dünyamız ile cümle

dünyamız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aynı zamanda, biz onları bizim dünyamızı görmeleri ve keşfetmeleri için davet ediyoruz.Ενώ παράλληλα τους προσκαλούμε να έρθουν και να εξερευνήσουν τη δική μας μεριά του κόσμου.
Aynı zamanda, biz onları bizim dünyamızı görmeleri ve keşfetmeleri için davet ediyoruz.В същото време ние ги каним да дойдат и да опознаят нашата част от света.
Aynı zamanda, biz onları bizim dünyamızı görmeleri ve keşfetmeleri için davet ediyoruz.В то же время, мы приглашаем всех приехать и познакомиться с нашим миром.
Aynı zamanda, biz onları bizim dünyamızı görmeleri ve keşfetmeleri için davet ediyoruz.באותה העת, אנו מזמינים אותם לבוא ולגלות את החלק שלנו בעולם.
Aynı zamanda, biz onları bizim dünyamızı görmeleri ve keşfetmeleri için davet ediyoruz.في الوقت نفسه، نحن ندعوهم ليأتوا لاستكشاف هذا الجزء من العالم.
Aynı zamanda, biz onları bizim dünyamızı görmeleri ve keşfetmeleri için davet ediyoruz.アラブを知っていただく機会となります アラブの文化 言語 伝統を知ることで
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Allo stesso tempo volevamo capire di più la Terra sulla quale viviamo.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Chcieliśmy też zrozumieć lepiej naszą własną planetę. Chcieliśmy też zrozumieć lepiej naszą własną planetę.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Chtěli jsme to vědět také proto, abychom lépe pochopili naši Zemi, na které všichni žijeme.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Chúng ta đều muốn biết điều đó để hiểu nhiều hơn về Trái Đất mà chúng ta đang sinh sống.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Kita juga ingin tahu agar lebih dapat memahami tentang Bumi tempat tinggal kita.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.우리는, 우리가 살고 있는 지구에 대해 더 잘 이해하기 위해서, 그 질문의 답을 알고 싶었습니다.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.También queríamos saber para tener un mayor entendimiento acerca del planeta Tierra en el cual todos vivimos.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.We wilden dit ook weten zodat we meer zouden begrijpen van de aarde waarop we leven.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Wir wollten es auch wissen, um die Erde, auf der wir leben, besser zu verstehen.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Искахме да знаем това, и за да разберем повече за Земята, на която всички ние живеем.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.Мы также хотели понять больше Землю, на которой мы все живём.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.כמו כן רצינו לדעת זאת על מנת להבין טוב יותר אודות כדור הארץ בו אנו כולנו חיים.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.نريد أيضا أن نعرف حتى نتعرف أكثر على الأرض حيث نعيش جميعا.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.得たいと思いました 1991年、ついにその時が来て、我々は中に入り
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.이 생태학자는 지구를 생각해서 계산을 한 것이며, 1리터의 석유가 갖는 에너지양을 만들어내기 위해 지구가 어떤 과정을 겪는지를 설명한 것입니다.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Ale on provedl kalkulaci pro celou naši zemi a zkoumal, jaké to obnáší energetické nároky.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Ale te obliczenia dotyczą naszej planety i tego jak naturalnie wytwarzana jest ta energia.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.De ő kiszámolta az egész Földet tekintve, és hogy mi kell ennyi energia létrehozásához.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Maar hij maakte de berekeningen voor onze Aarde en wat zij moet doen om die hoeveelheid energie te produceren.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Mas ele fez os cálculos para a nossa Terra e o que teria de fazer para produzir essa quantidade de energia.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Men han gjorde uträkningarna för Jorden och vad den var tvungen att göra för att producera den mängden energi.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Namun, ahli ekologi tersebut menghitung untuk Bumi kita dan bagaimana cara untuk menghasilkan energi tersebut.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Pero él hizo el cálculo para nuestro planeta y lo que tenía que hacer para producir esa cantidad de energía.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Song tính toán trên là cho trái đất của chúng ta, và những gì cần thiết để sản xuất ra ngần ấy năng lượng.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Αλλά έκανε τους υπολογισμούς για τη Γη μας και τι έπρεπε να κάνει για να παράγει τόση ενέργεια.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Он также сделал вычисления для всей планеты: сколь долго ей пришлось бы создавать такое количество энергии?
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.אבל הוא עשה את החישוב עבור כדור הארץ שלנו ומה נדרש היה לעשות כדי לייצר את כמות האנרגיה הזו.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.ولكنه قام بإجراء الحسابات لكوكبنا وما فعلته لإنتاج تلك الكمية من الطاقة.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.どれだけのことが必要になるかも計算しました 我々が1年に消費する
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.저는 또한 우리나라의 많은 부분, 그리고 특히 세계의 여러 곳에서 빈곤의 반대어는
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.Také jsem přesvědčen, že na mnoha místech této země, a určitě mnohde po světě, opakem chudoby není bohatství.
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.אני גם מאמין שבחלקים רבים בארץ הזו, ובוודאי בחלקים רבים בעולם,
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.وأؤمن أيضاً أنه في أماكن كثيرةٍ من هذا البلد ، وبالتأكيد في مناطق كثيرة من هذا العالم ،
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.またもちろん地球の多くの地域で 貧困の正反対に位置するのは富ではない という世界になっていると 確信しています
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.És a tömeges bebörtönzés, véleményem szerint, alapjaiban változtatta meg a világunk.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Et l'incarcération de masse, à mon avis, a fondamentalement changé notre monde.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Încarcerarea în masă, din punctul meu de vedere, ne-a schimbat lumea în mod fundamental.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.저는 이와같이 높은 투옥률이 우리의 세계를 근본적으로 바꿨다고 생각합니다.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.L'incarcerazione di massa, a mio giudizio, ha cambiato profondamente il nostro mondo.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Masowe zamykanie ludzi, według mnie zasadniczo zmieniło nasz świat.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Massa-opsluiting heeft, naar mijn mening, onze wereld fundamenteel veranderd.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Meiner Meinung nach haben Masseninhaftierungen unsere Welt grundlegend verändert.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Na minha opinião, a prisão em massa mudou fundamentalmente o nosso mundo.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Och det här med massfängslingar har, så vitt jag kan bedöma, ändrat vår värld i grunden.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Podle mého soudu toto hromadné věznění od základu změnilo náš svět.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Y este encarcelamiento masivo, en mi opinión, ha cambiado fundamentalmente nuestro mundo.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Η μαζική φυλάκιση, κατά τη γνώμη μου, έχει ουσιαστικά αλλάξει τον κόσμο μας.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.И масовото лишаване от свобода, по моя преценка, из основи промени нашия свят.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Массовые "посадки", на мой взгляд, фундаментально изменили наш мир.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.וכליאה מסיבית, לפי דעתי, שינתה באופן בסיסי את העולם שלנו.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.و ضخامة عدد المساجين ، في إعتقادي غيّرت جذرياً عالمنا.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.私たちの世の中は 根本から変わってしまったと断定できます 貧しい地域-特に有色人種の地域-は
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.A média szempontjából olyan, mintha ők nem is léteznének.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Dalam lingkungan media kita, seolah-olah mereka bahkan tidak ada.

İlgili Sayfalar