dünyamız ile cümle
dünyamız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Dans notre environnement médiatique, c'est comme s'ils n'existaient pas.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.În mediul mass-media, e ca și cum ei nici nu există.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.In onze mediaomgeving is het alsof ze niet bestaan.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.In unserer Medienlandschaft ist es so, als würden sie gar nicht existieren.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.우리의 미디어 환경에서 보면 그들은 존재하지 않는 것과 같습니다.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Nel nostro ambiente mediatico, è come se non esistessero nemmeno.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.No nosso ambiente mediático, é como se eles nem sequer existissem.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Para nuestro ambiente mediático es como si no existieran.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Trong môi trường thông tin của chúng ta cứ như thể họ không tồn tại
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.V našem mediálním prostředí je to jako by ani neexistovali.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.V našom mediálnom prostredí akoby ani neexistovali.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.W środowisku naszych mediów jakby nie istnieli.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Στο χώρο των μίντια, είναι σαν να μην υπάρχουν.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.В нашата медийна среда, това е като че ли те дори не съществуват.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.В наших СМИ создается ощущение, как будто их просто не существует.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.У нашому медійному середовищі, все так, наче їх навіть не існує.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.בסביבת המדיה שלנו, זה כאילו הם לא קיימים.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.كما لو أنهم غير موجودين فى بيئة وسائلنا الإعلامية.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.彼らの存在は無視されています 「マッドメン」と呼ばれる
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Acho que é porque os "media", todos os "media", nos oferecem uma janela para o nosso mundo.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Azt gondolom, azért fontos, mert a média, minden médium, ablakot nyit a saját világunkra.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Cred că e important pentru că media, toate mediile media, ne oferă o fereastră înapoi spre lumea noastră.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Het is belangrijk omdat media, alle media, ons een venster op de wereld geven.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Ich denke, es ist wichtig, weil Medien, alle Medien, uns ein Fenster zurück in unsere Welt geben.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Je crois que c'est important parce que les média, tous les média, nous offrent une fenêtre sur notre monde.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Jeg synes det er vigtigt fordi medier, alle medier giver os et vindue tilbage ind mod vores egen verden.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.제 생각에는 매체라는 것이, 모든 매체라는 것들이 우리 세상을 다시 들여다보게 만드는 창을 제공하기 때문입니다.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Là bởi vì truyền thông, truyền thông, cho ta một cánh cửa sổ xuyên vào thế giới trong ta.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Penso sia importante perché i media, tutti i media, ci forniscono una finestra sul nostro mondo.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Νομίζω ότι είναι σημαντικό επειδή τα μέσα, όλα τα μέσα, μας παρέχουν ένα παράθυρο πίσω στον κόσμο μας.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Мисля, че е важно заради медиите, всички средства ни разкриват прозорец назад към нашия свят.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.אני חושב שזה משום שהמדיה, כל מדיום שהוא מספק לנו חלון אל העולם שלנו.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.أعتقد أنه مهم لأن الوسائط, كل الوسائط, وفرت لنا نافذة لننظر بها إلى عالمنا مجددا.
Bir an önce yeniden bu bağlantıyı kurmazsanız, hem kendinizin hem de bizim dünyamızı yok edeceksiniz."אם לא תתחברו שוב לרוח, ובקרוב, אתם תמוטטו את כל מגדל הקלפים על ראשכם ועל ראשינו
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Chúng ta biến đổi thế giới nhưng chúng ta lại không nhớ điều này
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Kita mengubah dunia namun kita tidak ingat akan hal itu.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.우리는 세계를 바꿔 놓고 그 전의 상태가 어땠다는 것을 기억하지 못하죠.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Noi trasformiamo il mondo, ma poi non ce ne ricordiamo.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Nous transformons le monde, mais nous ne nous en souvenons pas.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Transformăm lumea, însă nu ținem minte.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Transformamos el mundo pero no lo recordamos.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.We transformeren de wereld, maar we herinneren het ons niet.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Wir verändern die Welt, aber wir erinnern uns nicht daran.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Zmieniamy świat, ale o tym nie pamiętamy.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Αλλοιώνουμε τον κόσμο αλλά ούτε καν το θυμόμαστε.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Мы меняем мир, но не запоминаем это.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.Променяме света, но не го запомняме.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.אנו משנים את העולם, אבל אנחנו לא זוכרים את זה.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.نحن نحول العالم، لكننا لا نتذكر ذلك.
Biz dünyamızı değiştiriyoruz ve bunu unutuyoruz.その事を記憶していません いつも 物事のベースラインを
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.A także to, czyli możliwość spojrzenia nań z zewnątrz. A także to, czyli możliwość spojrzenia nań z zewnątrz.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Ci hanno dato anche questo: l'abilità di guardare il mondo dall'esterno.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Hal-hal itu juga telah memberikan kita kemampuan untuk melihat dunia dari luar.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Het gaf ons ook dit, de mogelijkheid om van buitenaf naar onze wereld te kijken.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Ils nous ont aussi donné la possibilité de regarder le monde de l'extérieur.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.그것은 우리에게, 세상을 바깥에서 바라볼 수 있는 능력도 주었습니다.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Ne-au mai dat şi abilitatea de a ne privi lumea din exterior.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Nos ha dado también esto, la capacidad de mirar al mundo desde afuera.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Sie hat uns auch dies gegeben, die Fähigkeit, die Welt von außen zu sehen.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Také jsme dostali schopnost podívat se na svět zvenčí.