Ana içeriğe geç
Sözlük

dümen ile cümle

dümen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom benim üstümden dümen çevirmeyi sever.Tom enjoys playing tricks on me.
Tom dümeni kavradı.Tom clenched the wheel.
Dümen, uçağın yalpalamasını kontrol etmeye yarar.The rudder works to control the yaw of the plane.
Yine ne dümen peşindesin?What in the world are you up to?
Dümene sen geç Tom.Take the wheel, Tom.
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.The ships each had a single rudder.
West Virginia yedi torpido ile vurulmuştu ve yedincisi dümeni parçalamıştı.West Virginia was hit by seven torpedoes, the seventh tearing away her rudder.
Bu versiyon kanat ucuna takılı dümenler kullanıyordu.This new direct translation fills that void.
Genellikle üzerinde istikâmet dümeni bulunur.He usually lines out as a right corner-forward.
Uçuş denetimleri İrtifa dümeniPhysical Review A vol.
İstikâmet dümeni (rudder), genellikle kuyruğun art kenarına yerleştirilir.The weak hand placed normally on the putter.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.The wing has no steering controls, no flaps, no rudder.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.So they're trying legal tricks and we're trying technical tricks.
Ama O benim dersin dümen hathBut He that hath the steerage of my course
Ayaklarınla dümen pedalını kontrol ettiğinde uçağı yerde kontrol edersin.That's when you use your feet to control the rudder pedals to control the airplane on the ground.
Neden böyle bir dümen çevirdin?Why would you pull something like that?
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?50-foot seas, big waves, green water coming over the wheelhouse, right?
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleI scamper down, I go into the wheelhouse and I say, with some level of incredulity,
Sen eğlen kendi dümen suyunla.You enjoy your backwash.
Arnavutluk'un yeni hükümetinin dümeni 60 yaşındaki Berişa'da olacak.Berisha, 60, will head Albania's new government.
Elena Scurtu ile Liliana Niga, bayanlar hafif kilo dümensiz çiftler dalında birinciliği kazandı.Elena Scurtu and Liliana Niga took the title in the women's lightweight coxless pair.
Dümensiz uçuş kontrolü için NACA 0015 uçak kanatlarına uygulanmış plazma aktüatörleriDBD Plasma actuators deployed on a NACA 0015 airfoil to do rudderless flight control
Yüzgeci küçük ve yuvarlak kenarlıydı, omugaya kadar uzanan geniş, derin bir dümen taşıyordu.Its fin was small and round edged, carrying a broad, deep rudder which reached down to the keel.[2]
1940'larda tasarlanan Ercoupe, dümen pedalları olmadan inşa edildi.Designed in the 1940s, the Ercoupe was built without rudder pedals.
Bunun yerine, dümen boyunduruk aracılığıyla kanatçıklarla birbirine bağlıdır.Instead, the rudder is interconnected with the ailerons through the yoke.
Tekne Kilise'dir; dümenci Petrus'tur (ve onun ardıllarıdır).The bark is the Church; the helmsman is Peter (and his successors).
Kendimi toplu bir delilik denizinde kaybolmuş dümensiz bir tekne gibi hissettim.I felt like a rudderless boat, lost on a sea of collective insanity.
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.Das Schiff hatte hingegen nur ein Ruder.
Yassı kuyruğunu dümen olarak kullanır.Der Schwanz dient als Ruder.
Gemi açık arttırma yoluyla satışa konuldu. motorları ve dümeni yoktu.Das Schiff war auf den Antrieb mit Rudern anstatt Paddeln eingerichtet und hatte kein Segel.
Gemi küçük bir dümene sahipti.Das Flugzeug hatte einen schlanken Rumpf.
Yassı kuyruğunu dümen olarak kullanır.Il utilise sa queue comme pagaie.
Kuyruk dümeni kırmızı renge boyanıp ay ve yıldız yerleştirildi.La gouverne était peinte en rouge avec le croissant de lune et l'étoile.
İlk ikisi kısa düştü ama üçüncüsü geminin dümen tertibatını parçaladı.Deux touchèrent la passerelle et le troisième toucha la petite embarcation secondaire en fibre du navire.
Ne var ki dümenciyi kimse dikkate almaz.Personne ne remarquera la supercherie.
Uçuş denetimleri DümenSeguimiento de horas de vuelo.
Genellikle üzerinde istikâmet dümeni bulunur.Por lo general se representa por una línea recta.
Gemi küçük bir dümene sahipti.El grupo tuvo una corta trayectoria.
Yassı kuyruğunu dümen olarak kullanır.La coda viene usata come timone.
Genellikle üzerinde istikâmet dümeni bulunur.La bocca è generalmente protesa in avanti.
Bu felaketten sadece dümenci kurtulur.Их спасает лишь дальнейшее разрушение автомата.
Gemi küçük bir dümene sahipti.Кораблю был дан малый ход.
Suda kuyrukları ile ilerler, ön ayaklarını dümen olarak kullanırlar.Птицы задних порядков используют эту струю, как бы выталкивающую их вперёд.
Ne var ki dümenciyi kimse dikkate almaz.Несмотря на это, никто в Лунатеи не замечает.
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.Спустить успели лишь один паровой катер.
İlk ikisi kısa düştü ama üçüncüsü geminin dümen tertibatını parçaladı.Первая лодка затонула, а вторая начала дрейф вниз по течению.
Zalim korsan Kaptan Flint'in eski dümencisidir.Это Билли Бонс — моряк, бывший когда-то в команде капитана Флинта.
Birçok sesüstü uçağın kuyruğunun tamamı dümen görevini görebilir.У большинства современных самолётов можно увидеть сопло ВСУ, выходящее из хвоста.
West Virginia yedi torpido ile vurulmuştu ve yedincisi dümeni parçalamıştı.وتلقت السفينة يو إس إس "ويست فرجينيا" سبع طوربيدات، حيث مزَّق الطوربيد السابع الدفة.
Genellikle üzerinde istikâmet dümeni bulunur.يؤثر في كثير من الأحيان على الهيكل المحوري.
Yassı kuyruğunu dümen olarak kullanır.يستخدم محلوله الكحولي كضمادات سائلة.
Genellikle üzerinde istikâmet dümeni bulunur.São geralmente perpendiculares à direcção de avanço.
Gemi küçük bir dümene sahipti.Suas bordas tem uma pequena franja rendilhada.
Kötü tarafı ise, türbinin sürekli rüzgâra bakması için dümen sisteminin yapılmasıdır.De krui-installatie zorgt ervoor dat de rotor steeds naar de wind gericht blijft.
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.Er lag nog steeds maar één spoor voor deze trams.
Uçuş denetimleri DümenLot testowy Lot testowy.
Bu versiyon kanat ucuna takılı dümenler kullanıyordu.Wersja ta miała zdwojone sterownice.
Gemi küçük bir dümene sahipti.Okręt posiadał lekkie opancerzenie burtowe.
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.Fartyget hade endast ett däck.
Gemilerde tek dümen ve üç pervane bulunuyordu.На лід були вивантажені припаси і три шлюпки.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod