouvette, née en Grande-Bretagne.
İnşa edildiğinde, dünyanın en büyük açık deniz gemilerinin biriydi.À sa construction, il fut l'un des plus grands navires du monde.
Cornell sıklıkla dünyanın en iyi 20 üniversitesi arasında gösterilmektedir.Cornell est ainsi régulièrement classée parmi les 15 meilleures universités au monde,.
""Dünyanın en iyisi...""."The best city in the world".
Uydu 93 dakikada bir dünyanın çevresinde bir tur atacak.Ce satellite fait un tour de la Terre en 99 minutes.
Orijinal versiyon dünyanın geri kalanında yayınlandı.Il s'agit du premier dictionnaire publié dans le Nouveau Monde.
İsrailli ve dünyanın diğer ülkelerindeki Yahudiler Ürdün'e turistik gezilerde bulunmaktadır.Chemin de Moïse et les Israélites durant l'Exode.
Oysa bu iki dünyanın işleyişi, dinamikleri çok farklıdır.Surtout quand ces deux mondes sont tellement opposés.
Bu birlik, bazen dünyanın en eski parlamentosu olarak da gösterilir.Cette assemblée est souvent considérée comme l'un des plus anciens parlements d'Europe.
Dünyanın en saldırgan köpekbalığıdır.Il s'agit du plus grand bombardier d'eau au monde.
Savaş, dünyanın en kanlı savaşlarından biri oldu.La bataille fut une des plus sanglantes de la guerre.
Dünyanın beş en yoğun limanından üçü Çin'dedir.Dans les sept premiers ports à conteneurs au monde, trois sont chinois.
Nüfusu 1 milyonu aşan Roma dünyanın en kalabalık kenti oldu.Rome est avec un million d'habitants la plus grande ville du monde méditerranéen.
Bu dünyanın adaletsiz olduğunu düşünüp kötü biri olmuştur.Le monde instauré est injuste.
News Corporation (ya da News Corp), dünyanın en büyük medya gruplarından biridir.Il est l'actionnaire majoritaire de News Corporation, l'un des plus grands groupes médiatiques du monde.
İnsan zihni dış dünyanın varlık biçimlerini kendi kendinden çıkarmamış, dış dünyadan imgelemiştir.Comment cerner la place de l'humain sans avoir arpenté son propre univers intérieur ?
1892 yılında inşa edilen Goodison Park, dünyanın en eski futbol stadyumlarından biridir.Goodison Park construit en 1892 est le premier stade construit destiné uniquement au football.
Zihinsel imge, dış dünyanın kişinin zihnindeki temsilidir.L’empathie est la capacité de comprendre le monde intérieur de l’autre.
Dünyanın diğer ülkelerinde sulak alanlar kurutulmuştur.Les contacts avec les autres pays du monde se sont développés.
Bu bakımdan, gerçekte bir maddi dünyanın var olduğunu hiçbir surette söyleyemem."Nous ne pouvons donc par aucun moyen affirmer l'existence du monde extérieur.
Dünyanın farklı yerlerinden insanlar Dewey'i ziyarete gelirler.Pour les articles homonymes, voir Dewey.
People Dergisi tarafından Dünyanın en güzel kadını seçildi.En 2002, elle est désignée comme la plus belle femme du monde par le magazine People.
Bahçe, bugün dünyanın en geniş çiçek bahçesidir.Très visité, il est le plus grand parc floral au monde.
Lenin nükleer buzkıranı, dünyanın nükleer enerjiyle çalışan ilk gemisidir.Le brise-glace Lénine, premier bateau de surface nucléaire.
Ek olarak Çin, dünyanın en büyük yenilenebilir enerji üreticisidir.La Chine est aussi l'un des plus grands investisseurs dans des énergies renouvelables.
1949'da satın aldığı küçük bir yayınevini dünyanın en büyük moda yayıncısı haline getirmiştir.Elle avait acheté une petite maison d'édition de presse en 1949 et l'a transformé en groupe de premier plan.