dünyanın ile cümle
dünyanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dünyanın çoğunluğu bu biçimde yaşamaktadır.This is the world that most of us live in today.
Dünyanın dört bir yanından katılan tasarımcılarımız da var.We also have designers from around the world that participate.
Ben bunu görmüyorum. Ben dünyanın yüzünü görüyorum.I don't see that; I see the face of the world.
Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum.So I want everyone from all over the planet to be able to be a part of this design and development.
Dünyanın efendileri olarak elimizde terör ve merhamet gibi garip güçler var.We enter as lords of the earth bearing strange powers of terror and mercy alike ...
Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.And then we invited people all over the world to build them and experiment with us.
Ve dünyanın her yerinde pencere çiftliklerimiz var.And we have window farms all over the world.
Burası gerçekten dünyanın kalbi.This is indeed the true heart of the planet.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.These shapes are all scurrying around a flat world, living their flat lives.
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,And once it was sort of explained to me how fast we were using up the world's resources,
Orada olduğunuzda bu harikulade dünyanın içine giriyorsunuz.When you are there you are just immersed in this wonderful environment.
Ayrıca, sağ loblarını dünyanın geri kalanıyla bağ kurabilmek için kullanıyorlar.They also use their right hemisphere for making connections with the world.
Bu iki dünyanın doğası hakkında bir sorun var.There's a problem here about the nature of the two worlds.
Dediğin su, dökülen ederken, ben dünyanın uzak, süpürüldü ve biz sadece iki sol olsaydı.While pouring out the water, you said, I wish the world swept away, and we were the only two left.
Umarım bu gücü dünyanın her yerindeki kadınlar için gerçekleştirebiliriz.May we actualize that capacity for women everywhere.
Bunu Hindistan'ın her köşesinde yaptım , sonra dünyanın büyük kısmına yaydım.I repeated this all over India and then through a large part of the world.
- Dünyanın en saygıdeğer bilgisayar bilimcilerinden -One of the world's most respected computer scientists,
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.And I've dived in deep-sea submersibles around the world.
Burası dünyanın en büyük mercan adasıdır.It's the largest atoll nation in the world.
Yaradılış ile, dünyanın yaradılışı ile başlıyoruz.And those are framed by a painted architectural framework that looks real.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.You then hope that the earth moves in such a way as to bring the bones back up to the surface.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.And we've also managed to communicate with people all over the world, from extraordinary places.
Ve modern zamanlarda dünyanın ilk halk parkı Ingilteredeydi.And the world's first public park of modern times was in Britain.
Dünyanın bizim yardımımıza ihtiyacı var.The world needs our help!
Çocuklar! Dünyanın bize ihtiyacı var.The world is in its hour of need.
Dünyanın en büyük yasadışı sanat sergisini başlattık.We launched the biggest illegal art exhibition ever.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü.Women Are Heroes took me around the world.
Gruplar halinde katılın ve istediklerinizi dünyanın gözleri önüne serin.Join by groups and reveal things to the world.
Umarım beraber, tüm dünyanın hatırlayacağı bir şey yaratırız.So I hope that, together, we'll create something that the world will remember.
Dünyanın nasıl oluştuğunu anlamamız gerekir.The solar system formed like all star systems in the universe, in a molecular cloud.
Ona göre, burası dünyanın en güzel ülkesidir.For him, the GDR is the best country in the world.
Dünyanın yöneldiği bu yeni durum nedir?What's that new state that the world is heading toward?
Dünyanın kendi doğası gereği, muhafazakar insanlar, yakın yelek oynuyorlar.It is just that the conservative people, by the nature of the word itself, play closer to the vest.
Şimdi onlar dünyanın her yerinde gayet iyi biliniyorlar.Now, they are really well known all around the world.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı, yeni dünyanın doğduğu.The other part is the coming of age ordeal, when the old world falls apart, and a new world is born.
Ve bazıları dünyanın dört bir yanında ki İnternet hizmet sağlayıcılarında orta-düzey çalışanlar.And some of them are mid-level employees at Internet service providers around the world.
İnsanların daima dediği gibi Wu Hua dünyanın en beceriklisi. teşekkürlerNo wonder people always says Wu Hua is the cleverest man in the world. Thanks
Dünyanın en kötü babasıydı.He's the worst father ever.
Gerçekten dünyanın en kötü babasıydı.He really was the worst father ever.
Sonraysa, sonsuza kadar, dünyanın sorunu haline gelecek...[kahkaha atar]And, at some point, it will be the world's problem...forever. [laughs]
Dünyanın geri kalanı çok daha mantıklıdır.The rest of the world is a lot more logical.
İlki, doğal olarak dünyanın boş zamanı ve yetenekleri.The first, obviously, is the world's free time and talents.
Dünyanın ortaklaşa projelere harcayacak bir yılda bir trilyon saatten fazla zamanı var.The world has over a trillion hours a year of free time to commit to shared projects.
20. yüzyılda da dünyanın bol bol boş vakti vardı, ama Ushahidi'yi 20. yüzyılda kullanamadık.Now, that free time existed in the 20th century, but we didn't get Ushahidi in the 20th century.
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.What is about to happen to him occurs daily in offices and homes all over the world
Onlar dünyanın ilk küresel kartelini kurdular.They established the first worldwide cartel.
Neden dünyanın herhangi bir yerinde her 3 dakikada bir, yeni bir ürün yaratılıyor?Za�to se svake tri minute negdje u svijetu stvori novi proizvod? Je li to nu�no?
Dünyanın nasıl olacağına dair beklentilerimiz, onu nasıl gördüğümüzü değiştiriyor.The way we expect the world to be changes the way we see it.
Dünyanın sonunu getiriyorum.I'm bringing in the end of the world.
Jamaica, Discovery Bay'deki bu resifler 20 yıldır dünyanın en çok araştırılan resifleridir.Those reefs at Discovery Bay, Jamaica were the most studied coral reefs in the world for 20 years.
Bu fotoğrafta tipik bir fotoğraf, dünyanın kıta sahanlıklarından geriye kalanları görüyorsunuz.This is a photograph, a typical photograph, of what the continental shelves of the world look like.
Dünyanın hükümetleri bu konuyu çok ciddiye alıyorlar.The governments of the world are taking this really seriously.
NASA'nın çektiği dünyanın gece görüntülerine bakın, diyor.look at the pictures from NASA of the earth at night.
Çin dünyanın gelişmiş teknoloji lideriydi.China was the world's high-technology leader.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Income there stayed stagnant, as it zoomed ahead in the rest of the world.
Şimdi size dünyanın 200 yıl önceki halini göstereyim 1810'daNow I'm going to show you the world 200 years ago, in 1810.
Dünyanın çapı yaklaşık 400 kilometre daha büyük ama temelde boyutları aynı.Earth's diameter is about 400 kilometers larger, but essentially the same size.
Yüzde 69'u dünyanın önemli ölçüde ısındığına inanıyor.Sixty-nine percent believe that the Earth is heating up in a significant way.
Münazara "Dünyanın şu anda ihtiyacı olan şey nükleer enerjidir"The debate is over the proposition:
Tüm dünyanın ihtiyacının 50% si için, dünya karasının yüzde birine ihtiyaç var.To power the entire world with 50 percent wind, you would need about one percent of world land.